milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Herkesin doğrusu farklı olunca

17 OCAK 2011
PZT 02:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Toplumda farklılıkların olmasının yadırganacak bir yanı olamaz. Hatta meseleye farklılıklar toplumun renklerini oluşturuyor diye de bakabiliriz. Eğer bir de demokratik bir sisteme sahip olduğumuzu iddia ediyorsak herkesin farklılıkları sindirmesi gerekir. Demek istediğim o ki farklıklardan korkmamak, ancak farklılıklar toplumun renkleridir diyerek her meselede toplumu farklı kamplara ayırmak anlamına gelecek tartışmalara alkış tutmanın da faydası olacağını sanmıyorum. Toplumdaki farklılıklar ile kamplaşma aynı şey değildir. Demokrasilerde farklılıklara rağmen birlikte yaşamak esasken kamplaşma, toplumu kutuplaştırma demokrasiye hizmet etmez. Hatta diyebiliriz ki toplumun kutuplaştırılması ve bunun siyasi bir hedef olarak benimsenmesi demokrasi adına toplumu totaliter yönetimlere itmek anlamına da gelebilir. Özellikle adalet konusunda 'herkesin doğrusu kendine' diyemezseniz. Bu noktada toplumda ortak doğruların oluşması, oluşturulması gerekir. Aksi halde yargı kararları tartışmaya açılır. Bu da yargıya güvensizliği gündeme getirir. Yargıya güvenin sarsılması hak ve adalet ölçülerinde farklılaşmanın ortaya çıkması demektir ki o zaman farklıklara rağmen birlikte barış içinde yaşamanın şartları kaybolur. Çünkü gerilim artar. Siyaset erbabı da bu gerilimi kendi hanelerine oy olarak geçirme gayretine düşünce sürekli gerilim yaşar hale geliriz.

Yukarıdan beri sıraladığım hususlarda siyaset erbabı, hatta kendini aydın ve entelektüel kabul eden kesimlerce malzeme bulmak zor olmuyor. Çünkü, mevcut yasalar çerçevesinde ortaya çıkan bir taktım gelişmeler bile hemen yeni bir kutuplaşma için vesile haline getirilebiliyor.

Söz gelimi günlerden beri kamuoyunu bir yasal değişikliğin yürürlüğe girmesi sonucu tutukluluk süreleri belli zaman dilimini aşmış olanların tahliyeleri gündeme geldi. Tahliyeler kesinlikle davanın düşmesi anlamına gelmiyordu.   Davalar devam edecek yargı sonucuna göre ya yeniden yargılama başlayacak ya da infaz devreye girecekti. Ancak, öylesine farklı iddialar gündeme geldi ki bu iddiaların arasından toplumun doğruyu bulması kesinlikle mümkün değildi. Böyle olunca da herkes siyasi ve ideolojik mensubiyetine göre olaya taraf olacaktı. Öyle de oldu.

Hemen belirtelim ki tahliyeler yargı kararı ile gerçekleşti. Bu konuda bir tereddüt yok. Yargıda bu kararı durup dururken vermiş değil. Ortaya çıkan yeni yasal durum gereği vermişti. Ancak, olay bir kesim tarafından yargının zaafı olarak takdim edilirken, diğer kesimce de iktidarın zaafı olarak nitelendirildi. Halbuki her iki bakış açısı da gerçeği yansıtmıyordu. Elbette karşılıklı suçlamalar arasında doğrular yok değildi. Yapılan tartışmalar arasında elbette yargının yükünün çok fazla olması sebebiyle davaların belli bir sürede sonuçlandırılamadığı doğruydu. Buna rağmen yüksek yargıda bazı davalara öncelik verilirken bazılarının sıraya konulduğu da bir gerçeğin ifadesiydi. Öyle ise tartışılması gereken yargı yükünün hafifletilmesini sağlayacak adımların atılması ve özelliklede yüksek yargı bazı davalara öncelik verip öne alarak sonuçlandırırken bu seçimde keyfiliği ortadan kaldıracak düzenlemenin yapılması gerekiyordu.

Ancak yapılan iş taraflar arasındaki 'ben haklıyım sen haksızsın, hayır ben değil sen haksızsın' yarışından öte geçemedi. Elbette darbe dönemlerinde oluşturulmuş bir takım düzenlemeler ister istemez yargıyı taraf haline getirmişti. Söz gelimi bazı değerlerin korunması görevi ile yargının daha işin başında taraf olması sağlanmış ve buna uygun olarak bir kadrolaşma oluşturulmuştu. Ancak böyle oldu diye yargıyı tartışmanın hedefine almanın sakıncalarını unutmamak gerekiyor. Söz gelimi tahliyelerin bir yargı komplosu olarak nitelendirilmesi kesinlikle toplumun doğruyu bulmasına katkı sağlamaz. Eğer ülke bir yargı komplosu ile karşı karşıya bırakılmış ise bunu düzeltmenin yolu TBMM'den geçer. İktidar hemen yeni bir düzenlemeye girişerek söz konusu komplonun tekrarlanmamasını engelleyebilir. Kaldı ki iktidar yaptığı anayasa değişikliğine bu millet destek vermiş, 'şikayetçi olduğun konuları ortadan kaldır' demiştir. Buna rağmen birtakım komplolar söz konusu ise ya yapılan anayasa değişikliği yetersiz kalmış yada değişikliğe paralel olarak yasal düzenleme gerçekleştirilememiştir.

Artık siyasiler toplumu kutuplaştırma yoluyla oy alma hevesinden vazgeçmelidirler. Topluma neler yapacaklarına dair proje ve tekliflerini sunmak için harcayacakları zaman daha yararlı neticelere vesile olabilir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: asgari ücret, politika, siyaset, aile, memur, simit,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    2. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    3. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    4. Eylem değil eylemsi
    5. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    6. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    7. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    8. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    9. Sağlık çalışanlarının sorunları
    10. Maç bahane maksat terör olsun !.
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    10. Hac kuraları yarın çekilecek
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek