milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Hindikuş dağlarında bir şehit Bilal Yaldızcı

30 OCAK 2009
CUM 02:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

12 Eylül 1980 darbesi, İran devrimi ve Afganistan'ın Sovyet Rusya tarafından işgal edilmesi 80'li yılların en önemli üç olayıydı. Bu üç olay gençliği oldukça etkilemişti. Özellikle Afgan cihadı, gençliğin birinci gündem maddesiydi. Cepheden gelen iyi haberler dalga dalga yayılır, gönlümüz coşar, yerimizde duramazdık. Çok iyi hatırlıyorum, arkadaşlar arasında küçük harçlıklarımızla biriktirerek topladığımız yardımları Afganistan'la irtibatı olan büyüklerimize büyük bir heyecanla teslim ederdik. Dönemin ruhuna uygun marşlar ezberler, söylediğimiz marşlarla adeta Afganistan'da devam eden cihada tempo tutardık. Panşir Vadisi'nde Ruslara karşı fırtına gibi esen ve Panşir Aslanı olarak ün yapan mücahit komutanlardan Ahmet Şah Mesut, gönlümüzün gizli kahramanıydı. Ahmet Şah Mesut'un başarıları dilden dile dolaşır, aramızda bir efsaneye dönüşürdü. Gülbeddin Hikmetyar, Burhaneddin Rabbani gibi Afgan liderleri, isimlerini en çok andığımız liderlerdi. Rusya'nın üstünlüğü ile devam eden savaş, zaman ilerledikçe mücahitlerin lehine dönmeye başladı. Özellikle cihadı sürdüren dört mücahit grubun birlik ve beraberliği zaferi de, kaçınılmaz olarak mücahitlerin kazanmasını sağladı.

Afganistan cihadına maddi-manevi yardımların yanında, aramızdan bizzat cepheye giderek, Sovyet Rusya'ya karşı savaşan arkadaşlarımız da oldu. Türk milletini temsilen, Afganistan'da şehit olarak cihadına katkı yaptılar. Afgan cihadının ilk Türk şehidi, İzmir Ödemişli Bilal Yaldızcı (Yıldız)'dır. Daha sonra Tekiner Tayfur (Hüseyin Akın Ağabey, Şehit Tekiner Tayfur'la ilgili güzel bir yazı yazdı) ve Recep Şahin bu yolu takip eden şehitler oldu.

1967'de İzmir'in Ödemiş ilçesinde dünyaya gelen Bilal Yaldızcı, ailenin tek erkek çocuğuydu. İki de kız kardeşi vardı. Ailesi, tek erkek çocuk olması sebebiyle üzerine çok düşüyordu. Lise yıllarında Afganistan cihadıyla yakından ilgilenen her genç gibi Bilal'ın de yüreğinde fırtınalar kopuyordu. Kafasına koymuştu, Afganistan'a gidip mücahitlerin yanında Ruslara karşı savaşacaktı. Lise yılları hep mücadele ile geçti. Yaptıklarıyla, arkadaş çevresini ve ailesini oldukça şaşırtıyordu. Bu konuda kardeşi Zuhal Yaldızcı'nın söylediklerine kula verelim: "Bir gün eve gece yarısı geldi. Hepimiz merak içinde onu bekliyorduk. O ise gayet rahatlıkla içeriye girdi. Zaten meraktan iyice yorgun düşen annem, ağabeyimi sorularla boğdu. Biz, başına bir şey gelmesinden korkuyorduk. Fakat hiç ummadığımız bir cevapla karşılaştık. Diyor ki, anneciğim şu anda kabristandan geliyorum. Bu yaptığım şeyi, altı aydır sürekli yapıyorum. Amacım içimdeki ölüm korkusunu yenebilmekti. Gördüm ki, doktoru, avukatı, zengini, fakiri hepsi orada ses çıkarmadan yatıyor. Ağabeyimin şehit olduğu haberi geldikten sonra, müdürlük yaptığı kursun masasında küçük bir not bulundu: 'Allah'a şükür ölüm korkusunu yendim' diye..."

Bilal arkadaşlarıyla birlikte sürekli Bozdağ'a tırmanır, bunu yapmasındaki amacı, Afganistan'a gittiğinde Hindikuş dağlarında zorluk çekmemek içindi. Liseden sonra Afganistan'a gitmeye karar veren Bilal, evden ayrılırken ailesine Pakistan'a üniversite okumaya gidiyorum, demişti. Bilal önce Pakistan'a, oradan da cepheye katılmak için Afganistan'a geçti. Penşir Vadisi'nde Ahmet Şah Mesut'un birliklerine dahil oldu. Ahmet Şah Mesut, kendisini çok sever ve 'Abdullah misafir' diye hitap ederdi. Hindikuş dağlarında Ruslara karşı yürütülen amansız mücadelenin her safhasında yer aldı. Dönüş vakti gelip çattığında, takvimler 24 Ekim 1987'i gösteriyordu. Bilal, hazırlığını yapmış, silahını teslim etmiş, arkadaşlarıyla vedalaşmaya hazırlanıyordu. Ahmet Şah Mesut'tan haber geldi. Bütün mücahit gruplar, Pakistan sınırına yirmi beş kilometre mesafedeki Rus garnizonunu kuşatacaktı. Bilal'ın içi bir tuhaf oldu. Bir türlü dönmek istemiyordu ve o kuşatmada bende olmalıyım diyerek, mücahit grupların arasına karıştı. 29 Ekim 1987 sabahı Bilal, Hz.  Bilal'dan muştu almışçasına sabah ezanını okudu. Bilal'ın yanık sesi Panşir Vadisi'nde dalga dalga yayıldı. Sabah namazı eda edildikten sonra harekete geçildi. İkindiye doğru Rus garnizonu kuşatıldı. Yoğun çatışmalar başladı. Silah sesleri, tekbirlerle birbirine karıştı. Kendinden geçen mücahitler, şehadete koşmak için adeta birbiriyle yarışıyordu. Bunların arasında Bozdağ'ın heybetli delikanlısı Bilal de vardı. Birkaç saat süren çatışmada Rus garnizonu ele geçirildi. Pakistan'la Afganistan arasındaki en büyük engel de ortadan kaldırılmış oldu. Şehit Bilal, Afgan toprağına kanını akıtarak, bu başarının mimarlarından biri olmuştu.

Şehit Bilal, ailesine yazdığı son mektupta şöyle diyordu: "Babacığım, nasibimde gidip dönmemek, gelip de görmemek var. Peygamberlikten sonra en büyük mertebe şehitliktir. Sizin yapacağınız Allah'ın taktirine rıza göstermek, boyun eğmek, kesinlikle isyana yönelmemektir. Şimdiye kadar İslam'ın edebiyatını yapan bizler, artık geleceğe yönelmek zorundayız. Gerçek ne kadar acı olsa da."

Yirmi iki yıl önce aramızdan ayrılan şehit Bilal Yaldızcı ve diğer şehitlerimiz, ümmet bilincinin nasıl bir şey olduğunu kanları pahasına ispatlamış oldular. Eminim ki, bugün aramızda olsalardı, Gazze'de vahşet yapan katil İsrail'e karşı ümmetin iffet ve namusunu korumak için savaşırlardı. Yazımızı Şehit Bilal'ın sözleriyle noktalayalım: "Bilal ölmüş derlerse sakın inanma ana. Bil ki ben şehit olmuşumdur. Şehitler ölmez ana..."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 30.01.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hindikuş, şehit, afganistan, pakistan,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 4 yorum|yorum rssrss

  • selam ve dua

    ne mutlu o annene ve babanaki seningibi bir aslan parcası evlatları var ne mutlu o kardeşlerineki seningibi bir kardeşleri var ne mutlu bu kardeşineki senin için akan bir gözyaşı var selam ve dua sana ve ehli beytine olsun

    dammam | KatılıyorumKatılmıyorum (8.8/10 puan) | 30 Ekim 2009 09:29

  • sevgili bilalım

    sevgili bilalım yıllardır beni hep aglattın yaşantın ve şahatdetinle rabbimden tek dilegim senin gibi bir mühmin olmak rabbim senin hürmetine beni senin gibi biri olmayı nasib eder inşaallah yozgattan kardeşin şükrü koçak

    dammam | KatılıyorumKatılmıyorum (8.6/10 puan) | 29 Ekim 2009 12:43

  • çavuş

    Şehitler ölemez. "Siz onlara öldü demeyiniz, onlar Rableri katında diridirler ve sizin bilmediğiniz şekilde rızıklandırılırlar"

    Yüce Allah çefaatlerine nail etsin . Amin.

    çavuş | KatılıyorumKatılmıyorum (8.8/10 puan) | 30 Ocak 2009 09:34

  • selam

    O yolun yolcularına selam olsun. Ne mutlu Bilal Yaldızcı gibi ümmet için şehadet şerbetini içenlere.

    recepşahin | KatılıyorumKatılmıyorum (9.4/10 puan) | 29 Ocak 2009 22:42

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Müslim Coşkun

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ahlâkın ve nezaketin kitabı: Tüfeksiz Hareketler
    2. Hakikatli bir insan: RECAİ KUTAN
    3. Toprak bunun neresinde?
    4. Referandumun ardından
    5. Gerçekten bayram olsun
    6. İnsanın serüveni
    7. Yedikıta dergisi
    8. Kitapların hatırını soran var mı?
    9. Gökle yerin birleştiği yerde…
    10. İbadet yerine eğlence kültürü…
    1. Hindikuş dağlarında bir şehit: Bilal Yaldızcı
    2. İlk Osmanlı sefiri: 28 Mehmet Çelebi
    3. Bir güzel insan: Ekrem Kızıltaş
    4. İsmail Kara ile yirmi ders
    5. Sorumlu bir ilim adamı: Prof. Dr. İsmail Kara
    6. Yedikıta dergisi
    7. Enver Paşa’nın hayali ve Sarıkamış İhata Harekatı
    8. İsmet Özel ile yirmi ders
    9. Gökle yerin birleştiği yerde…
    10. Bağcılar’da bir cengaver...
    1. Rüştü Ataoğlu'nun ardından...
    2. Düşmanlarımızı sevindirmeyelim
    3. Hindikuş dağlarında bir şehit: Bilal Yaldızcı
    4. Ak sakallı, nur yüzlü büyüklerimiz
    5. Köyden indik şehre...
    6. Bülent Arınç’ın muhafazakârlığı
    7. Sizi artık kimse dikkate almıyor
    8. Hakikatli bir insan: RECAİ KUTAN
    9. Orantısız güç
    10. Çekirdek aile ve meyveleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek