50 yıldan beri Türk siyasi hayatının vazgeçilmez şahsiyetlerinden biri olan Necmettin Erbakan hocamız Hakk'ın rahmetine kavuştu, ebedi seferine çıktı; hepimizin başı sağ olsun...
1961 yılında Bakanlar Kurulu'na sanayileşme ve otomotiv sanayi kurma konusunda verdiği iki saatlik brifingden sonra siyasi çevrelerde de bilinen bir şahsiyet olduğu, devlet yönetimiyle bazı şeyleri gerçekleştirme çabasına girdiği için 50 yıllık bir siyasî hayatı var. Bunun bir kısmı üniversitede, bir kısmı Odalar Birliği'nde, bir kısmı da aktif siyaset içinde geçti.
Samimi bir Müslüman olarak Erbakan Hoca iki şeyi hayatının meselesi haline getirdiği görüldü. Birincisi Anadolu insanının söz hakkının siyasette, sermayesinin de sanayi ve ticarette ülkemize hizmet imkânı bulması, buna bağlı olarak da bu milletin ahlâk ve maneviyatının hayatımıza hâkim olması... İkincisi ise İslâm ülkelerinin de Hıristiyanlar gibi bir birlik oluşturması... İkisi için de münferit çalışmalar değil, şuurlu siyasi parti çalışmaları gerekiyordu.
"Önce ahlak ve maneviyat"
Üniversite ve Odalar Birliği yılları Erbakan Hoca'nın siyasete girmesini mecbur eden bir dizi tecrübelerden meydana geliyor. Hem İTÜ ve hem de Alman üniversitelerinde yaptığı motor üzerine çalışmalardan sonra kuruluşuna öncülük ettiği 1956 Gümüş Motor'un çeşitli yollardan engellenmeye çalışılması, Erbakan Hoca'yı 1969 yılında bağımsız bir siyasi parti kurmaya yöneltti. 1969 yılında kurduğu Milli Nizam Partisi dinî söylemlerinden ötürü Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. 13 kişilik kurucu kadronun hepsi de samimi insanlardı.
12 Mart'tan sonra ve 1973 seçimlerinden önce kurulan MSP, Siyasal İslâm anlayışının bütün dünyada seslendirilmesine ve büyük yankı uyandırmasına sebep oldu. Böylece, 19. ve 20. yüzyıllar boyunca İslâm dünyasını etkileyen jakoben siyaset anlayışı, yerini halkın içinden çıkan insanların aldığı, seçimle iş başına gelmeyi ve çeşitli siyasal güçlerle koalisyon kurmayı benimseyen yeni bir siyaset anlayışına bıraktı. Bu çok önemli bir değişim ve gelişim, İslâm dünyasının demokrasi ile gerçekten buluşmasına ve Batılı sistemlerle barışmasına yol açtı.
Türkiye'nin siyaset tecrübesi bütün İslâm dünyası için önemlidir. İran ve Mısır gibi Türkiye de tarih boyunca Müslüman toplumların idari ve siyasi anlayışlarını etkilemiş, çoğu zaman da örnek alınmış tecrübelere sahiptir. Bu bakımdan çeşitli komplolar ve suikastlarla tarih boyunca mücadele etmiş Osmanlı Türkiyesi'nin hem İslâm ve hem de Batı dünyası için önemi büyüktür. Bu bakımdan Erbakan Hoca'nın siyasi tecrübesi herkesi yakından ilgilendirmiştir.
Tarih ve kültür mirasımıza Milli Görüş diyen Erbakan Hoca'nın kurduğu bütün partilerde "önce ahlak ve maneviyat" sloganı bütün söylemlerin önüne geçti. Siyaset yoluyla kalkınma ve sanayileşme mümkün görüldüğü için de ülkenin bütün inanmış kadroları seferber edilerek yetişmiş insan gücünden faydalanılmaya çalışıldı ve İslâm ülkeleriyle her fırsatta iş birliği imkânı arandı. Gerek CHP ile ve gerekse AP ve o çizgideki DYP ile koalisyon kurulduğu her fırsatta Kıbrıs Harekâtı ve D-8 İttifakı gibi mümkün olabilen bütün atılımlar yapılarak Türkiye hem kendi bölgesinde aktif hale getirildi hem de Batı karşısında ittifakların öncüsü oldu.
Sanayileşme ve demokratik seçimle iş başına gelme
Sanayileşmenin hayati önemini anlatmak, belki de Erbakan Hoca'nın siyasi hayatının en önemli kısmını oluşturmaktadır. Onun siyasete atılıncaya kadar hayat boyunca edindiği tecrübenin bundan başka herkesi ilgilendiren tarafı, siyasi faaliyetlerde jakobenlikten demokratik seçimlere bel bağlayan, seçimle gelip seçimle giden bir anlayışı benimsemiş olması ve nezaketli bir zeminde herkesle diyalog içinde ilişkiler kurmasıdır.
Bunun bütün dünya için de önemi büyüktür, çünkü Müslümanları da etkileyen kötü bir hastalık olan jakobenlikten insanlığı kurtarma bakımından çok önemli bir tecrübe olduğunu görüyoruz. Bugün Hamas ve Hizbullah ile Müslüman Kardeşler teşkilatının da "seçimle gelip seçimle gitme" ilkesini benimseyerek Batılıların gözünde bile tehlike olmaktan çıkması sıradan bir gelişme değil. Bütün bunların sağlanması ve İslâm dünyasının krallarla diktatörlerden kurtulabilmesi, bu türden siyasi, fikrî ve medeni münasebetlerle eğitimin gelişmesine bağlıdır.
20. yüzyıl boyunca İslâm dünyasının demokrasiden uzak bir siyasi hayatla yaşaması, bu türden gelişmelerin önlenmesiyle mümkün olmuştur, çünkü Batılı Emperyalistler ancak kral ve diktatör yöneticilerle kolay anlaşabiliyor, büyük kitlelerin iradesine ancak böyle egemen oluyor. Sonra da kendi ülkelerinde tam bir "kâfir" zihniyetiyle hareket ederek, Hak ve hakikat arayıcılarının yolunu kesmek ve Müslümanlığı tanımasını önlemek için menfi propaganda yapıyorlar. Böylece İslâm'ı terörle ve baskıyla özdeşleştirerek akıl almaz iftiralar atıyorlar.
Bizim gibi demokrasiyi benimsemek isteyen ülkelere yapmadıkları sıkıntı bırakmıyorlar. Mesela 1969 yılında hem Erbakan Hoca parti kurdu hem de Kaddafi ihtilal yaparak siyasete girdiler. Biri İslam diyerek çile çekti, öteki de İslam diyerek keyif sürdü; 42 yılın sonunda hangisinin samimi olduğu ortaya çıktı. AB ve ABD ise Kaddafi'den ucuz petrol almaktan başka hiçbir hesap içine girmedi; halkını bombalarken bile Fransa gibi destekçiler bulabildi.
Öte yandan, aynı günlerde Erbakan Hoca'nın cenazesinde toplanan iki milyonluk cemaat, dünyadaki İslam birliği iradesini ortaya koymuş oldu... Bundan rahatsız olan ABD derin devleti hemen Akdeniz'e Amerikan filosunu göndererek her şeye rağmen bu dünyanın jandarması olduklarını ifadeye çalıştı. Irak ve Afganistan başarısızlığına rağmen bunu gözdağı vermek için bile denerken, aslında Erbakan Hoca'nın cenazesinde toplanan iki milyonluk cemaate de kendilerine göre bir mesaj veriyorlar. Bakalım Kaddafi bahane edilerek ABD'nin önce Libya'ya, sonra da öteki komşu ülkelere silahlı müdahalesi önlenebilecek mi? Günümüzün en önemli meselesi budur...
Dünyanın Hoca'ya bakışı
Kötü idare yüzünden hem ham madde kaynaklarının hem de insan kaynaklarının idaresini Hıristiyanlara kaptıran İslâm dünyasının pek çok ferdi, ekmek parası için Avrupa ve Amerika kapılarına dayanmaktadır. Bunlarla vatandaşlarımız ve Müslümanlar hakkında fikir sahibi olan Batılılar, elbette fakir veya zengin köle gördükleri insanlara saygı duymuyorlar.
Erbakan Hoca'nın ekmek umuduyla yollara düşen insanlarımıza tavsiyeleri ve Avrupa'da devam eden hizmetleri yerinde görerek kaynaklarımızı doğru kullanmak hakkında geliştirdiği projeler her zaman önemini koruyacaktır. O yüzden Batılılar kölelerini ellerinden alacak her fikre ve siyasi kadroya düşman kesilmiş ve onların yolunu kesmeye çalışmışlardır.
Dış destekli darbeler yalnız Adnan Menderes'in bu millete hizmetinin yolunu kesmemiş, benzeri teşebbüslerden sonra en çok Erbakan Hoca'yı düşman bilmişlerdir, çünkü Hoca da bu düşmanlığı her fırsatta açıklamış ve Avrupa Ortak Pazar teşebbüsünden beri bunu her zeminde ifadeye çalışmıştır. Bugün onun ölümüyle birlikte AB söylemi de haklılık kazanmıştır. Hocanın yerli düşmanları yanında yabancı düşmanları da onu gerçek yüzüyle görüyor, yeni nesle tanıtıyor ve onun başarılarıyla hizmetlerini açıkça ortaya koyuyor. Başbakanlık görevinden uzaklaştırmak için elinden geleni yapan TSK gibi bütün dünya onun için iyi şahitlik yapıyor. Bu bir hakkın teslimidir ve dünyanın tanıdığı gibi şahitlik yapması da önemlidir.
Times gazetesi Erbakan'ın "Türkiye'de İslamcı hareketin siyasi başarısının en büyük mimarlarından biri" olduğunu yazıyor ve ondan Türkiye'nin ilk "İslamcı Başbakanı" diye söz ediyor. Economist dergisi ise, Erbakan'ın cenazesine çok sayıda kişinin katıldığına dikkati çekerek, "Erbakan'ın artık Türkiye'nin İslamcıları için ılımlaştırıcı bir etmen olarak görüldüğü" yorumuyla, "Arap dünyasının olası bir örnek olarak Türkiye'ye baktığı bugünlerde, Erbakan'ın mirası yeni bir önem kazandı" değerlendirmesinde bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının kurduğu Ak Parti ve diğer partiler Erbakan ve Milli Görüş ile yollarını ayırsa da -ister istemez- onun bu ülkeye yaşattığı tecrübelerden faydalanacak ve İslâm dünyasına öncülük edeceklerdir.
Allah Erbakan Hoca'ya rahmet ve bizim gibi Müslümanlara da merhamet etsin...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



