"Dağıldı karanlıklar, nura gark oldu cihan
Merhaba, hoş geldin ey mübarek Ramazan
Merhaba, ey ayların şehinşâhı sultanı
Merhaba, ey Allah'ın eşsiz lütfu ihsanı"
Hz. Peygamber(s.a.v.) buyuruyor: "Hiçbir peygamberin ümmetine verilmeyen beş şey yalnızca benim ümmetime mübarek Ramazan ayında verilmiştir:
Bunlardan ilki, Cenab-ı Hakk'ın Ramazan ayının girmesiyle ümmetime daha fazla rahmet nazarıyla bakmasıdır ki, Allah'ın kullarına rahmetiyle nazar etmesi, onların ebediyen ilâhî azabdan korunmasına işaret eder.
İkincisi, Müminlerin ağızlarının kokusunun oruç mevsiminde Rabbimiz tarafından misk kokusundan daha değerli bulunmasıdır.
Üçüncüsü, Meleklerin oruç tutan Mü'minler için gece ve gündüz dua ve istiğfar etmeleridir.
Dördüncüsü, Ümmetimin oruçluları için Cennet'te hazırlıklar yapılması ve Mü'minlere dünyada çektikleri sıkıntı ve meşakkatleri unutturacak cinsten ziyafetlerin hazırlanmasıdır.
Beşincisi, Ramazan'ı şartlarına uygun olarak oruç tutan ve namazlarını kılan ümmetimin günahlarının hepsinin affedilmiş olmasıdır (Et-Tergib vet-Terhib, II/92)".
Yine Hz. Peygamber(s.a.v.) buyuruyor:
"Oruçlular kıyamet günü kabirlerinden çıkınca ağızlarından miskten daha hoş kokular yayarak harekete başlarlar. Onların nefeslerinden çıkan bu hoş koku, dünyada iken Ramazan ayında tutmuş oldukları oruca işarettir. Rabbin emri gereği oruç tutanlar özel şekilde hazırlanmış nefis yemeklerin ve içeceklerin bulunduğu sofralara buyur edilir. Kendilerine, "Buyurunuz çok acıkmışsınızdır, içiniz çok susamışsınızdır, dinleniniz çok yorulmuşsunuzdur" denilir. Dünyada oruç tutanlar da bu hoş kokulu tadına doyulmaz güzel yemeklerden ve içeceklerden kemal-i afiyetle yerler, içerler ve istirahat ederler. İşte bu ziyafet sofrası Ramazan orucunu tutanlara Allah'ın bir ikramıdır.
Ne var ki, orucun gizemine erip, oruçla nefislerini şereflendirenler akıllara durgunluk veren enfes sofralarda cennet taamlarını yiyip, içerken, konuk edilirken; orucun görkemine, erdemine, gizemine vakıf olamayanlar ise bırakın ziyafeti, onlar oruçlulara ziyafet sırasında çetin bir biçimde imtihana tabi tutulurlar(Kenzü'l-Ummal, IV/ 295)".
Orucun hikmetlerine dair hadisleri konu edindikten sonra Hz. Peygamber'in sağlığa dair tavsiyelerini ele alabiliriz:
Hz. Peygamber(s.a.v)'in pek çok hadisinde sağlığın ve sıhhatin korunmasına büyük ehemmiyet verdiği görülür. Sıhhatin muhafazası hususunda Peygamber Efendimizin(s.a.v.) buyruklarını dikkate aldığımızda pek çok hastalıktan emin olacağımız da bir hakikattir. Bu sebeple Efendimizin(s.a.v.) hadislerden bazılarının mealleri şöyledir:
"- Ümmetim hakkında en çok endişe ettiğim şey, midelerinin büyümesi, fazla uykuya düşmeleri, tembel olmaları ve imanca zaafa uğramalarıdır.
"- İnsanın doldurduğu kaplar içerisinde kendi midesinden daha kötüsü yoktur. Âdemoğluna kuvvetini, hayatını devam ettirmek için birkaç lokma yeter. Fakat mutlaka çok yemek zorunda ise bari midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye, diğer üçte birini de soluk almak için kendisine bıraksın.
"- Allah güzeldir, güzeli sever. Temizdir, temizliği sever. Cömerttir, cömertliği sever. Sokak kapılarınızın önlerini titizlikle temizleyiniz, Yahudilere benzemeyiniz.
"- Müslüman temiz olur. O hâlde siz de temizliğinize dikkat ediniz, temizlik hususunda titiz olunuz. Unutmayınız ki Cennete, temiz olanlardan başkası giremez.
"- Misvak kullanmanızı hararetle tavsiye ederim. Misvak kullanmanız hakkında vasiyetlerimi çoğaltırım.
"- Ümmetimden gerek abdestte, gerek yemekten sonra ağzını ve ellerini yıkarken dişlerinin ve parmaklarının aralarını ova ova güzelce temizleyenler ne iyi insanlardır.
"- Her Müslüman'ın haftada en az bir kere boy abdesti alması, yıkanması Allah'ın onun üzerindeki hakkıdır.
"- İsraf etmemek, başkalarına gösteriş yapmamak şartıyla yiyiniz, içiniz, giyininiz.
"- Ey Allah'ın kulları, tedavi olunuz. Çünkü Allah, ihtiyarlık müstesna olmak üzere hiçbir hastalık yaratmamıştır ki, mukabilinde devasını da yaratmış olmasın...
"- Sıhhat ve afiyette kalmanız, sağlıklı olmanız için çok dua ediniz.
"- Allah'ım, cilt hastalığından, deli olmaktan, miskinlik illetinden ve daha başka kötü hastalıklardan Sana sığınırım.
"- Allah'ım, bedenime afiyet ver. Allah'ım kulağıma afiyet ver. Allah'ım gözüme afiyet ver. Allah'ım küfürden, fakirlikten sana sığınırım. Allah'ım kabir azabından sana sığınırım. Allah'ım senden başka İlah yoktur."
Görüldüğü üzere sağlık ve beden kuvvetinin yolu temizlikten, az yemekten, az içmekten, duadan ve dahi oruç tutmaktan geçmektedir. Öte yandan Hz. Peygamberin (s.a.v.) yine yemek ve içmeye, diğer bir ifadeyle sağlığa dair hadisleri pek çok önemli bilgileri içermektedir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
"- Yemeğe besmele ile başlayınız.
"- Sağ elle, önünüzden ve tabağın kıyısından yiyiniz.
"- Yemek sırasında ellerinizi sağa sola dayanmayınız.
"- Suyu üç yudumda içiniz.
"- Ekmeği küçük parçalara bölünüz.
"- Yemek ve su kaplarının içerisine üflenmeyiniz.
"- Yemek kaplarının ağzının açık bırakmayınız.
"- Yemekleri aşırı sıcak şekilde yemeyiniz."
Hz. Peygamberin(s.a.v.) tavsiye ettiği bu hususların arka planında pek çok hikmetlerin bulunduğu bir gerçektir. Bizim payımıza düşen de bu tavsiyeleri dikkate alıp, gereğini yapmaktır.
Hayırlı Ramazanlar, efendim!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



