Emperyalizmin ve Siyonizm'in temel hedefi Türkiye'yi zayıf düşürüp ele geçirmektir. Bu işin merkezi İstanbul'dur. İstanbul'da her geçen gün sayıları artan gökdelenlerde bunun hesapları, planları yapılıyor. Biliyorlar ki; "Anadolu'da Müslümanları temsil eden bir devlet olduğu müddetçe, İsrail'in güvenliğini sağlamak, Büyük İsrail'i kurma hedefine ulaşmak mümkün gözükmemektedir."
Bu hedefe ulaşmak için yıllardır Türkiye üzerinde ciddi oyunlar oynanmakta, birçok plan devreye sokulmaktadır. Türkiye'de uygulanan ve adına "Haim Nahum Doktorini" dediğimiz bu planın ana hatları şöyledir:
Aç bırakmak: Türkiye'de nüfusun yaklaşık yüzde otuzu açlık sınırında yaşamaktadır. Yine, nüfusun yüzde kırkı yoksulluk sınırında bulunuyor. Bu rakamlar ürkütücüdür ve tehlikenin büyüklüğünü ortaya koymaktadır.
İşsiz bırakmak: İşsizlerin sayısı her geçen gün çığ gibi büyümektedir. Son açıklanan rakamlara göre, işsizlerin sayısı on beş milyonu aşmıştır. Son çıkan küresel kriz dolayısıyla kapanan fabrikalar mevcut işsizlere yenilerini eklemektedir. Gittikçe de toplumsal bir travmaya dönüşmektedir.
Borca esir etmek: Ülkemiz, işbirlikçi yönetimler yüzünden son elli yıldır inanılmaz boyutlarda dışarıya borçlanmaktadır. Yabancı güçler, Osmanlı'yı yıkan Duyun-i Umumiye'nin günümüzdeki versiyonu olan IMF ve Dünya Bankası ile Türkiye'yi tehdit etmektedir. IMF ve Dünya Bankası'na bağımlı olarak sürdürülen ekonomik politikalar neticesinde ülkenin dış borcu beş yüz milyar dolara dayanmıştır. Bu borç yetmezmiş gibi, hiç akıllanmadan, ABD'nin bilinçli olarak çıkardığı ekonomik kriz bahane edilerek tekrar IMF'nin kapısı çalınmakta ve borç para dilenilmektedir. IMF'den alınan her kuruş bize kötü bir şekilde yansımakta; bankalar, milli kuruluşlar birer ikişer yabancıların eline geçmektedir. Bize ait ne varsa, hepsi elimizden çıkmaktadır.
Dininden uzaklaştırmak: Türk milletinin ana unsuru olan, birliğimizi ve dirliğimizi sağlayan dini inancımız, ahlak ve maneviyatımız zayıflıyor. Ortaya, dininden habersiz ve materyalist kafaya sahip bir nesil çıkıyor. Toplumdaki manevi erozyon neticesinde her türlü ahlaksızlık hızla artıyor. Bu tahribatı artırmak görevini televizyonlar ve gazeteler üstlenmiş durumda. Televizyonlar yirmi dört saat gayri ahlaki yayınlar yaparak, milletin iradesini zayıflatıp dininden uzaklaşmasını sağlıyorlar. Devleti idare edenler tedbir alacak yerde, bu duruma seyirci kalıyor.
Bölüp birbirine düşürmek: Türkiye'de yıllardır sahneye konulan ve gittikçe derinleşen Türk-Kürt ayrımı, Sünni-Alevi tartışması planlanan bölünmenin ana unsurudur. Yine, ülkemizde son yıllarda onlarca cemaat, grup ortaya çıkmış ve bu gruplar arasında düşmanlığa varacak derecede anlaşmazsızlıklar oluşmuştur. Özellikle Türkiye'nin ve İslam Dünyası'nın kurtuluş hareketi olan Milli Görüş üzerinde kırk yıldır akla hayale gelmeyecek oyunlar oynanıyor. Bu hareketi bölüp parçalamak için bugüne kadar ne varsa yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Hafızası canlı olanlar bunun ne manaya geldiğini çok iyi bilirler.
Yumuşak lokma haline getirmek: Bugün Türkiye her yönüyle emperyalizmin ve Siyonizm'in iştahını kabartacak derecede kötü idare edilmektedir. Ekonomik olarak Türkiye'yi ayakta tutan Milli kuruluşlarımız artık yok. Tarım ve hayvancılığımız can çekişiyor. "Önce ahlak ve maneviyat" diyerek işe sarılan bir nesil gitmiş, yerine "önce batı değerleri" diyen bir nesil gelmiştir. Her kesin birbiriyle kavgalı, kurumlar arasında birlik görüntüsü yok. Devlet-millet kaynaşması zayıflamış durumda. Kısacası, yaklaşık bir asır uygulanan "Haim Nahum Planı" çok iyi işletilmiş.
Haim Nahum'un oyununu bozacak, Türkiye'yi ve İslam dünyasını ayağa kaldıracak tek hareket Milli Görüş'tür. Bu oyunların bozulabilmesi için "yeni bir dünya"nın kurulması gerekir. Bugünkü sömürü düzeninin içinde kalarak bunu gerçekleştirmenin imkânı yoktur. Saadet Partisi'nden başka da, "yeni bir dünya" kurmaktan bahseden parti bulunmamaktadır. Bu nedenle, bütün dünyanın kurtuluşu Türkiye'ye bağlı olduğuna göre, Milli Görüşçüler için ibadet aşkıyla çalışmak bir vecibe haline gelmiştir. Çünkü Milli Görüş, "cihadın müezzinidir."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



