Bismillahirrahmanirrahim
Âlemleri yaratan, yaşatan, yöneten Rabbimize hamd, her şeyi tanzim edici, âlemlere rahmet Peygamberimize salât ve selam olsun.
İslam akidesinin temel esaslarından birisi de kul fiilinin kasibi Allah ise yaratanıdır, esasıdır. Kul, cüz-i iradesi ile hayır veya şer bir fiili yapmak ister, Allah da o fiili yaratır. Yalnız Allah'ın yapılan hayır, iyi ve güzel işlere rızası vardır, şer, kötü ve çirkin işlere rızası yoktur.
İnsan Allah'ın kendisine verdiği bu irade kudreti ile yaptığı bütün işlerden sorumludur.
Beşer olarak sorumluluğumuz ilahımız, bir olan Allah'a (c.c) karşıdır. Çünkü O Allah bizim yaratıcımız, yaşatanımız, yönetenimizdir. O bizim tek sahibimizdir. "De ki: Allah'a itaat ediniz, Peygambere de itaat ediniz. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz O, kendisine yüklenenden, siz de kendinize yüklenenden sorumlusunuz. Eğer o peygambere itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Peygambere düşen( görev), ancak apaçık tebliğdir."( Nur: 54)
Biz bu dünyaya Allah'tan geldik, yine Allah'a döneceğiz.
Dünya hayatımız bir İMTİHAN hayatıdır. "O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır..."(Hud: 7)
İmtihanı kazanmak itaat iledir.
İnsanlar dünya imtihanını Allah ve Resulünün emirlerini yerine getirerek kazanabilir. " Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'ndan sakınırsa, işte onlar kazananların ta kendileridir."(Nur: 52) Bütün insanları Allah, kurtuluşa ermeleri için Allah ve resulüne iman etmeye çağırmaktadır. "De ki: Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği elçisiyim. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'na aittir. Ondan başka ilah yoktur, O yaşatır ve öldürür. Öyle ise Allah'a ve Ümmi peygamber Resulüne iman ediniz. O da, Allah'a ve onun kelimelerine iman etmektedir. O peygambere uyun ki doğru yolu bulasınız."( Araf: 158)
Kurtuluş; iman etmekte, salih amel işlemekte, hakkı ve sabrı tavsiye etmektedir. "Asra yemin olsun ki, gerçekten İnsan zarardadır. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır." (Asr: 1-3)
İman ve cihadsız olmaz.
İslam bir savunma dini değil, cihad dinidir. Bunun için Müslüman'ın dünya hayatı İMAN ve CİHAD'dır. "İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler, rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardır." (Tevbe: 20)
Peygamberimiz (s.a.v) bir hadisinde harp etmekle emrolunduğunu bildirmiştir. "Şüphesiz Allah'tan başka yaratan, yaşatan, kendisine ibadet edilen, yöneten ilah bulunmadığına ve gerçekten benim Allah'ın peygamberi olduğuma şahadet edinceye, namazı kılıncaya, zekâtı verinceye kadar insanlar ile harp etmem bana emredildi." (Nesei C.8-H: 5003) Peygamberimize emredilen bu görev bize de emredilmiştir. Nitekim peygamberimiz bizleri uyarmaktadır. "Kim gaza (cihat) etmeyerek ve gazaya (cihada) gitmeyi gönlünden geçirmeyerek ölürse bir nevi nifak üzere ölür." (Müslim)
İman Allah'tan korkmayı ve rızasını kazanmak için cihad etmeyi gerektirir. "Ey iman edenler! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmak için vesile arayın. O'nun yolunda cihad ediniz ki kurtulasınız."( Maide: 35)
Dünya işlerini bahane ederek Allah ve Resulünün emrini dinlemekten, cihad farzını eda etmekten kaçınmak bir sapmadır ve isyandır. "De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, düşmesinden korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler size Allah'tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise o halde Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah fasık topluluğa hidayet vermez." (Tevbe: 24)
Mücerret hayır hizmetleri iman ve cihadın yerini tutmaz. "Ey müşrikler! Siz hacıları sulamayı ve Mescid-i Haram'ı tamir etmeyi, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cihad eden gibi mi kabul ediyorsunuz? Allah katında bunlar eşit değildir. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Tevbe: 19)
Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad etmek Allah'ın kesin bir emridir. "Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!" (Tevbe: 73)
İman ve cihad kul ile Allah arasında yapılmış kişiyi acıklı azaptan kurtaracak hayırlı bir ticarettir. "Ey iman edenler! Sizi acıklı azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah'a ve Resulüne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Bunu yaptığınız takdirde O, sizin günahlarınızı affeder, sizi altından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerinde güzel evlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. Seveceğiniz başka bir şey daha var; Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih. Müminleri müjdele." (Saff: 10-13)
İlim mefhumlardan ibarettir.
Mefhumlar kast edilen şeyi anlaşılır bir şekilde izah etmek için kullanılır ve o şeyi diğerlerinden ayırır. İman ve cihat mefhumları İslam'ın iki önemli mefhumudur. Bu iki mefhumdan biri İslam'ın inanç esaslarını, diğeri ise aksiyon esaslarını ifade eder.
Biz bu mefhumları İslam düşmanlarının kaynaklarından değil kendi kaynaklarımızdan öğrenmek zorundayız. Kendi kaynaklarımızda bu iki mefhumun anlamlarını birlikte öğrenelim.
İMAN: İnanç, inanmak, itikat etmek, İslam dininde kesin bir şekilde sabit olup dinin olmazsa olamazı olan temel esaslarını ve hükümlerini kalp ile tasdik etmek, kavrayıp itaat etmektir.
CİHAD: C.H.D kökünden gelir. Kastedilen bir şeyin gerçekleşmesi için bütün güç ve kuvvetimizi sonuna kadar ortaya koymak ve harcamaktır.
CİHAD: Allah'ın kesin bir emir olarak; bütün insanların dünya ve ahiret saadetlerini sağlamak maksadıyla fert, toplum ve kurumsal olarak iyinin, güzelin, doğrunun, faydalının, adaletin hâkim olup yaşanması ve yaşatılması, kötünün, çirkinin, yanlışın, zararlının, zulmün menedilmesi ve kökünün kurutulması için, bütün gücümüzle, hep beraber, teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzın adıdır.
CİHADIN GAYESİ: Cihad İslam düşmanı batılıların tanımladığı gibi kutsal savaş değildir. Cihad bütün insanlığı küfrün, nifakın, şirkin, zulmün karanlığından kurtarıp İslam'ın aydınlığına çekmektir. Cihad; Yahudileri ırkçılık, Hıristiyanları teslis, münafıkları nifak, müşrikleri şirk hastalığından kurtarmak için İslam ile tedavi etme mücadelesidir. İnsanlardan hiçbiri cehenneme gitmesin, hepsi cennete gitsin şefkati ile çırpınmaktır.
Cihadın amacı ifsat etmek değil ıslah etmektir.
Günümüzde bu anlayış ve idrak MİLLİ GÖRÜŞ tarafından temsil edilmektedir. Erbakan hocamızın "Biz siyaset yapmıyoruz, cihad ediyoruz." sözü bu gerçeğin en canlı delilidir.
İnananların bu dünya hayatında mükellef oldukları görev iman ve cihaddır.
Cihadı terk etmek zillettir, eda etmek ise izzettir. Bu görevi yapmak insanın Allah katında şeref kazanmasına sebeptir. "Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse Allah, öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar, Allah yolunda cihad yaparlar ve kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu boldur. O her şeyi bilendir." (Maide: 54)
İslam ancak cihad ile yaşanır ve yaşatılır. Cihadsız İslam cansız kuş misalidir. Cihad İslam'ın canıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




