milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

İdeal yoksunu 'muhafazakâr kanallar'ın perişanlığı

16 ŞUBAT 2011
ÇAR 01:05

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Muhafazakâr kanallardan birinde ki en eskilerden ve esaslılardan sayılıyor, bir arabeskçinin veya türkücünün yaptığı bir "şov" programını gördüm kanal değiştirirken. Normalde, gayet hızlı şekilde geçiyorum bu türden programları ve söz konusu kanalı. Zekeriya Beyaz'ın bir otelde uygunsuz bir yayını izlediğinin anlaşılması üzerine sarf ettiği "sosyolojik araştırma yapıyorum" cümlesini, muhafazakâr kanallardaki bu tür şarkıcı-türkücü taifenin (ki seyircili bir programdı ve seyirciler de bu ülkenin muhafazakâr insanlarından oluşuyordu görüntü itibariyle) yaptıkları "şov" programları ve bilumum tuhaf isimli köy-gecekondu eksenli diziler için uygulamak, bazen bu toplumun insan malzemesini anlamak açısından gerekebiliyor.

Eğer ki, kendinize böyle bir gerekçe bulamazsanız, zaten bahsi geçen yapımları ve hatta bahsi geçen kanalları izlemeyi de insanın içi pek kaldırmıyor (bu izleyememe durumuna diğer yaygın kanallar da dahil).

Muhafazakâr kanalların ilki kurulduğunda İslami hassasiyeti olan insanların ne kadar heyecanlandığını ve sevindiğini hatırlıyorum. Daha sonraları o kanallardan biri, yayın politikasını ve mantalitesini öyle bir değiştirmişti ki, hâlâ halk arasında "paraları bilmem kimlere yedirdiler" gibilerinden bir karşılık bulmaktadır bu değişim.

Gerçi, bugün gelinen noktaya bakınca, o kanalın şarkıcı, türkücü, arabeskçi taifesinden kadın veya erkek magazin figürlerine yaptırdığı programlarla, bugünün "önde gelen" muhafazakâr kanallarının programları arasında da tavır ve üslup olarak zerre fark yok.

İddia ve ideal kalmadığı zaman geriye kalanın sadece bir ceset olduğunun somut halini yaşıyoruz bir bakıma. Ucuz, seviyesiz, estetikten ve zevkten yoksun yapımlar, bilgilendirmek değil de beyin yıkamayı önceleyen programlar ve neticesinde de fikri ve zihni üretimsizlikten dolayı, aradan binlerce yıl geçse yan yana gelmesi mümkün olmayanların bir araya gelmesi, Müslümanların liberallerin fikir ve düşüncelerine muhtaç halleri.

Bilgi çağı ve yeni ekonomi gibi kavramların gündeme geldiği, iletişimin tahmin edilenden de öte çok büyük bir etki ve anlam kazandığı bir dünyada, televizyon ve sinema gibi araçları kullanarak, kuru bir propagandadan çok daha fazlasını gerçekleştirmek mümkün.

Canlı yayınlanan savaşlar, televizyondan izlenen halk ayaklanmaları, internetteki facebook, twitter gibi sosyal ağlar vasıtasıyla örgütlenen insanlar türünden realiteler söz konusuyken, İslami hassasiyete sahip olduğunu iddia eden kanalların bazıları abuk subuk "şov"larla, beşinci sınıf gecekondu dizileriyle, duygu sömürüsüyle dini duyguları harmanlayıp çorbaya çeviren ve insanlara herhangi bir bilinç ve bilgi sunmayan garipliklerle dolu maalesef. "Aptal kutusu" deyiminin adeta hakkını verme çabasına girmiş bazıları.

Başlangıçta bahsettiğim "şov" programından ibretlik manzaraya geçelim şimdi. (Şunu belirtmeli, bu kanalı televizyonumdan neden silmemiş olduğumu da bilmiyorum.) Kanal değiştirirken dikkatimi çekmesinin nedeni, o anki manzaranın öylesine tuhaf ve bir sürreal tablo misali ilk anda anlamsız gelmesiydi.

Çok meşhur bir arabeskçiyi bir sandalyeye oturtmuşlar (ki duayen kabul edilenlerden), başında da programın sunucusu olan türkücü, konuk olan bir diğer arabeskçi-türkücü karışımı birisi ve bir sihirbaz duruyorlar. Sihirbaz efendi, meşhur olanın önce ayakkabısını çıkarıyor ve çıkarırken de konuk olan arabeskçi-türkücü karışımı vatandaş sihirbaza adeta bir kralın (yani meşhur olanın) soytarısı edalarıyla yardımcı oluyor.

Ayakkabı, ardından çorap çıkıyor ve sihirbaz çorabı burnuna götürüp "çok kötü koktuğu" mealinde bir işaret yapıyor.  Bu esnada, meşhur olana saygıda kusur etmeyen arabeskçi-türkücü karışımı vatandaş, çıkan çorabı sihirbazın elinden alıp "mis gibi" koktuğunu söyleyiveriyor.

Önce ayakkabı ve sonra da çorap çıkarken ve en sonunda da çorapla ilgili ilkokul çocuğu zekâsına bile hakaret sayılacak espriler yapılırken, stüdyoda bulunan pek necip halkımız da abartısız şekilde gülmekten yerlere yatıyor. Bu sürecin sonuna doğru kahkahalar ve kendinden geçen insan sayısı da artıyor.

Bu saçma sapan sahne, yaklaşık bir dakika ya sürdü ya sürmedi. O an, insanların böylesi bir şeye, bırakın komik bulmayı, nasıl olup da katlanabildiklerini merak ettim. Herkes halinden gayet memnun, hiçbir aykırılık ve absürdlük yokmuş ve her şey gayet normalmiş gibi önce alkışladılar, sonra kahkahalarla güldüler.

Söz konusu program da muhtemelen gayet iyi rating aldı ve pek sayın muhafazakâr kanalımız da iyi rating yapan programa yağan reklâmlarla kasasını doldurdu. Muhtemelen ertesi akşam da, dini duyguları kabartan bir program vardı aynı saatte.

Bu kısacık an ve insanların verdikleri tepkiler (duydukları memnuniyet), böylesi yapımların gördüğü ilgi, insanları uyutan, hiçbir şey vermeyen, inançlarını ve duygularını istismardan öteye gitmeyen yapımları sunan muhafazakâr kanalların, tabir-i caizse "helva"ya çevirdiği muhafazakâr kesimin, en ciddi ve netameli meselelere bile duyarsız kalmasını sağladığı ortaya çıkıyor böylelikle.

1980 darbesinin ve 24 Ocak kararlarının, daha sonra da ANAP hükümetlerinin bu ülkenin insanlarını apolitize etmesinin benzeri, bu dönemde de bilhassa İslami hassasiyeti olan insanlar kapitalist ahlaka ve pragmatizme alıştırılıyorlar. Kendi küçük çıkarlarını tatmin edebiliyorlarsa, geriye kalan insanlar için dertlenmek, onlara faydalı olabilmek gibi idealler rafa kalkıyor.

Bir taraftan, Hak dava uğruna Hz.İbrahim'in babasına bile karşı geldiğini dinleyip gözyaşı döküyorlar, öte taraftan da kendi ikballerine zarar getirecek doğruları görmezden geliyor, sıkıntıları, feryatları es geçebiliyorlar. Çıkan çoraba gülenler, giyecek çorabı bile olmayanlara karşı da sorumlu olacaklar ilahi adalet önünde. Açlıktan 2,5 aylık bebeğin ölmesini "prime time" kuşağında söz konusu etmeyenler, aynı zaman dilimini bayağı "şov"lara ayırarak kandırabilirler kendilerini.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 16.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: danimarka, müslüman, göçmen, muhafazakar, politika,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    2. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    3. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    4. Gitti eskisi, geldi yenisi
    5. Ne bu şiddet, bu celâl!
    6. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    7. Dış politikamızın şahidi Biden
    8. Çengelköy sırtlarında
    9. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    10. Takla at, olmadı göbek at!
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    10. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek