Allah (c.c.)'ın selamı, bereketi avn-i inayeti hepimizin üzerine olsun.
Bizi böylesine büyük bir davanın etrafında buluşturduğu için Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Biliyorum ki, bu yazıyı kaleme alıyor olmanın şükrü de çok büyük.
Allah (c.c) hepimizi şükredenlerin nasibiyle nasiplendirsin.
***
Elhamdülillah; dün yeni logomuz, yeni yüzümüz, yeni tasarımızla buluştuk. Gazetemizin merkezinde Cumartesi günü erken saatlerde başlayan ve Pazar gününün ilk saatlerine sarkan heyecan dalgasına tek tek okuyucularımızın da şahit olmasını özellikle isterdim. Zira yüreklerin göğüs kafeslerine sığmadığı saatlere şahit oldum.
Okurlarımızla birlikte aylardır merakla beklediğimiz o an geldiğinde bizim için sanki zaman da durmuştu. Prova baskılarımızı yapmıştık ama, günün gazetesinin telaşı bambaşkaydı. Bobinler akmaya başlayıp da, kağıt boyayla buluştuğu zaman...
Makinemizin konvoyunda kendisini gösteren gazeteler rengini aldığı zaman..
Temiz nüshalar artık bize güldüğü zaman...
Arkadaşlarımızın heyecanı yavaş yavaş yüzlere yansıdığı zaman...
Ve nihayet gazeteyi konvoydan besmeleyle çekip aldığım zaman!
İşte o zaman, 40 yıl önce ağabeylerimin heyecanını yaşadım yüreğimde.
***
Heyecan!.. Bir başlangıç.
Heyecan!.. Bir yürüyüş.
Heyecan!.. Bir tavır.
Heyecan!.. Bir yöneliş.
Heyecan!.. Bir duruş.
Heyecan!.. Bir aşk.
Heyecan!.. Bir hedef.
Heyecan!.. Bir varış.
Heyecan!.. Bir vasiyet.
Heyecansız başlangıç olmaz. Heyecanlanmayan başlayamaz. Heyecansız başlangıçlar tavra dönüşmez. Heyecansız tavrın teslimiyeti çabuk olur. Heyecansız ne yöneliş, ne de duruş mümkündür. Aşk heyecanlandırmıyorsa aşk değildir. Heyecansız hedef ise varılamayacak bir hayal olarak kalmaya mahkumdur. Heyecan yoksa bitiş vardır. Heyecan insanları hedefe mıhlar. Heyecan varsa varış da vardır. Hücrelerimize kadar hissetmediğimiz şey ise heyecan değildir.
Heyecan; üzerine adeta ölü toprağı serpilmiş, her alanda çökertilmiş bu milleti, bu ümmeti ayağa kaldıran liderimizin hem bize mirası hem de vasiyetidir. Ömrünün som deminde, hastane odasında eline Milli Gazete'yi aldığı son demecinde dahi Erbakan Hocamız, "Heyecan! Heyecan! Heyecan!" diyordu ya hani. Hani son konferanslarının birinde 1970'li yılların başında Manisa Teşkilatı'nda çekilmiş bir fotoğrafı gösterip de, "Gözleriniz ilk günkü gibi işte böyle çakmak çakmak olacak! Heyecan istiyorum" demişti ya..
Heyecan O'nun bize hem mirası, hem de vasiyeti.
***
40'ıncı yılının ilk günlerini yaşamaya hazırlanan Milli Gazete, dün bu heyecana sahip çıktı. İlk adımımız heyecan.
Allah (c.c) bu heyecanı hedefe vardırsın.
Milli Gazete olarak kendi adımıza şunu söyleyebiliriz:
Evet, elbisemizi yeniledik.
Evet, şimdi daha şıkız.
Evet, güçlü ve etkili bir görsel yüze sahibiz artık.
Ama bütün bu güzellikler, beğeniler bir yana.
BİZ HEYECANIMIZI KAZANDIK!
Şimdi sıra sizde!
HEYECANIMIZA ORTAK OLUN!
Bir büyük davanın taşıdığı ağırlık ancak birlikte omuzlanabilir.
Bu büyük hedefe varıştaki zorluklar ancak bir bütün olarak hep beraber hedefe kilitlenebilirsek, hep beraber heyecanlanırsak aşılabilir.
Selam ve dua ile.
TEŞEKKÜRÜ BORÇ BİLİRİM
•Başta Genel Müdürümüz Ömer Yüksel Özek bey olmak üzere, Gazetemiz ve Milsan'ın istisnasız bütün yönetim kadrosunun ortaya koyduğu büyük özveri için,
•Bu güzel günü bize hazırlayan, haftalardır hazırlık yapan Yazı İşleri bünyesindeki başta editörlerimiz, operatörlerimiz, muhabirlerimiz ve teknik kadromuz olmak üzere bütün mesai arkadaşlarıma heyecanları ve meslek aşkları için;
• Perşembe günü gerçekleştirdiğimiz istişare toplantımızı teşrif eden yazarlarımızın bize verdikleri cesaret ve daha güzel Milli Gazete arzuları için,
•Reklam, Dağıtım, Muhasebe servislerindeki, idari kadromuzdaki ve baskı tesislerimizdeki arkadaşlarımızın sevincimize ortak oluşlarındaki samimiyet için,
•Özellikle yeni yüzümüzün oluşmasında daha ilk günden itibaren bizleri yüreklendiren Görsel Yönetmenimiz Bilal Ay kardeşime, ajansımız Artıdoksan'ın diğer ortağı Ahmet Mutioğlu'na, ajansın grafikerlerine sanatları ve emekleri için,
•Yazı İşleri Müdür Yardımcımız Ercan Özcan'ın bu süreçte ajansla birlikte yaptığı başarılı işbirliği ve operatörlerimizle birlikte gerçekleştirilen başarılı uygulama için,
•Büyüklerimize ve dostlarımıza içten teşvikleri için,
•Ve tabiî ki heyecanımıza daha ilk günden ortak olan değerli okuyucularımıza duaları için teşekkürü borç biliyorum. Milli Gazete ailesi imkanlar kısıtlı bile olsa istenince ve tabi heyecan duyulunca nelerin başarılabileceğini göstermiştir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



