milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ

Halkı es geçen memleket meseleleri

30 MART 2010
SAL 04:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Halk arasındaki konuşmaların değişmez konularını soracak olsanız, insanların büyük çoğunluğu geçim sıkıntısı, işsizlik, adaletsiz gelir dağılımı, pahalılık gibi maddeleri rahatlıkla sayacaktır. Ve bu maddeler, araya eklenebilecek bazı dönemsel ilaveler dışında son 50-60 yılın genelinde de muhtemelen geçerliydi. Emin olun ki, 50 sene önce de insanlar bir  araya geldiklerinde, bir sohbet ortamı oluştuğunda "hayat pahalılığından", "ay sonunu zor getirebilmekten", "zenginin giderek zengin, fakirin daha da fakir" olmasından, "torpilden", "adam kayırmadan", "yolsuzluktan", "her daim halkın ezilmesinden" bahsediyorlardı. Değişen arkadaki fonlar, konuşan figürler ve takvimin yaprakları olmuştur ancak. Alınan bir arpa boyu yolu, kilometre gibi algılamaya gerek yok.

Bugün de, ilk etkilerini göstermeye başladığı günlerdeki hafife almalara, "teğet" yorumlarına, görmezden gelmelere rağmen krizin darmaduman ettiği bir ekonomik atmosfer, psikolojisi ve maddi anlamda omurgası çökmüş bir halk kitlesi ve geleceğe dair bir güvensizlik hissi hakim. Belirsizlik ve neticesinde de gelecek günler hakkındaki umutsuzluk, insanların yaşamlarının sıkıntılı olduğuna delalet. "Günü kurtarmak" bile başlı başına bir dertken, buna bir de "yarın" endişesini eklerseniz ve kendini güvende hissetmemenin, gidişatın kötü olduğuna dair inancın sebebini daha iyi anlarsınız.

Elbette ki birtakım sıkıntılar, sorunlar, anlaşmazlıklar olur, olacaktır. Meselelere daima olumsuz ve hırpalayıcı bir eleştirel tarzda yaklaşmak da doğru değildir. Bu genel geçer bir kaidedir. Ancak, toplumun büyük bir çoğunluğunun, her gün ve her an yaşadıkları sıkıntılarla, sorunlarla ilgili olarak kaygılanmak, talepkar olmak da haklarıdır haliyle. Dertlerinin, sıkıntılarının dillendirilmesini, çözüme yönelik söylemler ve eylemler içerisine girilmesini beklemek de buna dahil edilebilir. Bu tarz bir hareket tarzında, hemen bir kötü niyet aramak, başka maksatların taşeronluğu gibi suçlamalara girişmek pek de insaflı değil. Aynı zamanda da, mevcut olan dertlerin devası anlamında da bir şey kazandırmayan bir yaklaşım. Sadece, derdi, sıkıntısı olan kitleleri daha da incitiyor. İşsiz oğlu için dertlenen babaya, "Senin de oğlun işsiz kalsın" demek kadar kötü.

Bir kısım basın (ki bu nitelemeyi kullanmak elzem olmuştur) sayılması lüzumsuz ve bir bakıma da aşikar sebeplerle yapay gündemlerin, başlıkların üzerinden gidiyor devamlı. Tabiri caizse, kendi önceledikleri konuları zorla insanların gözüne sokma ve asıl meseleleri (bir hayli netameli olduklarından herhalde) mümkün mertebe perdeleme çabasındalar. Gerçeği eğip bükmekten medet ummakla yanlış bir tutum içindeler. Bunun ahlaki bir yönü olmadığı meydanda.

Mesela, Kürt açılımı, Ermeni açılımı, arada darbe münakaşaları, bir sürü gerekli-gereksiz gerginlikler, faydasız polemikler derken, bir de yeni anayasa ve akabinde de erken veya zamanında seçim tartışmalarıyla, bütün kamuoyu son 1 senedir asli dertlerden, konu başlıklarından giderek uzak tutulmuş, soğutulmuş durumda. Halihazırda balık hafızalı olmakla malul olan kamuoyumuz, kendi asli meseleleri, anbean yaşadığı sıkıntıları üzerine kafa yormaya, bazı sorular sormaya, sorgulamaya başlayacakken, sistemli bir şekilde "üzerine düşünmesi istenen" konulara, tartışmalara yönlendiriliyor. Gazeteler, televizyonlar, yorumcular, netameli ve toplumun gerçek gündemi sayılan konuların yanından geçmiyorlar, ama bazı "sadre şifa olmayan" konuları da esnettikçe esnetiyorlar, sündürdükçe sündürüyorlar. Propaganda komasına sokuyorlar insanları. Bir bakıma, yoğun bakımdaki hastanın narkozlanması gibi bir şey bu. Elbette, kitlelerin de çok fazla bilinçli ve hakkını gözeten bir yapıda olmaması da bunda etken.

Son dönemlerde dikkat çekici şekilde artan zamlar, hayat pahalılığı, nereden bulunduğu meçhul kaynağa güvenerek IMF'ye elveda denmesi gibi konular neredeyse hiç konuşulmuyor. Türk-İş'in araştırmasına göre, dört kişilik ailenin açlık sınırı 845 TL ve yoksulluk sınırı da 2753 TL'ye çıkmış durumda ve milyonlarca insan açlık sınırının bile altında paralara çalışıyor. Bir çok kimsenin evlerine bir ayda giren para, yoksulluk sınırının altında. Bu hesaplamalar yapılırken de, açlık sınırını ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gereken en az harcama miktarı, yoksulluk sınırınıysa, insanca yaşayabilmek için gereken en az miktardaki harcama oluşturuyor. Tam bir "kıt-kanaat geçinme" modeliyle karşı karşıyayız ve bazı insanlar ve yayın organları da çıkıp "her şeyin çok güzel olacağını" söyleyebiliyorlar, bu gibi netameli konulara mümkün mertebe değinmeden. Bir tarafta, profili ve aktörleri değişse de "sefahat" ve "zevk-ü sefa" ekseninde zerre şaşma olmayan bir yeni kaymak tabaka, öbür yanda da yaşamlarını idame ettirmeleri giderek zorlaşan ve alım gücü peyderpey azalan (yani fakirleşen) kitleler.

Bütün bunlara rağmen ısrarla tali konulara kafa yorulması garip. (Sebepleri meydanda gerçi) Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olmadığını veya insanlara daha fazla demokratik hak verilmemesini söyleyen yok halihazırda. Ancak, işsiz, aç, yarını belirsiz insanlara pratikte ne faydası olacak bu girişimlerin? Hastanın kalbi durduğunda yapılması gereken kalbi çalıştırmak mıdır, yoksa hastaya vitamin vermek midir? Öncelik hangisinde olmalıdır acaba? Durum aslında bu kadar tuhaf. Gerçek gündeme bir türlü değinilmiyor, yapay gündemler dayatılmaya devam ediyor. Halk adına çalışmaktan bahsedip de halkı es geçmek bu olsa gerek.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 30.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: anayasa, hükümet, taslak, adalet, darbe, erdoğan, danıştay, chp, basın, saadet partisi, şeref malkoç, mhp, mustafa kamalak,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • çok isabetli bir yazı...

    Batılılar olayı çoktan çözmüş.. cahil bırak ve yönet.. cahillik okul okuma meselesi değil.. çevresinden, tarihten, siyasetten, coğrafyadan habersiz yaşamak. Yada buna kafa yormayı anlamsız bir tembellikle reddetmek. Böyle olunca meydan kurtlara kalıyor tabi. Sandıklarda verilen oylar TV lerde, dizilerde yıkanmış beyinlerce yanlış kullanılıyor. Araç kullanmayı bilmeyen kişilere verilen direksiyonlada Otobüs duvara toslayıp duruyor.. bu anlamda cahillik her alanda belimizi büküp duruyor. insanoğlu insan değil şartlandırılmış yığınlar söz konusu.. bomba patlamadanda uyanacakları yok.

    hasan56 | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 05 Nisan 2010 11:40

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yüzde 7.6 zam nerede?
    2. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    3. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    4. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    5. Gitti eskisi, geldi yenisi
    6. Ne bu şiddet, bu celâl!
    7. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    8. Dış politikamızın şahidi Biden
    9. Çengelköy sırtlarında
    10. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek