Avro Bölgesi'nden gelen haberler alınan önlemlerin yatırımcıları ikna etmek konusunda yetersiz kaldığına ve ağırlaşan sorunlar ile birlikte siyasi istikrarsızlığın büyüdüğüne işaret ediyor. Bu tablo küresel düzeyde riskten kaçınma eğilimini güçlendiriyor, sistemik risk algılamasının daha ciddi hale gelmesi önlenemiyor. Yunanistan'ın ardından İtalya'daki siyasi irade de yeni hükümet veya erken genel seçimde arıyor; her iki ülkenin de başbakanları yeniden aday olmayacakları yönünde mesajlar veriyor. Belli ki siyasiler geniş halk kitleleri ile kapitalistlerin talepleri arasında bunalmış ve hareket yetenekleri önemli ölçüde daralmış, acı ilaçlara ilişkin yasal düzenlemeleri meclis çoğunluğuna dayanarak geçirmek kolaymış, ancak uygulamanın kolay olmayacağı çok iyi biliniyor imiş!..
Son iki hafta içinde Yunan Başbakanı, Avro Bölgesi yetkililerinin talep ettiği önlem paketleri Meclisten geçtikten sonra yeni güvenoyu ve referandumu gündeme getirince ortalık karıştı. Referandum gündemden düşünce zorlukla güvenoyu alındı ve milli koalisyon şeklinde yeni bir hükümet arayışına girildi ve umulan sonuç alınamadı; erken seçim ufukta göründü. AB yetkililerinin talep ettiği güvenceyi verecek bir siyasi irade ortada olmadığı için yardım taksitleri gelemeyecek, bu yöndeki olumsuz beklentiler piyasaları daha güçlü bir şekilde sarsacak gibi görünüyor. Bu hafta ilk yarısında İtalya'da benzer yönde gelişmelerin yaşanmaya başlanması piyasaları gerdi, riskten kaçınma eğilimi güçlendi. G-20 zirvesi öncesinde toparlamaya başlayan emtia ve sermaye piyasalarının yönü İtalya'ya ilişkin siyasi gelişmelerin devreye girmesi ile birlikte yön değiştirdi, güven bunalımı derinleşti. Avro diğer paralara karşı güç kaybetti, özellikle sorunlu ekonomilerin devlet tahvillerinin öncülüğünde sermaye piyasaları geriledi. Avrupa Merkez Bankası üzerindeki baskıların daha önce görülmemiş boyutlara ulaşacağı bir dönemin gelmiş olması belirsizlik ve kırılganlığın artmasında etkili oldu.
Başkanı değişen Avrupa Merkez Bankası için ciddi itibar kaybının kaçınılmaz olduğu çok zor bir dönem yaşayacağız. Bir önceki başkan döneminde tanımlanan parasal genişleme ile güven bunalımının derinleşmesini önlemek mümkün olamayacak gibi görünüyor; daha kapsamlı olanı ise belki kısa vadede piyasaları geçici olarak rahatlatacak fakat enflasyon baskısı şiddetlenerek ağırlaşmayı sürdürecek, AB üyeleri arasındaki dayanışmanın yerini ayrılıkçı eğilimler almaya başlayacak. Ağırlaşmış ekonomik sorunlar büyük bir sosyal ve siyasi çözülmeye dönüşecek. Küresel düzeyde en büyük pazarlardan birinde yaşanacak ekonomik daralma ve istikrarsızlık diğer tüm ekonomileri de olumsuz yönde ektileyebilecek. Son haftalarda bu sıkıntıları geciktirmek adına yapılanların yeterli olmadığı ve korkuların kapıyı çaldığını görmek tüm algılamaları farklılaştıracak.
Avro Bölgesi'ndeki ekonomik sorunların mevcut yapı içinde çözümü yok, sorunlu ekonomilere yardım karşılığı dayatılan önlemler ise kesinlikle çözüm olamayacak. Akıntıya karşı yüzmek hiç bir devirde çözüm olmadı, bundan sonra da olmayacak. Avrupalılar kademeli bir şekilde alıştıkları yaşam refah koşullarından ve demokratik standartlardan uzaklaşacak. Büyüyen çok yönlü istikrarsızlık radikal siyasi görüş taraftarlarını ön plana çıkaracak; hem kendi içlerindeki uzlaşmazlıklar artacak hem de oluşan bu büyük olumsuzluk küresel sarsıntılar meydana getirecek. Rekabet gücü kaybı, gelir azalması, küreselleşmenin oluşturduğu sorunlar gibi ciddi konulara kayıtsız kalmanın bedeli çok ağır olacak.
2008 yılında ABD merkezli olarak başlayan küresel kredi krizi çok ciddi bir uyarı idi. 1945 yılında oluşturulan yeni düzenin kendi ürettiği sorunları çözemediğinin ve çok yıprandığının habercisi idi. Avro Bölgesi'nde yaşanmakta olan sorunlar ise daha yakıcı olabilir. Küresel soruna uzlaşma çerçevesinde küresel çözüm üretememenin, etkili düzenlemeleri devreye sokamamanın bedeli katlanılabilir fedakarlıkları aşacak gibi görünüyor. Orta-uzun vadeye yayılarak ve sancılı bir şekilde her şey değişecek, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkisi de genel ortalamanın üzerinde olabilir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



