Tarih her zaman insana ve milletlere şans sunmaz. Önemli şanslar belki insan ömründe bir kere, milletlere ve uluslara yüzyılda bir sunulabilir. İnsan ve milletler sezgileri açık olduğunda neler olabileceğini sezerler ve bunu hiç tereddüt etmeden kullanırlar.
Millet bilinci her şeyin üzerindedir. Bunu sağlamak toplumun önderlerine bağlıdır. Bir milleti bir yola koyan ve yol gösteren büyük düşünür ve sanatçılar insanlara işaret ederler. Milletlere düşen ise işaret edilen yöne endişe göstermeden bakması ve gitmesidir önemli olan.
Milletler de kendi içlerinde bir çatışma halini yaşarlar. Bu, bazan bir rekabet getirebilir, iyi ve güzel sonuçların doğmasını da sağlayabilir. Düşünürlerin, sanatçıların, önderlerin sezgileriyle, keşifleriyle olan işaretin karşılık bulması gerekmektedir. Durduk yerde hiçbir şey kendiliğinden olmaz. Dokunulmayan bir taş yerinde sabit durur. Onun yerinden oynaması için bir etki görmesi gerekir.
Milletlere tarih yaptıran, büyük olayları tarihe yazdıran güçlü bir iradedir. İrade de sağlıklı kararlar vermekle yükümlüdür. Her bireyin mutlak bir iradesi bulunur. Verdiği her karar isabetlidir, doğrudur, yerindedir denilemez.
Milletlerin başına belâ olan karanlık ruhlar da vardır. Kimi zaman bunlar insanı ve milletleri uçurumlara sürükler.
Yüzyıldır bu millet belini doğru dürüst düzeltemedi. Önüne çıkan kimi fırsatları yeterince değerlendiremedi. Kimi küçük hamlelerle değerlendirdiklerinin elbette karşılığını aldı.
Bir yüzyılın içinde yer alan büyük şahsiyetlerin çıkışlarını bir fırsat olarak değerlendirebilmiş olsaydı, bugün çok farklı bir yerde olunabilirdi.
Büyük hedefler sağlıklı ve yerinde işaretlerle ve kararlarla verilir. İnsana ayak bağı olacak olan yanlışlar her zaman bir tuzak olarak önünde durur. Bir şey yapılırken onu iyi tartmalı.
Çıkara ve dünyevî olana tamah insanı, ötesi yok, bir felakete götürür. Uçurumlara düştükten sonra geri dönüş olmaz. Yaydan çıkan okun yönünü değiştirmek mümkün değildir. Okun yaydan çıkışı anına kadar olan irade ve verilen karar önemlidir.
Milletlerin içindeki ayrılıklar ve çatışmalar tehlike boyutunda. Çatışmayı aşmış ve savaş başlatmış bulunuyor. Büyük felaketler karşısında bu milleti bir arada tutmak bir araya getirmek artık çok güç görünmektedir. Sihirli bir el bile yeterli değildir.
Yakın zamanda Filistin'de yaşanan büyük acının kaç yıldır önüne geçilemedi. İnsanlık kulaklarını tıkamış, kulaklarını ve gözlerini kapatmış, sorumluluktan kaçıyordu.
Bir karar, olmaz gibi görünen şeyi oldurdu. Dünyanın seyrini değiştirdi. Çok güçlü görünen zâlim bir milleti zor durumda bıraktı. Bu, büyük savaşlardan daha büyük bir savaştır ve kazanılan bir zaferdir.
Tarihin bundan sonraki seyri çok daha önem kazanmaktadır.
Ona güç katacak hamleler gereklidir.
Bir milletin içindeki büyük ayrılıklar bu gibi olaylarda kendini gösterir. Bir millete ters düşen bakışlar, niyetler ve algılar böylesi zamanda belirir. Girilen yolda dönülmemeli. Verilen karardan vazgeçilmemeli. Güce güç katılmalı.
Milletin zihnini bulandıran her türlü yanlış bilgilendirme çabaları engellenmeli. Bundan böyle bir milletin zihnini bulandıran her türlü oyunun önüne geçilmeli.
Savaş, artık medya ve reklam üzerinde yürütülmektedir.
Toplumun önderlerinin her adımı, her düşünüşü bundan böyle daha bir önem kazanmaktadır. Tarih olduğu yerde durmaz.
Tarihin yönünü ve seyrini belirleyecek sağlıklı adımlar sürdürülmelidir.
Tarihin önünde sorumluluk insanın yakasını asla bırakmayacaktır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



