milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Hürmüz Boğazı restleşmesi

12 OCAK 2012
PER 04:05

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Belli özellikler
Hürmüz Boğazı, İran ile Umman arasında yer alan, onları ayıran ama iki körfezi de birleştiren bir boğazdır. Bu körfezler, Umman ve Basra körfezleridir. Bu boğazın en büyük özelliği, dünya tanker trafiğinin @'ının buradan geçmesi ve dünya petrol ihtiyacının 1/5'inin buradan karşılanıyor olmasıdır.

Hürmüz boğazı yaklaşık 200-250 km uzunluğundadır ama genişliği çok değildir, en dar noktası 54 km kadardır. Gemilerin geçmesine izin verebilecek derinlikteki alan ise sadece 9 km olup, ancak bu dar şerit içinde derinlik 100 metreyi bulmaktadır. Bu da su altı derinliği 12 metreye ulaşan tankerlerin geçebilmesi için çok önemli bir şarttır.
Böyle bir boğaz trafiğe kapatılabilir mi? Bugünlerde en çok konuşulan mevzuu bu olup, karşılıklı restleşmelerin merkezinde de bu husus yatmaktadır.
Hürmüz boğazının trafiğe kapanabilmesi için 4 şey yapılabilir:
Mayınlama yöntemi kullanılabilir.
Denizaltılardan ve su üstü gemilerinden atılan torpidolarla bu sağlanabilir.
Boğazın en derin noktasında büyük tonajlı bir gemi (kendi gemisi veya dışardan gelen bir gemi) batırılarak, büyük tonajlı gemilerin geçmesi tamamen önlenebilir,
Karadan uzun menzilli füzeler atılmak sureti ile gemilerin geçişi önlenebilir.
Hangisi kullanılırsa kullanılsın sonuçları bütün dünyayı etkileyecek ve petrol fiyatlarını yükseltecek niteliktedir. Büyük bir ihtimalle de bölgesel hatta küresel bir çekişmeyi de beraberinde getirmesi kuvvetle muhtemeldir. Diğer bir deyişle rahatça bir genel savaşın çıkması beklenebilir.
Hürmüz boğazının hukuki statüsü:
Hürmüzün açık kalması için bazı hukuki şartlar ve gerekçeler de mevcuttur. 1982 tarihinde imzalanmış olan bir Birleşmiş Milletler sözleşmesi gereği Hürmüz Boğazı uluslararası bir boğaz olarak kabul edilmiş olup, her şart altında trafiğe açık tutulması konusunda genel bir mütabakata varılmıştır.

Restleşmenin sebepleri ve gelişmeler:
İran , bilindiği gibi nükleer santraller üstünde çalışmakta ve nükleer kapasitesini geliştirmektedir. Şu aşamada sağlık ve enerji ihtiyaçlarını karşılayacak kadar nükleer enerji üreten İran'ın, kısa bir süre sonra bomba yapımını sağlayacak bir kapasiteye ulaşması da beklenmektedir. Tesisleri, Uluslararası Atom Enerjisi kontrol müessesesinin teftişlerine açıktır ve onların araştırmaları serbestçe yapılabilmektedir. Son 6 ay içinde de, İran'ın en yüksek dini otoritesi, "öldürmek için atom bombası yapmayacaklarını" resmi olarak ilan etmiştir. Bunu daha önce de birçok defa ifade etmişlerdir.

ABD, 1979 Humeyni devriminden bu yana, İran üzerindeki kontrolünü kaybetmiş ve oradaki enerji kaynaklaklarını rahatça kullanma hakkı elinden kaçmıştır. Aynen İkinci Dünya savaşı sonrasında İngilizlerin mecburen İran'dan çekilmek zorunda kalmaları gibi. Bu her iki devletin de İran'la bitiremedikleri hesap esasta "enerji kaynaklarının kontrolünü elinde tutma" mücadelesine dayanmaktadır. Bir de 1979'da Tahran'daki ABD elçiliğini ele geçiren İranlıların tüm gizli evrakları okuyarak, Amerikalıların ve Avrupalıların planlarına vakıf olmaları da olayın etkisini arttırmış bulunmaktadır.
İran'ın nükleer çalışmalarından ABD ve en çok da İsrail rahatsız olmaktadır. İsrail, sürekli olarak ABD ve Avrupa devletlerini bu konuda kışkırtmakta ve onları gelecekte olabilecek bir çatışmada İran'ın güçlü olabileceği konusunda uyarmaktadır. Bu kadarla da yetinmeyip, durduk yerde İran'a ambargo koymadığı için Türkiye aleyhine de kampanya başlatmış bulunmaktadır.

ABD ve Avrupa ülkeleri özellikle Birleşmiş Milletleri (BM) kullanarak, İran'a karşı yaptırımları arttırmaya çalışmaktadırlar. Geçen seneki BM Genel Kurul toplantısında yine genel bir suçlama ve karar aldırtma girişiminde bulunan ABD ve İsrail'e karşı bir çok devlet karşı çıkmış ve bu girişimler başarıya ulaşamamıştır. Türkiye ve Brezilya delegelerinin çalışmaları bunda etkili olmuştur.
Diğer bir gelişme açısından, Füze Kalkan projesinin geliştirilmesi ve bu kalkanların Malatya'nın Kürecik beldesine yerleştirilmesi, Türkiye'yi hayli sıkıntılı bir duruma düşürmüştür. NATO üyesi olması hasebi ile başta ABD olmak üzere NATO üyelerinin baskısı ile bu Füze Kalkanı'nı kabul etmek zorunda kalan Türkiye, diğer taraftan hem İslam dünyasına , hem İran'a ve hem de Rusya'ya karşı mahcup durumda kalmıştır.
Rusya, tüm bu manevranın ve füzelerin sonuçta Batı'nın kendisine karşı dolaylı bir şekilde uygulamaya çalıştığı bir "çevreleme/ kutulama hareketi" olarak görmüş ve tepki vermiştir. İyi ilişkilerde olduğu Türkiye, arada kalmıştır.

Aynı şekilde, bizzat ABD ve Batı'nın ifadesi ile Füze Kalkanı, İran'a karşı yerleştirilmiş olup, İran'la enerji, ticaret, lojistik ve güvenlik gibi pek çok konuda çalışmak zorunda olan Türkiye'yi son derece zor bir durumda bırakmıştır. Bu gelişmelerden en kârlı çıkan, yine İsrail olmuştur.
Bunca yaptırım ve gelişmeyle yetinmeyen ABD ve Batı, yeni yaptırımlar koymak üzere harekete geçmiş ve bu sefer de İran Merkez Bankası'nı hedef alan kararlara yönelmiştir. Buna karşı da İran, kendine karşı yapılan bu "boğma hareketine" karşı, gerekirse Hürmüz boğazı geçişlerini yavaşlatarak, cevap vereceğini ifade etmiştir. Ondan sonra da gelişmeler hızlanmıştır. Bu ABD ve AB baskısı tamamen BM kararları dışında gelişen olaylardır. (bunun uluslararası hukuk yönünden ne kadar geçerli olduğu da ayrı bir münakaşa konusudur.)
ABD, bunca tehdit karşısında 29/12/2011 tarihinde USS John Stennis uçak gemisini ve USS Mobile Bay kruvazörünü, Hürmüz boğazı yakınlarına göndermiş ve olayı yakından takibe almıştır. Buna karşılık, İran derhal o civarda bir askeri kara ve deniz tatbikatı geliştirmiş ve sonra da Cumhurbaşkanı yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi, "ABD bu şekilde bizim ticaret ve mali faaliyetlerimizi engellerse, biz de Hürmüz boğazından tüm geçişleri önleriz" diyerek çıtayı yükseltmiştir. Buna karşılık ABD 5. Filosunun sözcüsü bir general de, "Trafiğin kesilmesine asla müsaade edilmeyeceğini" beyan etmiştir. Kısacası, olaylar kısa bir süre içinde hızlı bir tırmanışa geçmiş bulunmaktadır.

Bu arada İngiliz ve Fransızlar da hemen 1982 uluslararası anlaşmaları hatırlatarak, herkesin bu anlaşmalara saygılı olmaları gerektiğini beyan edip, olaya karışmışlardır.
Türkiye, bu arada her iki tarafı da itidale davet ederek, gerginlik ve restleşme yerine diyoloğun daha yararlı olacağını vurgulamıştır. Sn. A. Davutoğlu yeni yılın ilk günlerinde İran'a giderek, tarafları "ılımlı olmaya", "diyolog yolu ile çözüm bulmaya" ve karşılıklı tehdit çıtalarını yükselteceklerine yeniden müzakere masasına dönmelerini" sağlamaya çalışmıştır. Olumlu bir cevap da almış bulunmaktadır.

Sonuç:

· Hürmüz boğazı üzerinde her iki taraf, hatta tüm partiler gayet tehditkar ifadeler kullansalar bile, henüz kimse buradan geçecek gemiler üzerinden birbiri ile savaşa girmeye hazır değildir.

· ABD, İran'a çok kızmasına rağmen, sırf İsrail'in teşviki ile İranla bir savaş içinde olmaya razı değildir.

· ABD'de seçim yılı olması dolayısı ile başkan Obama, "kuvvetli ve muktedir bir başkan" imajı çizmek zorundadır. Dolayısı ile senato ve kongreden gelen güçlü taleplere cevap olarak İran Merkez Bankası aleyhine bir kanun çıkartmış ve geçen Cumartesi (7/1/2012) bunu imzalamıştır. Lakin:

- Bu İran'la iş yapan herkesi bağlamayan bir kanundur.
- Kendi müttefikleri bile, kendi "milli çıkarları doğrultusunda" farklı davranacaklardır.{mesela Türkiye, doğalgaz, petrol, birçok ticari madde ve özellikle de PKK'ya karşı istihbarat paylaşımı dolayısı ile olaya katılmayacağını anlatmış ve ABD bunları kabul etmiştir}
- Avrupa ülkeleri arasında buna uymayanlar çoktur.

· ABD iş sahaları açmak için silah satışlarını arttırmıştır. Hem Körfez ülkelerine bir yığın silah satarak onları silahlandırmış, hem de kendi ticaretini arttırmıştır.

· Sudi Arabistan'a yeni uçaklar satmış ve Irak'a 11 milyar dolarlık silah satışı yapmıştır. ABD ekonomisinde işsizlik rakkamlarında düşüş yaşanmıştır.

· Eski sömürgeci huyları depreşmiş olan İngiltere ve Fransa, ABD'yi adım adım takip etmektedirler. Avrupa'nın içine girdiği ekonomik kriz de bunu teşvik etmektedir. Fırsat bulsalar, İran'a saldırmaya hazırdırlar.

· Türkiye, Ortadoğu'da bir yangının daha başlamaması için çalışmalar yapmaktadır.

· Lakin, bunun başarısı pekçok uluslararası faktörün etkisine de bağlıdır.

· Hürmüz'de henüz bir savaş olmasa bile bölgedeki tehlikeli ve kritik durum, ciddiyetini korumaktadır.

· Batı'nın yapmaya çalıştığı yeni bir kollektif sömürgecilik girişimidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 12.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hürmüz, boğaz, rest,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Prof. Dr. Oya Akgönenç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Jandarmalığa hayır: NATO, Afganistan ve Türkiye
    2. Avrupa'nın ekonomik ve siyasi krizinin yeni yüzü
    3. Avrupa'da seçimler ve değişimler
    4. NATO'daki tehlikeli gelişmeler
    5. Bu kadar Ermeni nereden çıktı?..
    6. İstanbul'da barış, Kabil'de ise savaş adımları
    7. Türkiye, Suriye'ye müdahale edecek mi?
    8. Sömürgeci taktiklerinin adı strateji mi oldu?
    9. Suriye'de ölüm yarışı
    10. Cive Pakistan... Daha nice yıllara!
    1. Cendere daralıp, sıkıntılar artarken...
    2. Avrupa'da İslam Korkusu ve Irkçılık
    3. Amerika ve İran arasında oynanan satranç oyunu
    4. Lübnan’daki gelişmeler; Ortadoğu’da domino etkisi
    5. Dicle – Fırat sularında tehlike kapıya dayandı
    6. Avrupa’yı anlamak ve mesajlarını doğru okumak gerekir
    7. Sirtaki ya da Ege Zeybeği diplomasisi
    8. Türkiye’deki garip gidişata dur diyecek yok mu?
    9. Pamuk ipliğine bağlı ilişkiler
    10. İşin biraz da eğlenceli tarafına bakalım
    1. “Gazze ablukasını” hemen kaldırın veya kırın!
    2. Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye
    3. Mayın temizleme işinde durum ‘toz-duman’ -1-
    4. Ortadoğu’da barış çok zor
    5. ‘Ermeni açılımı’nda cevap bekleyen sorular
    6. Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar
    7. “Çok yaşa Gazze”! Zafer yakındır!! -1-
    8. Suriye'de zulüm durmalı Beşşar Esad gitmelidir
    9. Değişim rüzgarları: Haniye'nin Türkiye ziyareti
    10. ABD’nin stratejisi değişirken, Türkiye’nin tercihleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. Yunan gazeteciler greve çıktı
    4. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    5. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    6. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    7. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    10. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
  • Diğer

    1. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    2. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    3. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    4. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    5. Hac kuraları yarın çekilecek
    6. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    7. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    8. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek