milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DAVUTOĞLU: SURİYE'YE HERKES SEYİRCİ KALSA BİLE BİZ KALMAYACAĞIZ
  • ÇAY TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR

Hırslarımız eğitilebilir

07 KASIM 2009
CMT 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kel ile Dimme'de şöyle bir hikaye vardır: Vakti zamanında yoksul bir kadının çelimsiz bir kedisi varmış. Kadıncağız fakir olduğundan kedisine pek bir şey veremez, kedi evde ne bulduysa onunla yetinmeye çalışırmış. Günün birinde kedi bahçeye çıkmış ve etrafı seyretmeye başlamış. Derken, karşıda irice bir kedi görmüş. Bu kedi de, oldukça bakımlı ve güçlüymüş. Yaşlı kadının kedisini  görünce yanına yaklaşmış ve onunla tanışmış, nerede yaşadığını sormuş. Yoksul kedi, yaşlı ve fakir bir kadının yanında yaşadığını burada karnını kıt kanaat doyurabildiğini belirtmiş. Bunun üzerine diğer kedi kasılarak "Ben bir padişahın bahçesinde yaşıyorum, orada bol yemek artıkları oluyor, karnımı tıka basa doyuruyorum" demiş ve "İstersen seni de oraya götüreyim" diye eklemiş. Kedicik birden ürpermiş, gözlerini açmış ve o envai çeşit yiyecekleri hatırlamış. Sonra "Tamam gidelim" demiş.

İki kedi padişahın bahçesine doğru yönelmişler. Bahçeye geldiklerinde yerdeki yemek artıkları dikkatlerini çekmiş ve hemen yemeye başlamışlar. Ama ne yazık ki, iki gün önce padişah bahçedeki kedilerin öldürülmesini emretmiş. Bu emre uyan görevliler, iki kediyi de oracıkta öldürmüşler...

Hikayeler, bazen uzun sürede anlatabileceğimiz bir olayı bir cümleyle ya da küçük bir misalle özetleyiverirler öyle değil mi?. Beydaba bu hikayede de, hırs ve doyumsuzluğun insanı götüreceği noktayı dikkate almıştır.

Efendimiz, " Ademoğlu ihtiyarlar fakat şu iki şey onunla beraber gençleşir ve  kalır, bunlar dünya hırsı ve uzun yaşama duygusudur" der. Efendimiz bu sözüyle, insanın dünya hayatına ve buradaki şatafata ne kadar meylettiğini ve istediği hayata ulaşabilmek için ne kadar da çok hırslandığını  ifade eder ve bu konuda bizleri uyarır.

Hırs, duygusu genetik dokularımızda var, ancak, aile ortamı ve yakın çevremizdeki etkileşim bunu, normal sınırlar içine çekerek başarımızın bir anahtarı da yapabiliyor,  bir tür doyumsuzluk ya da  hastalık boyutuna da götürebiliyor. Bunun için, hırslarımızı tanımalı  ve  duygularımızı kontrol altında tutmalı,  irademizi aktive etmeliyiz. Bu çerçevede hareket ettiğimizde, hırslarımız azim ve gayrete dönüşüyor ve çalışma, başarma, hayatta kalma, hedefler belirleme hatta  bu hedeflere ulaşma  periyodinde itici bir kuvvet olarak hayatımıza katlılar sağlıyor...  Ancak insanoğlu bu dinamiği, normal sınırlar dahilinde ve amacına uygun olarak değerlendirmediğinde, hırsının esiri oluyor ve  ilkel eğilimlerinin, dürtülerinin peşinde sürükleniyor. Olaya bu noktadan baktığımız zaman ihtiraslarımızı iki boyutlu bir çiviye benzetebiliriz. Çivinin bir yanı başarı ve hedeflere yönelirken, diğer yanı, nefsi heva ve heveslerimizin eşiğine doğru koşar. Bizler ise bu kapsamda, önce duygularımızı tanır ve daha sonra da onları kontrol altında tutmayı öğrenir, hırslarımızın bu tuzağından kurtulmaya çaşılırız,

Doğuştan insana bütün duygular verilmiştir. Ancak bu duyguların eğitime, terbiyeye tabi tutulması öngörülmüştür. Bunun için, duyguların eğitimi son derece önemlidir ve bu eğitim çok küçük yaşlarda başlar. Hırslarımız küçük yaşlarda da vardır ve bizler, çevremizin ve ailemizin yardımıyla onları eğitir, ehilleştirir ve normal davranış kalıplarına dahil ederiz.

Eğer ihtiraslarımızın esaretinde yaşamayı red ediyorsak, duygularımızı tartmalı ve doyumsuzluğumuzun  boyutunu anlamaya çalışmalıyız. Yani gözlerimizi iç dünyamıza çevirerek, önceliklerimizi, hedeflerimizi ve bunların önem sırasını yeniden gözden geçirmeliyiz...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 07.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hikaye, padişah, kedi,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Fatma Tuncer

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Nasıl bir çocuk yetiştirmek
    2. Mahremiyeti zedeliyor
    3. Konuşmaya vaktimiz kalmıyor
    4. Diziler neler alıp götürdü?
    5. Estetik amaliyatlar tatmin etmiyor
    6. Çocuklarınıza Mozart değil, Kur'an-ı Kerim dinletin
    7. Siz oğlunuzu nasıl bir bayanla evlendirmeyi düşünürsünüz?
    8. Çocuğun her istediğini yapmak iyilik değildir
    9. Yapanın yaptığı yanına kâr mı kalsın?
    10. Annelerin yaptığı hatalar
    1. İletişim nedir? (I)
    2. İş arıyorum
    3. Çocuğum sürekli ağlıyor
    4. Borderline nedir?
    5. Öğrenilmiş çaresizlik
    6. Eğitim ailede başlar
    7. Okuma alışkanlığı kazanmak istiyorum
    8. İnsanın yalnızlığı
    9. Kaynanam yuvamı yıkıyor
    10. Obsesif biriyim
    1. Çocuğum sürekli ağlıyor
    2. Korkularımız
    3. Zaman akıp gidiyor
    4. Hayattan zevk almıyorum
    5. Düzensiz yaşıyorum
    6. Moda ve tesettür
    7. İnsanın yalnızlığı
    8. Çocuğum tırnak yiyor
    9. Ailem bana baskı yapıyor
    10. Sözlüme güvenemiyorum
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Davutoğlu: Suriye'ye herkes seyirci kalsa bile biz kalmayacağız
    2. Çay tansiyonu düşürüyor
    3. Türkiye güneş enerjisinden 96 milyon dolar tasarruf sağlıyor
    4. YURTKUR'dan senetlere için ek süre
    5. Yıldırım: TCK değişti, uygulamalar şaşırtıyor
    6. Okullarda ceza değil, idarenin haberdar olması engelliyor
    7. 40 ayrı adrese şafak operasyonu!
    8. Kar nedeniyle İDO seferleri iptal oldu
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. İrtica.org kuradan çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. Derin savaş
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Haniye İran'a gidiyor
    3. İstifa eden başkana tutuklama
    4. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    5. Sinemanın Ankara'sı
    6. Humus'ta kan durmuyor
    7. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    8. Polonya'da 62 ölü var!
    9. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    10. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek