Her iftar davetine koştura koştura gidenlerden değilim.
Hele hele yıldızı kalabalık olan otellerdeki iftar davetleriyle işim hiç olmaz.
Ne bileyim, o tür ortamları manevi iklime de uzak görürüm hep.
Muhabirlik yaptığım dönemlerde görev gereği gittiğim lüks otellerde çorbanın ve yemeklerin geç ve soğuk gelmesi de bu soğukluğun tuzu biberi belki de..
Şimdi size Türkiye'den iki iftar sofrasından iki fotoğraf göstereceğim..
Hiçbir yorum yapmadan, hiçbir ön kabulde ve önyargıda bulunmadan..
Ama bu iki fotoğrafı benim olduğu kadar sizin de ilginç bulacağınızdan hiç kuşkum yok..
Bu hafta içinde Deniz Feneri Derneği'nden iftar yemeği daveti aldım.
Şunu ifade etmem lazım; Cansuyu, Deniz Feneri, Kimse Yok mu gibi derneklerin Türkiye'de çok önemli işlevleri olduğuna inananlardanım.
Nazik mesajı gönderen Derneğin Tanıtım Sorumlusu Selma Topkara idi.
Yüzyüze tanımasam da www.haberdemeti.com sitesinde Deniz Feneri Derneği ile ilgili yayınlanan bazı haberler dolayısıyla mesajlarını almıştım.
Ama Derneğin Genel Başkan Yardımcısı İlahiyatçı Recep Koçak, benim Ankara'da taa üniversite yıllarımdan bu yana tanıdığım, İslam Dergisi'nin Ankara Temsilcisi iken de yanına gidip geldiğim sevdiğim bir isimdi. Recep Koçak, İskenderpaşa orijinli, İslam Dergisi'nden sonra yıllarca AKRA FM'de program yaptı. Ama en önemli özelliği her kesimle uzlaşmacı ve oturup konuşan bir yapıda olması.
Deniz Feneri Derneği'nin iftar yemeğine gittim.
İftar yemeği ilk defa gittiğim Derneğin Genel Merkezi'nin de yer aldığı Zeytinburnu'ndaki kompleksteydi.
En çok şunu merak ediyordum; Almanya merkezli Deniz Feneri e.V Soruşturması, bir organik bağlantısı olmamasına karşın Türkiye'de yıllarca hizmet vermiş olan Derneği ne kadar etkilemişti?
Şunu da merak ettim; Hatırladığım kadarıyla iftar yemeğinin verildiği yerde bulunan derneğin ilk Lojistik Merkezi'nin açılışına başta dönemin Bakanlarından Beşir Atalay olmak üzere çok sayıda milletvekili, üst düzey bürokrat ve yönetici iştirak etmişti.
Şimdi durum nasıldı?
İftar yemeği tahmin ettiğim gibi Derneğin oldukça mütevazı yemekhanesinde verildi.
Bir kısmı Derneğin çalışanları olmak üzere iftar yemeğine topu topu 30 kişi iştirak etti.
Tanıdık simalar da vardı; Ülke TV'de programlarını hep başarılı bulduğum Ersoy Dede yemeğe oğlu ile birlikte gelmişti. Aynı kanalda yönetmen olan Mustafa Güngör, Kanal7 Haber Merkezi editörlerinden Semanur Sönmez Yaman, TVNet'ten Veysi Ateş, Gerçek Hayat Dergisi'nden Yusuf Hurşitoğulları, habername.com yazarı Cezmi Koç, Yeni Asya Gazetesi yazarı Faruk Çakır gözüme takılan isimlerdi..
Ne bir Bakan, ne milletvekili, ne bir üst düzey yönetici, ne de ünlü yazarlardan hiçbirini göremedim. En çok yadırgadığım ise orada burada Dernek Yönetim Kurulu'nda bulunduğunu ileri süren bazı isimlerin ortalıklarda hiç gözükmemesi idi.
Deniz Feneri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Recep Koçak, Dernek Tanıtım Sorumlusu Selma Topkara davetlileri bir an olsun yalnız bırakmadı.
Yemekten sonra küçük bir de açıklama yaptı Recep Koçak, "Devam eden Deniz Feneri e.V Soruşturmasıyla Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nin en küçük bir ilgisi bulunmamaktadır. Tutuklanan ve gözaltına alınanların hiçbirisinin Deniz Feneri Derneği ile bir alakaları, organik bir bağları yok. Sadece derneğimizin eski başkanlarından Engin Yılmaz'ın tanık sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Deniz Feneri Derneği tüm bu olumsuz haberlerden dolayı kısa bir dönem sendelese bile şu an bağışlar yine eskisi gibi devam etmektedir."
Bilmiyordum, Deniz Feneri Derneği'nin İstanbul, Ankara ve Erzurum'da 3 lojistik merkezinin halen faaliyette olduğunu, bu merkezlerde yaklaşık 100 kişinin kadrolu olarak çalıştığını, 1000 kadar da gönüllünün çalışmalara katıldığını burada öğrendim..
Zaman zaman Twitter'den görüştüğümüz Dernek Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz toplanan yardımları Somali'ye götürdüğü için yemeğe katılamadı.
İftar yemeğinin ardından Koçak ve Topkara medya mensuplarına lojistik merkezini gezdirdi. Lojistik Merkezi dediğimiz yer, bağışların depolandığı, ihtiyaç sahiplerine servis yapılan koca mekan. Koçak işleyişle ilgili ilginç bir de ayrıntı verdi; "Bağışçılar bağışlarının ne zaman hangi şartlarda ne şekilde ihtiyaç sahiplerine gittiğini otomatik olarak burada görebiliyor."
Sözünü ettiğim ikinci fotoğrafa gelince;
Deniz Feneri Derneği'nin iftar davetinin verildiği aynı akşam Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın da iftar yemeği vardı.
Vakfın yemekleri genellikle görkemli olur.
Bu kez de öyle oldu.
İftar yemeği İstanbul Beşiktaş SwissotelTheBosphorus'taidi.
Katılanlara bir göz atalım mı; AB Bakanı Egemen Bağış, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil Yılmaz, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ermeni Patriği Aram Ateşyan, Süryani Kadim Metropoliti Yusuf Çetin, Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ, Tunceli Üniversitesi Rektörü Durmuş Bozkır, Ekrem Dumanlı, Abdulhamit Bilici, Nazlı Ilıcak, Ergun Babahan, Fehmi Koru, İlber Ortaylı, Süreyya Ciliv, Hamdi Alkan, Osman Can, Mehmet Altan, Aydın Ayayadın, Musa Serdar Çelebi, Süleyman Soylu, FB AS Başkanı Nihat Özdemir, Mustafa Karaalioğlu, Hidayet Karaca, Ali Ağaoğlu, Toktamış Ateş, İbrahim Erkal, Lütfi Arıboğan, Rızanur Meral, Şerif Ali Tekalan, Fatih Kısaparmak ve Mehmet Ali Yalçındağ.
İşte size iki ayrı iftar yemeği, iki fotoğraf.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



