Göklerden, güneşlerden bahsetmek istiyorum size. Maviliklerden söz açıp, kendisini yele vermiş beyaz bulutların geçip gidişinden dem vurmak istiyorum. Yıldızlarla şenlenen gecelerden, karanlık vakitleri fetheden ayın hilal veya dolunaylı zamanlarından kesitler sunmak istiyorum...
Mübalağasız her hafta, zihnimde tasarlarken yazılarımı, dereden tepeden, kurttan kuştan, ağaçtan taştan, börtü böcekten, incik boncuktan, azıcık aştan ağrısız baştan bahsetmek; velhasıl ehl-i keyf bir yazarın pür-neşe halinden sesler, sözler, müzikler arz etmek istiyorum.
Mümkün mü? Ne hikmetse, bir dert, tasa, feci bir kaza, memleketi yasa sürükleyen bir facia, gelip kaderimizi değiştirir. Dokunmasanız, değinmeseniz olmaz. Nasıl olur, bu yakıcı duruma nasıl kör sağır kalabilirsiniz?
Böylece, tersine döner dünya; plân program yıkılır, hayal yahut tasarı yerle bir olur. Bu kadar mı? Değil, şoka uğramış bir yazarın peşine takılan okuyucu, ey okuyucu, dikkat, sen de perişan olursun!
Şimdi söyleyin bakalım; son günlerde, yazarınızla birlikte, sizi de perişan edecek neler geldi başımıza? Pek çok şey demeyeceğim, sadece bir savaş sahnesi üzerinde duracağım: Teknolojinin en son normlarıyla donanmış insansız bir hava aracı (İHA, Heron) vasıtasıyla izlenen saldırı ve katliam görüntüleri... Bu görüntüleri sadece izlemekle yetinenlerden müteşekkil ordu mensupları...
İzlenen, sadece izlenen görüntüler... Tedbire, müdahaleye, bir karşı taarruza girişmeyen zihniyet... Ve ölümler, ölümler, ölümler...
Emanetini geri alamayan aileler...
Yetkililere, etkililere güveni iyice sarsılan bireyler...
Bunlar olup dururken, bizim keyifli satırlar yazmamız mümkün mü? Hayır, fakat bir ihtimal, kan tükürüp kızılcık şerbeti içtim diyebiliriz...
Yoksa, sınır boyu sorumluluğunu sadece seyirci kalış olarak algılayanların zihnini tekzip eden satırları nasıl kaleme alabiliriz? Bu doğrultuda olsa da, mesela nasıl birdenbire şiire geçeriz, geçebiliriz?
İşte yazarlığın bir başka zor yönü...
Bir sahneyi, (maalesef burada acı bir sahneyi) bir ilgi ilişkisi bularak, başka bir şeye ulamak, bağlamak...
Geçeceğiz, çaresiz...
Geçiyoruz çaresiz...
Geçerken soruyoruz: Şimdi (saldırı ve izleme ortaklığında vücut bulan) bu kanlı terör sahnesini yansıtan İHA (Heron), var sayalım ki şiirle anlatılacak, nasıl anlatılır?
"Türk Havacılık Şiirleri Antolojisi" diye bir antolojinin 'Heron'lu bir şiire ihtiyacı var, buyurun, yazın bakalım...
Öfkelenmeyin, bu sorunun sırası mı diye sormayın...
Ciddiyim ben, mesela, 1923'te "Tayyareci" marşını yazan rahmetli Kâzım Karabekir Paşa, dirilse ne der şu mevcut hâlin görüntüsüne?
"Her Yerde Kahraman" manzumesinin son dörtlüğünü "Havada"kilere adayan Faruk Nafiz, acaba şimdi aramıza katılsa, şu mısraı söyler mi yine: "Olacaktır bu hızla yedi kat gökler bizim."?
1926'da Halide Nusret, şen şakrak bir üslupla "Afakı tutan kahkahalar, canlı gülüşler" yahut "Türk ordusu bak ceddini göklerde selâmlar" gibi mısralar söylemişti... Merhume, bir an kalkıp gelse buraya, terennüm eder mi aynı duyguları yine?
Yusuf Mardin, 1956'da söylediği "Bazen ruhum gece uçan tayyaredir,/Baş başa vermiştir gökteki yıldızlarla" mısralarını şimdilerde tekrar söyleyebilir miydi?
Ayrıntıya girmeyelim, buna vaktimiz yok: Halit Fahri "Kanatların Zaferi"ni, Rıza Polat "Tayyarecinin Şarkısı"nı, Hikmet Cem "Gökçüler"i, Andırınlı Saraç Hacı "Kurban Tayyarenindir"i, Necdet Rüştü Efe "Kız Pilotlara"yı, Behçet Kemal Çağlar "Semadaki Serdengeçtiler"i, Melâhat Sezener "Ben Uçman Olacağım"ı, Bekir Sülün "Uçak Senfonisi"ni, Ferit Ragıp "Kanatlanmak"ı, Mithat Cemal Kuntay "Gök Nostaljisi"ni, Server Ziya Gürevin "Kanatlı Gençler"i, Hüsnü Tekinay "Gök Sarhoşu Sevdalım"ı, Mahmut Alptekin "Havacının Türküsü"nü, Fethi Timuçin "Sema Bekçileri"ni, Faik Özkan "Gökten Selam"ı, Muzaffer Yalıncak "Bir Uçak, Bin Akıncı"yı, Yaşar Özdemir "Kanatların Gölgesindeki Yurt"u ve diğerleri, diğer tayyare, uçak, hava, havacı, pilot, plânör, gök, sema, çelik kanat, çelik kartal, göklerde visal... şiirlerini, şimdi şu lanetli hâli görseler, ellerine kalem alabilirler mi?
Şimşek, Doğan, Tosun Pilot, Fatma Kız, Emel, Arslan Pilot, Şenpilot, Şenkız, Lâfazan, Gâveyi Zalim, Yeni Şair... müstearları mizahî havacılık edebiyatına şimdi aynı katkıyı yaparlar mı?
Bütün bunlara, evet, bu şairler yine aynı duygularla hareket ederlerdi diye cevap verenler, buyurun öyleyse, siz yazın 'Heron'lu havacılık şiirini...
Ve, 1977'de "Havacılık Şiirleri Antolojisi" diye bir antoloji hazırlayan Hv. Öğ. Kd. Bnb. Yaşar Özdemir, bugün (sağ mıdır?) aynı işe girişse, mevcut hâlle ilgili bir manzume bulabilir mi? (Sahi, bugün Yaşar Özdemir pozisyonunda olanlar niye duruyor, onlar böyle bir işe girişse; bir sürü ipe sapa gelmez hak hukuk karşıtı planlar yaptığı iddia edilen generaller mesela, bu işlerden vazgeçseler de...)
Aynı Yaşar Özdemir, kitabının önsüzüne şu satırları bugün de kaydeder miydi: "Dünya barışı ve yurt savunmasında çok büyük bir etkinlik kazanan hava gücünü istenen düzeye getirmeye, silâhlarımızın ulusal kaynaklardan sağlanmasında etkili olacak bütün önlemleri almaya çalıştığımız ve kendi uçağımızı yapmaya karar verdiğimiz şu yıllarda davamıza katkıda bulunmaları için ozan, yazar ve başka sanatçıları özendirmek gereğine inanıyorum."?..
Yine, Etimesgut-Ankara adresinden Yaşar Özdemir'in kitabını yayınlayan "Hv. Bas. Ve Neş. Md. lüğü" benzeri bir kurum, yeni bir havacılık şiirleri antolojisi basmaya yeltense, şu kara günlerin gökleriyle ilgili hangi şiirleri alır dersiniz iki kapak arasına?!.
Her on yılda bir darbe geldik bugünlere de
On yılları geçelim Heron darbesi geldi
Pes diyelim, kendimizi zorlamayalım, bir şiiri geçelim, manzume bile yazmamız mümkün değil. Öyleyse, yazıyı bitirelim:
Behçet Kemal Çağlar bir havacılık şiirinde, güya hak ve hakikate de sapkın bir meydan okuma faaliyetine girişmiş: "Göğe meydan okumak, gökte uçmak gerektir./Göğe el açmak değil, kanat açmak gerektir."
Behçet Kemal'lerin materyalizmi körükleyen zihniyetleriyle geldik şimdiki perişan hallere.
Bizse, çalışıp çabalamanın yanı sıra, göğe el açıyoruz, kurtulmak için...
Adresimiz: P. K. 205, Ulucami, Bursa - http://edebiyathayatmemat.blogcu.com


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



