milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

İdareciler durum tespiti için değil, çözüm için var

18 KASIM 2011
CUM 03:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Van'daki depremden sonra klasikleşmiş yetkili demeçlerine bolca rastladık. Bazıları, ya farkında olmadan ya da farkında olduğu halde umursamadan, kendi ihmallerini itiraf ettiler. Yapılması gerekenlerin bugüne kadar kendileri tarafından yapılmadığını, "Şunların şunların yapılması gerekir. Aksi takdirde sonucu çok kötü olur" cinsinden ifadelerle beyan ettiler.

Depremin üzerinden bir süre geçtikten sonra, yaşanan aksaklıkların, yoksunlukların, organizasyon eksikliklerinin hatırlatılmasına ve idarecilerin bocaladığının ifade edilmesine tepki gösterenler oldu. İnsanların, depremin üzerinden neredeyse 1 ay geçtiği şu günlerde hala çadır alamadığı, çoluğunu çocuğunu bir barınağa yerleştiremediği, akıbetlerine dair hemen hiçbir şeyin belli olmadığı hesaba katılınca, acaba bu "devlet yok" eleştirisine tepki gösterenler ne düşünüyorlardır?

Büyük şehirleri yönetenlerin, sanki idareci kendileri değilmiş gibi "durum tespiti" yapmalarına kimsenin sesi çıkmıyor ve 17 Ağustos depreminden bugüne kadar nelerin yapıldığının hesabı sorulmuyor. Ancak, açık bir "yönetememe" tablosuna en ufak bir eleştiri gelince, kendini siper edenlerin de arkası kesilmiyor.

Önce yardım taleplerini geri çevirip, aradan zaman geçtikten sonra (ki enkaz altındaki insanlar için saatin, dakikanın önemi olduğu ortada) yardım isteğinde bulunmak, resmen bir bocalamayı gösteriyordu mesela. Aynı şekilde, depremin üzerinden neredeyse 1 ay geçtiği halde çadır alamamış insanların, kendi imkanlarıyla ve karaborsa fiyatlara branda alıp derme çatma barınaklar yapması da bu olumsuz tabloyu tamamlıyor. Devlet, kötü zamanında vatandaşın yanında olmayacaksa ne zaman olacak?

Soğuktan tir tir titreyen, çaresizlikten hasarlı evlerine girip yatmak zorunda kalan insanların hakkını savunmak yerine, haklı veya haksız olduğuna bakmadan eleştirilere kendilerini siper edenler, manasız bir savunma mekanizmasıyla hareket ediyorlar. Anlayamadıkları, yaşanan organizasyon eksikliğine getirilen eleştirilerin siyasi kaygıyla değil, çoluk-çocuğun, insanların mağduriyetlerine binaen yöneltilen eleştiriler olması. Çadır alamayan ve ister istemez galeyana gelen ahali, valiyi protesto edince biber gazını yiyorlar mesela. Dünyanın neresinde bu görüntüye rastlanabilir acaba? Sorsanız, "Türkiye'de güzel şeyler oluyor" derler.

İstanbul'da (maazallah) büyük bir deprem olursa Türkiye'nin belini doğrultamayacağını söyleyenler var ve işin garibi, bu kimseler yıllardan beri İstanbul'u yönetiyor. Deprem adına hangi tedbirlerin alındığını sorsanız cevap kocaman bir hiç olacak muhtemelen. Pardon, oraya buraya konulmuş kerameti kendinden menkul konteynerler var elbette, es geçmemek lazım.

Türkiye'nin depreme dayanıklı binalarla imar edilmesi düştü birden bire akıllara. Muhtemelen bir iki ay sonra hatırlayan bile çıkmayacak ve Allah korusun, bir dahaki depreme kadar da unutulup gidilecek. Gerçi, böylesi bir şey mümkün müdür ve hangi kaynakla bu iş yapılabilir gibi sorular sorulmuyor her zamanki gibi. 400 milyar lira (yani 400 milyar katrilyon eski parayla) gibi "uçuk kaçık" bir rakam telaffuz ediliyor ve bu muazzam rakam kimseyi kıpırdatmıyor bile. Birkaç milyar liralık ilave gelir için bile vergi üzerine vergi koyan ve ilave kaynak olur diyerek bu günlerde bedelli askerliği gündeme alan Türkiye, 400 milyar lirayı topyekün bir "kentsel dönüşüme" nasıl harcayacak? İşin ilginci de, bu projenin kaynağı olarak 2B arazilerinin satışının gösterilmesi. Bu sayede, o mesele de aradan çıkacak yani.

1999 depreminden sonra depremin yaralarını sarmak ve deprem için alınacak tedbirlerde harcanmak üzere alınmaya başlanan ve daha sonra kalıcı olan özel iletişim vergisi (deprem vergisi diye bir şey yok deniyor ama kanundaki gerekçe tam da depremle ilgili) hesabında biriken yaklaşık 25-30 milyar lira tabir-i caizse "uçmuş" malum. "Yol, su, elektrik" olarak bize döndüğü söyleniyor ama bahsi geçen o hizmetler için de alınan vergiler var halihazırda. Hem muhtemel bir İstanbul depreminin Türkiye için "korkunç" olacağı söyleniyor, öte taraftan ise tedbir için toplanan kaynaklar "yol, su, elektrik"e gidiyor. Anlayan varsa beri gelsin. Bütçenin açıklarını kapatmaya veya faiz ödemelerine gittiği nedense söylenmiyor.

"Deprem var, devlet yok" manşetine bozulan ahali, kendilerini soğukta titreyen, çoluğunu çocuğunu güvenli bir yere yerleştirememenin sıkıntısını çeken insanların yerine koyup bir değerlendirme yaparlarsa, deprem tedbiri için toplanan paraların başka yerlere nasıl olup da harcandığının hesabını da sorar. Ancak, mevcut şartlarda pek de beklenen bir şey değil bu.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: van, deprem, çadırkent, yolcu, erciş, ahmet tezcan,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    2. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    3. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    4. Gitti eskisi, geldi yenisi
    5. Ne bu şiddet, bu celâl!
    6. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    7. Dış politikamızın şahidi Biden
    8. Çengelköy sırtlarında
    9. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    10. Takla at, olmadı göbek at!
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    10. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek