milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Hayal ama muhal değil

11 KASIM 2011
CUM 01:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bugün biraz hayale dalmak istiyorum. Geçmişi düşüneceğim...

Gerçekleri hatırlayacağım, üzerine hayalimi bina edeceğim. Öyle bir hayal ki, kesinlikle muhal (akla mantığa ve gerçeklere aykırı) değil.

1997 yılı Mayıs-Haziran ayları. 54.Erbakan Hükümeti'nin istifası için, Batı Çalışma Gurubu ile ifrit planlar geliştiren cunta heveslileri tarafından büyük bir baskı var. Hükümet buna rağmen istifa etmek yerine, çok önemli hizmetlere imza atmaya devam ediyor. İçerde havuz sistemi ve denk bütçe uygulamaları meyvelerini vermeye başlamış. Önce asker ve yargı mensuplarına verilen yüksek maaşlar, diğer çalışan kesimlere de verilmeye başlanmış, işçi memnun, memur memnun, emekli hayatında ilk defa eline para geçmiş olmasının imtiyazını yaşıyor... Sanayici üretiyor, ihracatcı satıyor, esnaf memnun, halk yapılan bütün provokasyonları anlamış, yaygaralara kulaklarını tıkamış. Üretim ve kalkınma seferberliği ile meşgul.

Cuntacılar ve yardakçıları ne kadar çabalasalar da, gerek Refah'tan gerek Doğruyol'dan bir çivi bile sökemiyorlar. Darbe yapmanın da ne kadar geri tepecek bir müdahale olduğunu bildiklerinden çaresiz kıç üstü oturmak zorunda kalıyorlar. (Bunu zaten kendileri de ifade etmişlerdir.)

D-8 rayına oturmuş. Kalkınmakta olan 8 ülke (Türkiye, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Nijerya, İran ve Mısır) birliğin organlarını kurmuşlar. Merkez Ankara'da çalışmaya başlamış. Hızlı adımlarla sanayide ve ticarette işbirliği gerçekleşmiş, savunma sanayi standartları belirlenmiş, her ülke üzerine düşen görevleri yapıp üretime geçmiş. Sanayi ve teknolojik imkanlar atılıma dönüşmüş. Uçak, gemi ve gelişmiş silah endüstrisi altyapıları hazırlanıp üretime geçilmiş. Dünya barış ve kalkınma rengine boyanmış.

Dünya enerji piyasası başta olmak üzere büyük bir potansiyeli bağrında bulunduran D-8 ülkeleri, dış politikada da beraber hareket etmekteler. İthalat ve ihracat, kurulacak bir ortak organ tarafından kontrol ediliyor. Üye ülkelerin ihraç ürünlerine kota koymaya kalkan ülkeler için mukabil tedbirler alınıyor. Mesela bu gibi ülkeler için petrol ihracı ile ilgili tedbirler yürürlüğe konuluyor.

1998 yılına gelindiğinde D-8 in başarılarını gören 12 ülke daha (Mesela, Irak, Libya, Azerbaycan, Suudi Arabistan, Suriye, Ürdün, Sudan, Yemen, Kuweyt, Bahreyn, Afganistan, Türkmenistan) birlik için müracaat ediyor ve üye oluyor. D-20 topluluğu aynı yıl Birleşmiş Milletler teşkilatına başvurarak şu talepte bulunuyor:

"Birleşmiş Milletler'in bu haliyle 5 daimi ülke (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin)nin haksız ve adaletsiz yetkileri dolayısıyla dünya barışını sağlamasının imkanı yoktur. Bu adaletsizliğin giderilmesini istemekteyiz. Dünyanın geri kalan devletleri bu 5 daimi üye ülkenin köleleri gibi muameleye tabi tutulmaktadır. Bu yapı ile dünya barışının sağlanması mümkün değildir. Üye ülkelerin uluslararası barış ve adalet ihtiyaçlarının sağlanması için alternatif oluşumlar kaçınılmazdır."

1999 yılı seçimlerine gidilirken milletimiz 5 yıldır iktidarda olan bu hükümetin başarılarını değerlendirip (Batı Çalışma Gurubu'nun da hesapladığı gibi) Refah Partisi'ne % 46 oy vermiştir. Böylece Koalisyonlar dönemi de tarih olmuş, arzulanan istikrarlı, başarılı, yenilikçi, atılgan ve itibarlı bir iktidar dönemi başlamış olacaktır. Cuntacıların yaptıkları hesaplar artık boşa çıkmıştır. Modern ya da postmodern darbeler dönemi tarih olmuştur. Müteakip seçimlerde bu oran `'ları bulacaktır.

Haçlı dünyası tıkanmış bulunan kendi çıkar yollarını tekrar açmak için, bir yandan tehdit politikalarını yürürlüğe sokarken, diğer yandan da D-20'nin lideri konumunda olan Türkiye'ye şu mesajı vermektedir: "Yıllardır uğraştınız, artık Avrupa Birliği'ne üye olmayı hak ettiniz. Gelin derhal işlemlere başlayın ve Avrupa'da yerinizi alın..."

Türkiye bu isteğe şu cevabı vermiştir: "Biz Avrupa Birliği ülkeleri ile medeni, ticari, kültürel ve teknolojik ilişkiler kurmak istiyoruz. Çatışma değil diyalog istiyoruz. Sömürüye karşıyız, işbirliği istiyoruz. Çifte standart değil adalet istiyoruz... Bunları sağlamak için Avrupa Birliği'ne üye olmamız gerekmez..."

2001 yılına gelindiğinde, dünyanın artık tek kutuplu değil, iki kutuplu olduğunu anlayan ABD, zulmünü devam ettirebilmek için ikiz kuleler mizansenini oynamaya kalkacaktır. Ancak olayı tek başına soruşturmaya ve bundan mazlum ülkeleri işgal için bahaneler çıkarmaya kalkıştığında, D-20'ler hemen bir açıklama yaparak, bu tek taraflı ithamların kabul edilemez olduğunu, olayı beraberce soruşturmak gerektiğini ifade ederek karşısına dikilecek ve mizansen delilleri bir bir ortaya çıkarılarak baştan işgal bahaneleri elinden alınacaktır.

Bu olayı gören birçok ülke D-20'ye müracaat ederek, birliğe üye olmak isteyecektir. Kısa sürede D-20, D-64 haline gelmiştir. Birliğin artık bir de güvenlik ve savunma gücü vardır ve esasları belirlenmiştir. Böylece İslam dünyası için tehdit olan NATO; sabah erken kalkıp herhangi bir ülkeyi keyfi işgal etmeye kalkışamamaktadır.

D-20 (ya da D-64) üye ülkelerde demokrasinin yerleşmesi ve diktatörlüklerin önlenmesi için bir takım kararlar da almıştır. Mesela seçimlerde gözlemci bulundurma, seçimler esnasında baskı, hile, sahtecilik, cebir ve şiddet gibi diktatörlerin başvurduğu yöntemlerin varlığı tesbit edilirse, seçimlerin yenilenmesi, bunun tekrarlanması halinde müdahale hakkının doğacağı gibi kaideler konulmuştur. Böylece kanlı diktatörlükler de tarihe karışmıştır.

Elbette düşüncelerim bunlarla sınırlı değildir. Ama yazının hacmini de aşmamak gerekiyor.

Dostlar! Buna hayal diyebilirsiniz ama, gerçeklerden yola çıkarak hayal ettim. Hayal olabilir ama muhal değildir. Bir de böyle düşünelim.

Bugünkü dünya ve Türkiye şartları ile bunu karşılaştıralım. Hayal dediğimiz, ama tamamen gerçek planlara dayanan bu tedbirlerin  hayata geçmesi için tren de kaçmış değildir. İçerde ve dışarıda kafamıza vurulan balyoz darbeleri sanki kafasızlığımıza vuruluyor gibidir.

Bu vesile ile Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı rahmetle yad ediyor, yaptığı mükemmel planların ve attığı sağlam adımların kıymetini bugün daha iyi anlıyoruz.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 11.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hayal, muhal, vesile,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ekrem Şama

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Cımbızla zekat
    2. İmam Hatip'li bir başbakan
    3. Ormanlarımız ve topraklarımız
    4. Cami düşmanlığı CHP ve AKPARTİ
    5. TRT'nin pusulası
    6. Sam Amca'nın gladyatörleri
    7. Birleşmiş Milletler ve Suriye
    8. General Tuncer kimin Kılıncıydı?
    9. Çözüm Hacc'da mı Haç'da mı?
    10. Mart bereketi
    1. Ayasofya nasıl müze haline getirildi?
    2. Ey Yahudi! Unuttun mu?!.
    3. Savaş hukuku
    4. Biri Başbakan'a öğretsin
    5. Allahım biz dostuz bu Dilipak'la!
    6. Erbakan herkesin hocasıydı ama...
    7. 12 Eylül ihanetleri
    8. Sayın Cumhurbaşkanına soru/yorum
    9. Öteki 19 Mayıs çok üzücü
    10. Başbakan ve Milli Görüş gömleği
    1. Ey Yahudi! Unuttun mu?!.
    2. Biri Başbakan'a öğretsin
    3. Erbakan herkesin hocasıydı ama...
    4. Allahım biz dostuz bu Dilipak'la!
    5. Sayın Cumhurbaşkanına soru/yorum
    6. İmam Hatip'li bir başbakan
    7. 12 Eylül ihanetleri
    8. Öteki 19 Mayıs çok üzücü
    9. Ayasofya nasıl müze haline getirildi?
    10. Şehzade Süleyman Paşa ve mücahitleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek