Yeni uluslararası düzenin en büyük ihtiyacı; küresel düzeyde etkili olabilecek bir hukuk sistemidir.
Hukuk; yeni uluslararası düzenin adalet, eşitlik, özgürlük temelinde yükselmesi için elzemdir.
Hukuk yoksa; düzen, asayiş, insan hakları ve özgürlükler de yoktur.
Hukukun olmadığı yerde, eşkıya düzeni vardır.
Tek kutupluluktan kurtulan, çok kutuplu yeni bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız...
Eski dünyanın ceberrut yönetimi bugün yok; kamplara ayrılmış dünya, birbirine düşman ülkeler olmadığı gibi...
Bugün dünyamız daha küçük, daha hızlı, daha esnek...
Para da, emek de, teknoloji de dünyanın bir ucundan diğerine hızla akıyor.
Refah artıyor, zenginlik artıyor, sermaye birikimi çoğalıyor.
Eskiye göre daha rahat bir ortamda, daha konforlu bir dünyada, daha teknolojik bir evrende yaşanıyor.
Ama bütün bunlar eğer hukuk sistemi yoksa, uluslararası bir hukuk rejimi tüm kurallarıyla hayata geçirilmemişse, pek bir şey ifade etmiyor.
Hukukun olmadığı yerde, güçlü olanın sözü geçmeye başlıyor.
"Güçlü oldukları" için "haklı olduklarını" iddia edenlerin sayısı artıyor.
Adalet duygusu kayboluyor.
İnsanların yüreğine derin bir umutsuzluk, çaresizlik sızısı oturup kalıyor.
Böyle olunca da küreselleşen dünyanın sunduğu tüm imkanların, nimetlerin, fırsatların hiçbir anlamı kalmıyor.
Çünkü hukuk işlemediğinde, zorbalık düzeni sarıyor etrafı.
Eşkıyalar kol geziyor ortalıkta.
Onlar kendilerine göre bir düzen kurmaya, insanları da bu ahlaksız düzene uymaya zorluyorlar.
Yeni uluslararası düzen eğer adaleti, eşitliği, özgürlüğü ve insan haklarını temel alan bir hukuk düzeni kuramaz ise -ki bugüne kadar bunu başaramamıştır- oturup acı sonunu beklesin.
Çünkü bu hukuksuzluk, bu zorbalık, bu zulüm, bu adaletsizlik; yıkar egemenlerin emperyal düzenini...
Ezilenlerin, mazlumların, hakkı yenen insanların gözyaşları üzerine inşa edilmek istenen her düzen; dayanmaz, çöker!..


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



