İsrail, kara harekatını bütün insafsızlığıyla sürdürüyor. Güya siviller hedef alınmıyor. Ama kullanılan bombaların geniş bir çevreyi etkilediği ve dolayısıyla sivil olan-olmayan ayrımı yapmadığı açık.
BM Güvenlik Konseyi'nin ABD'nin çekimser oyuyla aldığı 'Acil ateşkes' kararı, taraflarca kabul görmedi.
Böylesi bir durumda asıl yapılacak olan yapılamadığı için
Gazze'de neler olup bittiğini, tam olarak bilmiyoruz.
Ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde, İsrail vahşetini haklı çıkarmaya yönelik kara propaganda da, bütün hızıyla devam ediyor.
Gazze'nin acısını, yüreklerinin en derin noktalarında hissedenler ise çaresiz...
Bugün sizlere bir okuma parçası sunuyorum.
Aşağıdaki makalenin yazarı, İsrael Shamir isimli entelektüel bir Yahudi.
İsrael Shamir'in kendi adına açtığı internet sitesinden bir bölümünü iktibas ettiğim 'Kaybedilen ateş imtihanı' yazısı, 'içerden' yazılan bir yazı: İçerden ve neler olup bittiğini iyi bilen, iyi tahlil edebilen, 'adaletli' bir kalem tarafından... Tercümesini A. Altay Ünaltay yapmış:
"(...)Bunlar İsrail halkının en kara günleri. Kapkara, çünkü bizim ve babalarımızın yası ve isyanının yok hükmünde olduğu ortaya çıktığından. 1968'de genç bir Rus Yahudisi (ben) doğduğum Rus şehrinde duvarlara "Çekoslovakya'dan elinizi çekin" yazmıştı. Rus Yahudi şair Aleksandr Galiç'in güzel ve kalın sesi gürlüyordu: Yurttaşlar vatanımız tehlikede, çünkü tanklarımız yabancı topraklarda! Bazı Rus Yahudiler Kızıl Meydan'da istilaya karşı gösteri yaptılar ve polis tarafından dövüldüler. Biz Rus tanklarının Budapeşte'ye, Prag'a ve Kabil'e girişini protesto ettik; çünkü onuru, yanlış anlaşılmış bağlılık ve insanlığı da kan bağlarının üstünde tutan Rus yurttaşlardık. Aynı sıralar Amerikalı Yahudi çocuklar kendi ülkelerinin Vietnam'a girişine karşı gösteri yaptı; Avrupalı Yahudi kız ve oğullar da ırkçılığa karşı mücadele ediyordu. Yıllar geçti ve şimdi bizim Yahudi tanklarımız yabancı toprakta.
Yahudi ordumuz sivilleri öldürüyor, evleri yıkıyor, milyonları açlığa mahkum ediyor ve Filistin köylerini ablukaya alıyor. İşlediğimiz suçlar Çeçenistan ve Afganistan'daki Rus zulmünü, Vietnam'daki Amerikan zulmünü, Bosna'daki Sırp zulmünü geçti. (...) Merak etmeyin bizim okumuşlarımız da Yahudi askerlerimize cesaret veriyorlar, Yahudi keskin nişancılarımızın becerikliliğini övüyorlar ve Filistin'in bütün Gentilelerini (Yahudi olmayan) bir anda toz haline getirecek gücümüz varken kendimizi hergün birkaçyüz ölü ve yaralı ile sınırlayan Yahudi halkının insancıllığını göklere çıkarıyorlar. (...)
Yıllarca Yahudiler işte ve eğitimde ayrımcılığı protesto ettiler. Kendi devletimizde ise tam bir milli ayrımcılık yarattık. Kendi kamu elektrik şirketimizde 13.000 çalışandan sadece altısı Gentiledir; yani % 0,0004. Gentileler Şeria Nehri ile deniz arasındaki topraklarda nüfusun @'ını oluştururlar; ama sadece dörtte birinin oy hakkı vardır. Anayasa Mahkemesi'nde, hükümette, hava kuvvetlerinde, gizli serviste Gentile yoktur. En büyük liberal gazetemiz olan Haaretz'in yazı kadrosunda tek bir Gentile bile yoktur.
İşte bu nedenle Diaspora Yahudilerinin her şikayeti bu olaylar ışığında yeniden yazılmak zorundadır. Biz insan hakkı için mücadele etmiyoruz; Yahudi hakları için mücadele ediyoruz. Özgür seyahat ve seçim hakkını mı savunuyoruz? Sadece Yahudiler için. Evrensel seçme ve seçilme hakkından sözediyoruz; ama kasdettiğimiz Yahudilerin seçmesi ve seçilmesi. İstila ve işgale itirazımız yok; biz istila ve işgal ettiğimiz sürece. Makineli tüfekli bir cani karşısında ellerini kaldırmış çocuğun resmi, ancak o bir Yahudi çocuğuysa bizi sinirlendiriyor. Gentile çocuğu rahatça vurulabilir. (...)" (Devamı ve daha fazlası için: www.israelshamir.net/Turkish/turk9.htm)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



