milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

İçimizdeki Norveçli!

07 AĞUSTOS 2011
PAZ 01:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kalbinde zerre kadar vicdan barındıran bir insanın, 77 kişinin ölümüne sebep olan Norveç canisini protesto ettiğinden ve ona fena halde öfke duyduğundan zerre kadar kuşkum yoktur. Elbette canilik ve cinayetlere karşı nefretimizi hep birlikte dile getirmeliyiz. Bununla yetinmeyip cinayetlerin önlenmesi için ne gibi ciddi önlemler alınması gerektiğini düşünmeliyiz. Günlük hayatta, muhtevasında cinayeti barındıran her şeye karşı reflekslerimizi diri tutmalıyız. Fakat bu insanları caniliğe sürükleyen süreci de iyi okumaya çalışmalıyız. Adını bile anmak istemediğim Norveçli, niçin canileşti ya da Norveçli'yi bu sürece iten sebep ne idi?

Bir "insan" durup dururken böylesine büyük bir vahşeti işleyemez. Fakat işledi, niçin? Ortada aklî / zihinsel bir sorun olsaydı, bu kişiye de olaya da başka türlü yaklaşılırdı. Böyle bir şey olmadığına göre onlarca insanı öldürmeyi düşündüren caniliği, bu kişinin zihninde meşrulaştıran sâikler nelerdi?

Olaya düşünsel düzlemden baktığımızda, en dar anlamdan en genele kadar, oluşturulan ve sürekli körüklenen "ötekileştirme" olgusunun her daim medya vasıtasıyla ve fısıltı gazeteleriyle kulaklara üfürülmesi yüzünden, her bir bireyin fırsat buldukça bunları eylemleştirmeyi düşünmesi veya eylemleştirdiği zaman da görmezden gelinmesi nasıl bir anlayıştır? Okulda, sokakta, trafikte, iş yerinde, hâsılı hayatımızın her evresinde ve anında bu tür görmezlikleri hep yaşıyoruz.

Tek başımıza, bunları önleme veya cevap verme adına bir şeyler yapmaya kalkışmamız, bizi de tersinden aynı kulvara sürüklemektedir. Adaletin işlemediği zamanlarda, adalet adına mafyalaşmak gibi... Çevremizde ve dünyada sürekli düşmanlık, ayrıştırma, ötekileştirme gibi söylemler zihinlerden dillere, dillerden fiiliyata dönüştürülürken bunların nerede ve nasıl duracağını kim kestirebilir ki?

Akıllı ve iradeli bir varlık olarak insanın, türünden birinin ayağına diken battığında, "acı duymak" ve "acıyı paylaşmak" yerine; "oh olsun!", "beter olsun!" denmesinin altında yatan psikolojiyi "kızmadan" anlamaya çalışmak durumdayız. Günümüz dünyasında, insanların ve ülkelerin birbirine uzaklığı ve yabancılığı diye bir şey kalmadığını hepimiz biliyoruz. Bu yüzden dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, zihin dünyamızda insanları kategorize etmekte hiç de güçlük çekmiyoruz.

Söz gelimi bazı insanlar için "Bunlar Amerikalı" dendiğinde, Amerika'ya karşı olan negatif tavrımız, bir çırpıda bütün Amerika'nın ve Amerikalılar'ın defterini dürmektedir. "Türk" dendiğinde de birilerinin benzer olumsuz hisleri taşıdığını anlamak, kehanet gerektirmiyor elbette. İnsanların böylesi kolaycı bir toptancılığı benimsediğini söylemek istiyorum.

Tahrikler ve tahrikleri besleyen düşünceler insanları "tazyik" etmektedir. Sürekli aynı yerlere ateş edilerek, geçmişten ve günümüzden örnekler verilmek suretiyle genç beyinlerin dejenere edilmesiyle, insanlığın felâketlere sürükleneceği gayet iyi bilinmektedir. Zaten "birleştirmek, bütünleştirmek" yerine insanları ayrıştırmanın amacı da bu değil midir?

Günümüzde, her an her yere anında ulaşma imkânı veren teknolojinin kullanılmasıyla zihinler sürekli tahrip ve tahrik edilmektedir. İletişim vasıtaları zihinleri ve gönülleri devre dışı bıraktırmaktadır. Acımasızlığın boyutları o kadar çabuk genişliyor ki, dağ başındaki çoban bile "sevmesi" gerekirken, daha fazla süt, et vb. alacağım diyerek sahibi olduğu hayvanın kimyasını bozarak ona zulmetmektedir.

Ülkemizde de Norveçli caninin düşüncesinin benzeri söylem ve eylemleri paylaşanların varlığını nasıl görmezden gelebiliriz? Yıkmak, yakmak, yok etmek adına insanlar Neronlaşmaktadırlar. Toplumun değerlerinin sürekli hor görülmesi, aşağılanması, hatta bunlar da yetmezmiş gibi söz konusu değerlerin öğrenilmesine, yaşanmasına yasaklar getirilmesi, mâşerî vicdanda hınca dönüşmektedir. Ancak, milletimiz "dinî ve millî" bir anlayışa sahip olduğu için böylesine dozu yüksek olayları, tahriklere kapılmadan sinesine çekmeyi, zulmün son bulması için sabırla bazan "fiilî" bazan da "sözlü dua" etmeyi yeğlemektedir.

Meselâ geçmişte üst rütbeli bir kısım ordu mensubunun tutumları sürekli gerginlikleri tetikleyip hükümet krizlerine ve toplumun ilerlemesine engel oluşturuyordu. Bunlardan -"halk" demiyorum- "millet" mağdur, mazlum ve üzgündü. Ordu üst yönetimindeki istifalardan bu kez millet memnun oldu. Basına yansıdığı kadarıyla, istifalarla ilgili "Son kale de düştü" diye açıklama yapan İsrailli yetkililerin şuur altını yansıtan "üzüntü" beyanları oldukça manidardır. Milletin mâşerî vicdanında "Peygamber ocağı" olarak görülen bir kurumun geldiği bu halin, herkese bir şeyler söylüyor olması gerekir.

Zihinlerindeki "ak ile kara" yer değiştirdiği için, okumak isteyen masum gençleri kendi ülkelerinde / evlerinde suçlu gibi gösterip, onların zihin ve gönül dünyalarını yıkmanın ne gibi zihinsel ve ruhsal tahribata sebep olduğunu kestirmek için öncelikle "insan olmak" gerekir. Gençlerin, anne babaların, ablaların, kardeşlerin gönül ve zihinlerinde oluşan bu tahribatı bir kalemde silmek mümkün müdür? Bunların kişisel ve toplumsal hayata yansımaları nasıl olmaktadır? Ne yazık ki, bu zamana kadar ateş hep düştüğü yeri yaktı.

"Kanun da benim, kural da benim" deyip yapılan kanunsuzluklar "haksızlıklar"ın tohumu oldu, haksızlık yapıldıkça da tohum hınca dönüştü. Bu elektriğin alınması ancak adaletle mümkündür. Bizler akrebin akrepliğini yapmaktan vazgeçmeyeceğinin farkındalığı ile, iyilik ekmeye devam edelim. Çünkü biz geleceğe talibiz. "Eğitime devam!"

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 07.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: norveç, oslo, bombalı saldırı, utoya adası, anders behring breivik, mossad, tapınak şövalyeleri, islam düşmanlığı, gizem doğan, islamofobi, osmanlı, fatih sultan mehmet,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    10. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek