Hrant Dink'i basının gözüyle tanıdım.
Tanıştığım biri olsaydı yürek yangınım daha fazla olurdu.
Öldürüldüğüne yandığım gibi ayakkabısının delik olması da beni daha fazla yakardı.
Hrant'ın Türkler ve Müslümanlık için neler söylediğini bilmem.
Basının söylediklerinden Google amcanın bile eletronik beyni karışmış durumda.
Ama biz, İslam tarihi içinde Ahtal gibi Hıristiyan şair, Maarri ( 363-449 H, 973-1057) gibi Müslüman şairlerin İslam ve Müslümanlık hakkında söylediklerini biliyoruz.
Onların söylediği şiddette daha güçlü bir ifade kullanana rastlamadığımız halde onlar, başkanlık sarayında saygı sörmüşler.
Hatta Ahtal, Emevi halifesinin huzurunda şairler arasındaki yarışmalarda hakemlik görevinde bulunmuş.
İslam'a saldıranların 1430 yıllık tarihimizde bize örnek verebilecekleri bir tek kişi var o da Hallacı Mansur'dur.
Gazali'nin hocası İmam'ül Harameyn el Cüveyni (419-478 H.) "Bir damla kanla bir dünya tartılsa kan ağır gelir" der. (el-Ğıyasi s:256)
İmamı Gazali de, el Müstasfa 1/314 isimli esrinde hocasının cümlesini tekrarlamış.
Aynı kültürden sulanan Mehmet Akif merhum da:
"Bütün dünya için bir damla kan çoktur"diyorlar, sen,
Şu ma'sum ümmetin seller akıttın hûn-i pâkinden" deyivermiş.
Sevgili Peygamberimiz, Zimmi yani Müslüman olmayan vatandaşlar için; "Kim gayri Müslim bir vatandaşı öldürürse cennet kokusunu alamaz " buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Diyat, Hadis no 6403)
Sevgili Peygamberimiz; "Müslüman bir insanın öldürülmesinden, insansız bir dünyanın yok olması Allah katında daha ehvendir" buyurmuş. (Tirmizi, Diyat 5, İbni Mace, Diyat,1)
Geçin siz öldürmeyi, senedi zayıf bir hadisinde ise "Gayri Müslim bir vatandaşa eziyet eden bana eziyet etmiş olur" buyurmuş.
Bütün bu hadis ve sözlerin kaynağı ise Rabbimizin şu ayetidir; "Bundan dolayı İsrail oğullarına şöyle yazdık: "Kim, adam öldürmeyen, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir adamı öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibidir." (Maide süresi ayet 32)
Ayete dikkat ediniz.
Değerli ilim adamlarımızın uzunca anlattığını yalnız "Nefs" kelimesinin sonuna getirilen "En" takısıyla ifade edivermiş.
Yani öldürülen kişi ister kadın, ister çocuk, ister erkek, ister yaşlı, ister Yahudi, İster Japon, isterse Amerikalı olsun hiç fark etmez.
Haksız yere öldürülen her hangi bir insan anlamınadır.
"Ceza hukuku" isimli kitabın yazarı Profesör Dr. Reşat D. Tesal, eserinin baş tarafına Kur'an-ı Kerim'den Maide suresinin 32 inci ayetinin Arapçasının bir bölümünü aldıktan sonra manasını da "İslamlığın, bir kişinin öldürülmesi suçunu bütün topluma karşı işlenmiş saydığı yine bir kişiyi ölümden kurtaranı toplumun tümünü kurtarmış addeylediği anlaşılmaktadır" dedikten sonra not düşmüş ve Kur'an'ın 1929 tarihli Fransızca çevirisine Montet'in "Böyle bir sosyal anlayışa diğer kutsal kitaplarda rastlanmadığına işaret ettiğini" söyler.
Sayın Profesör Dr. Reşat bey de "Böylesine sosyal bir hukuk anlayışına ulaşan şeriat ... diye devam eder. (Ceza hukuku İ.İ.T.İ.A. N. Sayar Vakfı yay. 1979)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



