Bir Avrupa ülkesinden başlayıp yayılan ve “Karikatür Krizi” adıyla karikatürize edilen küfür hareketi, doğal olarak Müslümanların tepkisini çekecekti ve çekti. Bunun yanı sıra, sıcağı sıcağına gösterilen tepkiler yine aynı günlerde olumlu veya olumsuz yargılarla, başta gazete köşeleri olmak üzere değişik mahfillerde değerlendirildi. Şu halde, konuyu bir daha benzeri şekillerde buraya yatırmanın alemi yok.
Üstelik, belli bir rahatlama dönemine vasıl olmuşken, sırası mı da denilebilir. Böyle bir uyarı almaya da niyetli değiliz…
Fakat, konunun neredeyse hiç dokunulmamış bir yanı var: Haklı tepkilerini gösteren kitlelerin Hz. Muhammed (s)’e olan hürmetlerinin niteliği… Mehmet Akif Ersoy’un sıkça tenkid ettiği hallerin bir benzeri olan şu manzara kuşkusuz sözkonusu kitleler için genelleme yapmamıza müsaade etmez, fakat bir vakıa: “Peygamberimize (SAV) yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz ve Danimarka ürünlerini protesto ediyoruz.” pankartı. Altında “….. Esnafı” imzası var. Bir kahvehane duvarına iliştirilmiş. İçerde ise miskinler miskini bir kara güruh. Ortalık dumandan gözükmüyor. Taş oyunları, kağıt oyunları…
Kahvehaneye iliştirilmiş bu pankartın bir benzerine cami duvarında da rastlayabilirdik. Peki, benzeri miskinlik tasvirlerine cami çevrelerinde de rastlamayacağımıza kim garanti verebilir?
*
Bu noktada bir konferansa değinmek istiyorum. Özgür-Der Bursa Şubesi’nin marifetiyle düzenlenen konferans 19 Mart Pazar günü Elmasbahçeler Kültür Merkezi’nde takdim edildi. Konuşmacı, Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak adlı kitabın yazarı Prof. Dr. İbrahim Sarmış’tı. Aşağıya kaydedeceğim cümleler, Sarmış’ın konferansından tuttuğum notlardan müteşekkildir. Kuşkusuz, bir konferansta konuşmacının ağzından çıktığı gibi not tutmak imkansızdır. Bu yüzden tırnak işareti kullanmıyoruz:
İnsanlar Peygamber’in reel hayatta gösterdiği mucizelere çevirmelidirler yüzlerini.
Yaşanılan zulümlere kendimiz ne kadar zemin hazırlıyoruz?
Peygamber, insan üstü bir insan değildi, fakat üstün bir insandı.
Peygamberi beşer özelliğinden çıkarma faaliyetleri, İslâm’ı hayat dışına çıkarmak anlamını taşır.
Bugün İslâm’a mal edilen bazı olumsuz kültür ürünleri eski Mısır, Hristiyan ve Yahudi kültürlerinden girmiş abartmalardır. Bunlar cahiliye toplumuna hastır. Tevhidin yaşanmadığını gösterir.
Peygamber’in mucizesi Kur’an’dır. Bunun anlamı Kur’an’da müşriklere meydan okunmasıdır.
Amel ile iman ayrıdır anlayışı yanlıştır. İslâm amel ile imanın bütünüdür.
Kuşatılmışlık altında yapılan diyalog politikaları emperyalistlere hizmet etmekten öteye geçemez.
Konferansçının söyledikleri bu kadar değil elbette. Fakat hepsini buraya aktaramayız değil mi? Sonra, ortada bir de iki ciltlik kitap var. Pekâlâ ulaşabileceğimiz, ayrıntılarıyla okuyabileceğimiz bir hazine. Kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir kitap. Varın siz benim notlarımı değil, İbrahim Sarmış’ın Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak kitabını okuyun. (Tel: 0 555 630 72 36)
Son sözüm şu: Sade küfür güruhuyla girişilecek ilişkilerdeki başarı için değil, yukarıda tasvirini yaptığımız kitlelerin olumsuz manzaralarını da yok etmek için bu tür kitapları hayatımıza ikâme etmemiz gerekiyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



