"Bir Şarkısın Sen" adlı yarışma programının Millî Gazete ve yazdığımız yazıların katkısı nedeniyle kaldırıldığını belirtmemizden sonra bir dizi gazete ve internet sitesinde binlerce olumlu ya da olumsuz eleştiri aldım. Odatv adlı internet sitesi "Bir Şarkısın Sen" adlı yarışma programının nasıl kaldırıldığına ilişkin bir haber yaptı. Bu haberden sonra başta Milliyet, Posta, Akşam olmak üzere bir dizi gazete ve popüler internet sitesi konuyu haberleştirdi. Bu haberlerden sonra çok çarpıcı tepki ve yorumlar geldi. Bugün bu tepki ve yorumlara ilişkin görüşlerimi aktaracağım.
Bu yorumların neredeyse tamamı ideolojik. Beni destekleyenlerin büyük bir kısmı pedagojik açıdan bir bölümü ise din adına desteklemiş desteklemeyenler de dini yobazlık yaptığımı belirtmiş. Okuyucunun birisi aynen şöyle diyor; "Bu televizyon kanalında şarkı yerine ilahi söyleselerdi herhalde daha mutlu olurdunuz." Peşinen söyliyeyim mutlu olmazdım. Ben çocukların okulda olması gerektiğini söylüyorum. Çocukların yarıştırılmasına karşı olduğumu belirtiyorum. Çocuklar bir raiting aracı olamaz diyorum. Bir yarışma programında çocuklar ilahi söylese ve birileri de çıkıp hadi sms atın dese bu programı da eleştiririm. Ayrıca yaşları 10-15 yaş arasındaki çocukların okulda olması gerektiğini söylüyorum. Bir diğer okuyucu: "Bu konuları yazacağınıza eğitimdeki çarpıklığı yazın, eğitimin ticarileşmesini yazın" diyor. Tamam kardeşim haklısın. Eğitim ticarileşmemelidir. Garibanın çocukları devlet okulunda okuyor zengin çocukları özel okullarda. Bu adaletsizlik giderilmelidir. Bilmem mutlu oldun mu sevgili kardeşim. Bir diğer okuyucu; "İran olmanın ayak sesleri... Uyan göbeğini kaşıyan adam uyan..." diyor. Bir kere Bekir Coşkunluğa özenmenin alemi yok. Bu milleti aşağılamanın en acemicesi... Ama artık herkes bu dili anlıyor... Recep Peker de sizin gibi bu millete köylü millet takımı demişti... Ama artık bu dil bayağı ucuzladı. İran olma meselesine gelince bir kere dinler tarihini, mezhepler tarihini, sosyoloji bilimini iyi okumanızı öneririm. Eğer benim görüşümü merak ediyorsan hemen belirteyim. Türkiye'nin İran olmasını istemiyorum. Böyle daha mutluyum. Ama İran'a olan karşıtlığınız kadar emperyalist siyonistlere de karşı olmalısınız. Bir diğer eleştiri ise: "Niçin çocukların kıyafetini eleştiriyorsunuz. Hüseyin Üzmezlik yapmanın alemi yok diyor." Peşinen belirteyim Hüseyin Üzmez'i kınıyorum. Ama bir o kadar da kartel medyasında asistan kız muhabbetlerini de kınıyorum. Kıyafetlere gelince bu kıyafetlerin çocukların günlük kıyafetleri oldunu söylemek mümkün mü? Sizin çocuklarınızın gündelik kıyafetleri böyle mi? Peki siz çocukların kıyafetlerini normal buluyorsunuz da niçin başörtüsünü anormal buluyorsunuz. Niçin yasakçılık yapıyorsunuz.
Bir başka çarpıklık ise Pınar Altuğ'un konuşması. CNNTÜRK Televizyonu'nda Saba Tümer'in programında Altuğ "Ben kızımın medyada yer almasını istemiyorum" dedi. Peki siz çocuğunuzu medyadan koruyorsunuz da niçin bu yarışmadaki çocuklar üzerinden para kazanıyorsunuz.
Hep olumsuz örnekleri verdik. Bunun yanısıra çoğunluğu Boğaziçi ve ODTÜ'lü olan okuyucularız da bana destek vermiş. Mesela onlardan birisi şöyle yazmış: "Nasıl sokakta, ağır sanayide, eğlence sektöründe vb. yerlerde çocukların çalıştırılması yasaksa tv'de de bu yasağın çiğnenmesi engellenmiş oldu. Ayrıca çocukların ruh sağlığı açısından, ekran karşısındaki çocukların beklentilerini yönlendirmesi açısından ve benzer başka girişimlere kötü örnek olmaması açısından oldukça faydalı oldu kaldırılması" diyor.
Yine bir başka okuyucumuz; "Sanatçı böyle yetişmez o yaştaki çocukların yeri okul ve ailesinin yanı olmalı. İdil Biret bu ekranlarda mı yetişti? Lütfen mantıklı olalım" diye yazmış.
Yurt dışından bir okuyucumuz ise "İsabetli bir karar olmuş. Bu çocuklar şimdi ne oldu, ileride ne olacak. Çoğunun tvde bir daha adının bile geçeceğini sanmıyorum" diyerek haklı bir noktanın altını çizmiş.
Bu arada CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur'u tebrik ediyorum. Kendisi bu konuyu çok önceden meclis gündemine taşımış. Erbatur yerine keşke Ak Partili bir vekil taşımış olsaydı. Erbatur çocukların olumsuz etkilendiğini belirtmiş. Benim gibi gerici birisin madem kabul etmiyorsunuz. Peki CHP'li vekile ne diyeceksiniz. Bu arada Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli aradı. Ve anyen şunları söyledi. "Bu çocuların okulda olması gerekir. Pedagojik açıdan çocuklar olumsuz etkileniyorlar. Biz bir kampanya başlattık. Dedik ki 'Haydi Kızlar Okula'. Kızlarımızda okusun dedik. Biz çocuklara haydi kızlar okula dedik. Haydi kızlar gazinoya demedik." Gerçekten çarpıcı bir cümle ama geç kalınmış bir cümle bu noktada hükümetin çok ciddi bir eksikliği var. Gedikli ayrıca "Biri bizi gözetliyor" programına katılanların bir kısmını uyuşturucudan öldüğünü bir kısmının fuhuş bataklığına saplandığını belirtererek büyükler bile olumsuz etkilenmişken küçüklerin durumunu düşünmek lazım" diye konuştu.
Son olarak olumlu ya da olumsuz eleştiride bulunan herkese teşekkür ediyorum. Tartışmak her zaman faydalıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



