milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI

Halime Ana Hastanesi

19 MART 2009
PER 04:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hayalimde bir hastane var! Büyük mü büyük, temiz mi temiz, güzel mi güzel... Maddî planda en yüksek teknolojiye sahipken, manevî anlamda da sanki bambaşka bir atmosferi var... Oradaki tatlı sıcaklık, günümüzdeki bazı özel hastanelerde olduğu gibi paranın verdiği zoraki bir sıcaklığa benzemiyor. Çalışanlar aldığı talimatlar yüzünden değil, Allah rızası için gelen hastaları güler yüzle karşılıyorlar.

Hastanenin vizyonu hastalara şifa dağıtmak olarak belirlenmemiş. Zaten böyle bir iddiaları da yok. Onlar ancak şifaya vesile olabilmeyi arzu ediyorlar. Hastalarına da şifanın doktordan veya ilaçtan değil Yüce Allah'tan olduğunu telkin ediyorlar. O hastanede huzur ve mutluluk var. Oraya gelen hastalar tedirgin olmuyor, tedavi olmaktan korkmuyor, ameliyat masasından kaçmıyorlar. Doktorlar, hemşireler, ebeler, hasta bakıcılar fedakâr ve şefkatliler. Hastaları kimse azarlayıp, paylamıyor. Oradaki muamele ünlü gezgin Menavinus'un 19. asra kadar yaşayan Haseki Vakıf Hastanesi hakkındaki şu sözlerinde anlattığı gibi: "Burada hastalar, kendi öz ailelerine bakılır gibi şefkatle tedavi edilerek sıhhatlerine kavuşturulurlar. Binanın başka bir köşesinde cüzamlılar için yataklar vardır. Onlar daha zavallı oldukları için daha da şefkatli muamele görürler." (Hatemi, Hüsrev, Hoşça Bak Zatına, İstanbul, 1989, s. 67)

Hayalimdeki hastanenin doktorlarının simasında bir bilgelik var; Efendimizin tıp ilmini öven hadis-i şeriflerinden haberdarlar. Hemşirelerin simasında ise bir merhamet duygusu beliriyor. Ebeler doğan çocukların vatana millete hayırlar getirmesi ve Efendimizin sevgisi ile yetişmeleri için dualar ederek, salâvatlar getirerek görevlerini yapıyorlar.

İdari kadrosu hiçbir aksaklığın olmaması ve sorunun yaşanmaması için emeklerini esirgemiyor; hastane içerisinde sürekli dolaşarak işlerini yerinde hallediyorlar. Ayrıca israf konusundaki hassasiyetleri nedeniyle, hastanede bir gazlı bezin bile boşa gitmesine veya yemekhanedeki yemeklerin çöpe gitmesine asla razı olmuyorlar. Orada herkes vebalden korktuğu için kendi işini kusursuz yapmaya gayret ediyor. Hastaların sıhhati için her türlü önlem alınmış ve işler yoluna konulmuş. Temizlik konusuna gelince; sanki onu biraz abartıyor gibiler; ama iyi de yapıyorlar doğrusu.

O hastanede dikkat çeken en önemli hususlardan birisi de; insanların her türlü mahremiyetine saygı duyulması. Yani oraya gelen hanımlar karşılarında kendi cinslerini görünce utanıp sıkılmıyor, erkekler de kendi cinslerinin karşısında daha rahat ediyorlar. Hastane personeli arasında da aynı hassasiyetler yaşatılıyor. Odaların düzeninden tutun, kimin kiminle aynı ortamda çalışacağına kadar her şey bu hassasiyete uygun... İslam ahlakı sözde değil özde yaşatılıyor.

Bizim hayalini kurduğumuz bu hastane birilerine bir ütopyanın parçasıymış gibi gelebilir. Oysa biz bütün bunların bu çağda bile mümkün olabileceğine inanıyoruz. Günümüzdeki devlet hastanelerinin durumu malumdur. Bugün nasıl belediye başkanları belediye otobüslerinde insan taşıma konusunda zaaf içerisinde iseler, insanların tıka basa taşınılamayacağını bir türlü öğrenememişlerse, hastanelerimizde de benzer bir durum söz konusudur. Kısacası kısmi düzelmeler olsa da ideal hastanelere henüz kavuşmuş değiliz. Konumuz sağlık alanındaki aksaklılar değil. Zaten bu yazı vesilesi ile kimseyi üzmek de istemiyoruz. Çünkü bu yazının başlığındaki isim çok özel bir isimdir. Bizim burada yapmak istediğimiz; bu isme dikkat çekmek ve birilerinin aklına bazı şeyleri düşürmek olduğu için uzun boylu eleştirilerden kaçınıyoruz.

Şimdi gelelim sözün en önemli yerine. Türkiye'nin ve Dünya'nın en büyük ve en güzel hastanelerinden birisi olacak olan bu hastanenin isminin özellikle "Halime Ana" olmasını çok önemsiyoruz. Neden bu ismi önemsediğimizi şöyle açıklamak isterim:

Efendimiz bebekken sütanneler onu emzirmeyi kabul etmemişti. Bir tek Halime Ana onu emzirmeyi kabul etmişti. Diğerleri onun yetim olduğunu bildikleri için ücretlerini alamayacaklarını düşünüyorlardı. Halime Ana ise onun sevimliliğini görür görmez para pulu düşünmeden ona bakmayı kabul etmişti. Oysa kendisi de çok fakir bir kadındı. Buna rağmen Efendimizi kabul eden Halime Ana, onu evine götürür götürmez, bir bereketi de celbetmiş oldu. O güne kadar süt vermeyen keçisi süt vermeye başlarken, kurumak üzere olan hurma ağacının da meyveleri çoğalmıştı. O sofraya bir bereket, o yuvaya bir huzur gelmişti.

Mekke'nin iklim şartları bebeklerin sağlığı için müsait olmadığı için Halime Ana Efendimizin dört beş yıl kadar bakımını üstlenmişti. Bu süre zarfınca Halime Ana Efendimizi kendi öz kızı Şeyma'dan hiçbir zaman ayırmadı ve ona bir gül gibi baktı. Çünkü onu canı gibi seviyordu. Düşünüyorum da bu sürenin sonunda Halime Ana Efendimizi almak için gelen annesine onu teslim ederken kim bilir ne kadar acı çekmiştir. Kim bilir Efendimizden ayrılmak ona ne kadar zor gelmiştir. Kim bilir Efendimizi alıp götüren Amine Hatun o kapıyı çektikten sonra Halime Ana ne kadar çok ağlamıştır. Zannedersem Halime Ana da Efendimiz ve ailesi gibi şirk ehlinden değildi. Zira Efendimizin bir müşrikin sütüyle beslendiği düşünülemez. Kaderi yazan Yüce Allah Halime Ana'ya âlemlere rahmet olarak gönderilen güzeller güzeli bir peygamberi emzirme şerefini verdiğine göre, demek ki o insan çok saf ve temiz birisi olmalıdır.

Halime Ana'dan yüzyıllar sonra yaşayan bir insan olarak bugün ben diyorum ki: "Seni çok seviyoruz Halime Ana! Efendimize verdiğin sütün hatırına, onun için yaptığın fedakârlıkların hatırına seni hiçbir zaman unutmayacağız. Amine Hatun'un yetimine kimseler bağrını açmazken, ona sen sahip çıkmıştın. Bunun için seni her zaman kalbimizin en müstesna yerinde taşıyacağız."

Gelin Halime Ana'nın bu güzel ismini yaşatmak için bir şeyler yapalım. Onun fedakârlıklarını ve Efendimize olan hizmetlerini herkese anlatalım. Yeni nesiller Halime Ana'yı tanısınlar ve onu bilmekten mahrum kalmasınlar. Onun sütünün hakkını vermek belki bizim haddimiz olmayabilir ancak bugün biz Müslümanlar olarak bu temiz sütün hatırına "Halime Ana" ismini bir şekilde insanlara hatırlatmanın yolunu bulmalıyız.

Acizane ben bu niyetlerle "Halime Ana Hastanesi" diye bir fikir atıyorum ortaya... Neden devletimiz veya bir belediye başkanımız ya da özel sektör bu işe el atıp bir vefa örneği göstermesin? Böylesine hayırlı ve faydalı kuruluşlara Halime Ana'mızın ismi yakışmaz mı? (Historia gibi garip isimler bulacağımıza böyle isimleri yaşatsak daha güzel olmaz mı?)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 19.03.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hastane, şifa, vizyon, israf, doktor,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • tebrikler

    Çok hayırlı birşey düşünmüşsünüz. Allah razı olsun. Yazılarınızı beğenerek okuyorum br önceki yazınız da çok kaliteliydi.

    mehmetbilici | KatılıyorumKatılmıyorum (3.3/10 puan) | 19 Mart 2009 14:57

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Aydın Başar

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tek başına bir ümmet
    2. Yahyalılı İpek Hoca
    3. Soğuk sandalyeden sıcak yer sofrasına
    4. Muhterem Erbakan Hocamız
    5. Kur'an'ı anlamak...
    6. Ulvi dava, süfli davet
    7. Felsefe çukuru
    8. Cihatsız İslam olmaz
    9. İçinizdeki mücahidi uyandırın
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. Şems-Mevlana buluşması...
    2. Dinler arası diyalog...
    3. Namaz kılmayan çocuk
    4. Öteki Said-i Nursi...
    5. Muhterem Erbakan Hocamız
    6. Rep ve kolbastı
    7. Felsefe çukuru
    8. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    9. İsmet Özel’in derdi ne?
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    2. Dava bilinci...
    3. Rep ve kolbastı
    4. Cihatsız İslam olmaz
    5. Kabak çiçeği ve gonca gül
    6. Dua bilinci...
    7. İman tazeleme saati
    8. Halime Ana Hastanesi
    9. Şems-Mevlana buluşması...
    10. Amin buyur Sultanım
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek