Günlerce ATV ekranlarında tanıtım fragmanları döndürülen, yayına gireceği geçtiğimiz hafta son anda durdurulan Hacı dizisi, alelacele anlaştığı Show TV’de izleyenlerin karşısına çıktı. 28 Şubat sürecinin muhasebesinin yapıldığı, bir döneme damgasını vuran olayların analiz edildiği, laikçi kesimle İslamcılar arasındaki kavgayı yansıttığı iddialarıyla gündeme gelen dizi, birinci bölümünde herkesin heyecanla beklediği bir havada çıkmadı…
Kayseri’de faaliyet gösteren, Anadolu sermayesini temsil eden bir holdingin kurucusu ve patronu olan Hacı Hayrullah Gesili… Hacı’nın, mafyatik bağlantıları olan, elinden kadeh düşmeyen, karı kız düşkünü kardeşi Faruk Gesili… Altında resmi arabasıyla ortalıkta fink atan, resmi görevinin “neyi incelemek, neyi kurcalamak olduğunu” anlayamadığımız Albay Zafer Atabay… Hacı’nın modern görünümlü, Amerika’da eğitim aldığı kaydedilen gelini Şeyda Gesili… Hacı’nın radikal dinci görünümü verilmeye çalışılan, Cuma namazı sonrası insanları galeyana getirmeye çalışan oğlu Ahmet Gesili… Ve, Faruk Gesili’nin metresi olan, “Amerikalı üst düzey yetkililerle bile kirli ilişkiler içinde olan”, devletten ihale bağladığı izlenimi verilen Sevil Ötüşken… Öncelikle, senaryodaki saçmalıklara parantez açalım… Hacı’nın radikal oğlu Ahmet Gesili, Cuma namazı sonrası, “Amerika Ortadoğu’da katliam yapıyor… Bu katliamlara karşı çıkalım…” diyerek başladığı konuşmasında, ortalıkta yeşil bayraklar dalgalanıyor… Sözde dinci bir korsan gösterinin yapıldığı izlenimi veriliyor… Ama, caminin avlusunda toplanan grup, “Ya Allah, Bismillah Allah’u Ekber” diye slogan atıyor… Bu slogan, ülkücü camianın sloganıdır ve İslamcı olarak nitelendirilen kesim, hiçbir zaman gösterilerinde bu sloganı kullanmaz… Radikal delikanlımız, Gesi Holding’e geliyor… Kapıdan girer girmez gördüğü yengesi Şeyda Gesili’ye, “Şeytan” diyerek üzerine yürümeye kalkışıyor… Böyle saçmalık olmaz…
Ne kadar radikal olursa olsun, böyle bir karakterin Türkiye’de varolabileceğine inanmak, kelimenin tam anlamıyla safdilliktir… Bu karakter, bir çok kadının başörtüsüz olarak sokaklarda dolaştığı Türkiye’de, yengesine yaptığı gibi herkesin üzerine mi yürüyor? Diğer yandan radikal delikanlımız Ahmet Gesili’nin akıl ve fikir babası olan tarikat şeyhi, sürekli olarak onu babasına ve büyüklerine karşı kışkırtıyor… Tarikat ehli olan insanlar, manevi huzuru bulmak için bu yola girerler… Tarikat ehli olan insanlar, değil bir insanı öldürmek, anaya babaya karşı çıkmak, karıncayı bile incitmemek felsefesiyle yoğrulurlar… Ahmet Gesili’yi gaza getiren tarikat şeyhimizin, Türkiye’de varolan hangi tarikatı temsil ettiğini elbette merak ettik… Hepsinden daha saçma olan ise, radikal Ahmet’in belinde silahla yengesini vurmaya kalkıştığı sahne oldu… Anadolu’nun her tarafında, muhafazakarlık ve dindarlık yönü olan insanlarla, başörtüsüz, modern görünmeye çalışan insanların bir arada olduğu aileler vardır…
Hiçbir ailede, radikal olduğu için bir vatandaş, başörtüsüz diye yengesini silahla vurmaya kalkışmaz… Çok önemli bir ayrıntı daha… Radikal delikanlımız cami çıkışında insanları galeyana getirdikten sonra, Albay Zafer Atabay, resmi arabasıyla Hacı Hayrullah Gesili’nin holding binasına geliyor ve Hacı’dan “Oğlu’nun ayağını denk almasını” söylüyor… Memleketin asayişiyle ilgili kurum olan Emniyet Müdürlüğü, protesto gösterisine müdahalede bulunmuş… Ahmet Gesili, konuşmasını yapmış, çekmiş gitmiş… Ahmet Gesili, gözaltına filan alınmamış… Albay ise Hacı Hayrullah Gesili’ye hesap sormaya gidiyor… Hacı’ya oğlu Ahmet Gesili’yle ilgili hesap sorması gereken Emniyet Müdürlüğü yetkilileri değil mi? Kışlasında kendi asli vazifesini yapması gereken Albay’ımız, ne zamandan beri Emniyet Müdürlüğü’nün işlerine karışır oldu?
Hacı’nın birinci bölümünü komedi dizisi gibi izledik… Bakalım ikinci bölümde daha ne saçmalıklarla karşılaşacağız!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



