milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Hokkabazların güzellik anlayışı

24 ARALIK 2011
CMT 01:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bir şiirde güzellik şöyle tanımlanıyor: "Güzellik elbiseyle ve süslenmeyle olmaz. Asıl güzellik bilgi ve edeple, davranışlardaki güzellikle tezahür eder. Yetim, babası vefat eden kimse değildir; asıl yetim, akıl ve edebi olmayan, işlenmiş bir akıl ve olgun davranıştan yoksun olan kimsedir (Ubeydullah Kuşmânî, Zebîre-i Kuşmânî fî Ta'rîf-i Nizâm-ı İlhâmî, haz. Ömer İşbilir, TTK, Ankara 2006, vr. 21a).

Edebin yele verildiği; ilmin, bilginin çakıl taşları arasında kaybolduğu günümüzde, anlatılamaz böyle değerler, çünkü güzellik, "fizik"te ve "maddî" olanda aranmaktadır. Allanıp pullanan sokak âşüftelerinin; mutlu olmadığı halde mutluymuş gibi görünen zavallıların, başarılı olmadığı halde başarılıymış gibi rol kesenlerin; "kurnazca" davranıp parası olduğu halde parasızmış gibi, parası olmadığı halde de paralıymış gibi hava basan hokkabazlarla aynı dünyada yaşıyoruz.

Son zamanlarda arkadaş, ahbap ve aile içi sohbetlerin konusunu özellikle "insanlar arası ilişkiler" oluşturmaktadır. Bunların özünü de vefasızlıklar, bencillikler gibi hususlar insanî değerler meydana getirmektedir. Günümüzün revaçta olan kavramıyla söylemek gerekirse tam bir "iletişim görünüşlü iletişimsizlik ortamı" oluşmuş bulunmaktadır.

Geçmişteki sıkıntılı günlere oranla, günümüzde maddî imkânların gözle görünür bir şekilde hayata egemen olmaya başlamasıyla herkesin birbirinden şikâyetine şahit oluyoruz. Ne yazık ki "alın teri" olmadan belli süreçlerden geçmeden, birtakım fırsat ve fırsatçılıklarla elde edilen maddî imkânların birçok insanın kimyasını bozduğunu gözlemliyoruz.

Yokluk dönemlerinde "yokluk"la yapılan imtihanlar nispeten kolaydı, fakat işin içine "dünyalıklar" girince ve üstüne üstlük bu dünyalıklar da kutsanmaya başlanınca, birtakım temel değerlerin yerinde yeller esmeye başladığını görmemek mümkün değildir.

"Tüfek icat oldu mertlik bozuldu" deniyor ya, günümüzde de genellikle kimin eline "sonra"dan para geçtiyse, para onun "ahlâk"ını bozmuş ve bozmaktadır. Para, esir aldığı herkesi "kral, sultan, patron" yaparken ruhunu alıp götürmektedir. Cebine üç kuruş para girenin yürüyüşü değişti; kendini, her şeyden anlayan, her şeyin hâkimi gibi görmeye başladı.

Ne kadar da zayıf bir varlıkmış insan denen şu meçhul! Cahil "cahilliğini" unuttu, fakir "fakirliğini" hatırlamaz oldu, görgüsüz "görgü" de neymiş, "kuralı ben koyarım" demeye başladı. Oturuşu, kalkışı, konuşması edepten yoksun bir hal alıp vahşileşti.

Maddî imkânların elde edilmesiyle birlikte, iletişim araçlarının dünyayı iyice küçülttüğüne şahit oluyoruz. İnsanlar, dünyanın neresinde olursa olsun meydana gelen gelişmeleri ya gidip görüyorlar, ya da televizyonlar, internet ortamları gözlerinin önüne koyuveriyor; dolayısıyla "her şey"den haberdar olan insanlar, olayların seyri ve geleceği üzerine ahkâm kesmekten kendini alamaz hale geliyor. Ne gösterilse hemen okumaya başlıyor. Her şeyi biliyorlar, her şey hakkında söyleyecek "laf" buluyorlar. Oysa gördükleri kendilerine gösterilenden ibarettir.

Bakıyor, bakıyor, bakıyor... Aslında "görmeden" baktığı şeyler onun iliklerini emiyor, farkında olmadığı için de artık gerçeği / doğruyu göremez oluyor. Böyle bir durumda da her şey basitleşiveriyor. Her şeyin sihirli çözümünü elde etmiş bir eda ile olayların derinliklerini araştırmadan duyduklarını "öğrendim" ve "anladım" sanıyor.

Oysa "akıl sahibi insanlar" okuyorlar; okuyorlar ve anlamaya çalışıyorlar, buna rağmen okuduklarını ve gördüklerini bir türlü çözüme kavuşturamıyorlar. Bu yüzden, okuyanlar ya da "bilenler" olaylar hakkında konuşmak yerine susmayı yeğliyorlar. Cahiller de onların suskunluklarını kafaları almıyor da onun için susuyor sanıyorlar. İşte katmerli cahillik denilen şey de budur!

"Param var, kimseye muhtaç değilim, istediğim gibi hareket ederim, bana kimse karışamaz" diye efelenen katmerli cahiller, bir müddet sonra kendilerine saygı gösterilmesini istiyorlar, hatta çevrelerinden saygı bekliyorlar. Ekmeden biçmek olur mu hiç?

Netice olarak güzelliği kaybettiği yerde değil de başka yerlerde aramak insanı asıl gayesinden uzaklaştırıyor ve onu maskaraya çeviriyor. Oysa güzellikteki asıl maksat Allah'ın kitabında şöyle belirtiliyor:

"Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar kâfir¬lere karşı katı, birbirlerine karşı merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah'ın lutuf ve rızasını aradıklarını görürsün. Yüzlerinde secde izinden nişanları var¬dır. Onların Tevrat ve İncil'deki vasıfları da şöyle bir ekin gibidir ki; filizini çıkardı, onu güçlendirdi, kalınlaştı derken gövdesinin üstüne di¬kildi, ekincilerin hoşuna gider, onlara karşı kâfirleri de öfkelendirir bir duruma geldi. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfat vaat et¬miştir" (Fetih 48/29).

Bu benzetme ile Allah'ın elçisinin ve ar¬kadaşlarının ilk ve son durumları anlatılmak¬tadır. İlk defa toprağa atılan bir tohum gibi filiz¬lenmeye başlayan İslâm cemaati, gittikçe güç¬lenerek koca bir ordu haline gelmiştir. İslâm tohumunu ekenler, bu duruma sevinirlerken onların bu güçlü halini gören kâfirler öfke¬den çatlar hale gelmişlerdi. Güzellik fâni olanda değil, fâniyi edeple ebedîye çevirebilme yeteneğindedir. Güzelliğin bir adı da merhamettir; çünkü merhamet güzelliğin filizlenmesine sebep olur. Filizlenen güzellik edep sarayını inşa eder. Hz. Mûsâ "Eğer bana inanmadınızsa bari benim yolumdan çekilin!" (Duhân 44/21) diyor! Cenâb-ı Hak "Onlar kâfirlere karşı katı, birbirlerine karşı merhametlidirler" buyuruyor. Bunların ne anlama geldiğini hep düşünüyorum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 24.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hokkabazların, güzellik, anlayışı,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek