9- Diğer Müslümanları tenkit etmekle meşgul olmak yerine kendi eksikliklerini ve kusurlarını telafi etmeye yoğunlaşmalıdır.
Cüneyd-i Bağdadî (K.S.), Bağdat'tan kalkar, hacca gider. Kâbe-i muazzamayı tavafa başlayınca, dikkatini dağıtan bir manzara ile karşılaşır. Bakar ki bir şahıs, ayaklarını Kâbe-i muazzamaya doğru uzatmış yatıyor. Bu manzara hoşuna gitmediği için, kendi kendine içinden şöyle der:
- Ben burada görevli olsam, Kâbe-i muazzamaya karşı böyle saygısızca yatıp uyuyanları, kolundan tutar dışarı atardım, der. Çok geçmez, tavafa devam etmekte iken, biri omuzuna vurur. Dönüp bakar ki o şahıs! Şaşırır:
- Ne oldu der. Bu defa o şahıs Cüneyd-i Bağdadi (K.S.)nun kulağına eğilir ve:
- Ben de bu Kâbe-i muazzamanın görevlisi olsam, uzak diyarlardan, hatta ta Bağdat'tan buralara kadar gelip te ibadeti bırakıp, başkalarının hata ve kusurlarını araştıranları kolundan tutup dışarı atardım, deyince, Cüneyd-i Bağdadi (K.S.) mahçup olur ve:
- ALLAH'ım beni af et, diye tevbe ve istiğfarda bulunur.
Hacının biri anlatıyor:
- Bir namaz sonrası Mescid-i Nebi'den çıkmış, Cibril kapısının önündeki direğe sırtımı vermiş, gurubumuzdan bir arkadaşı bekliyordum. O esnada, dışarı çıkan müslümanların hali dikkatimi çekti. Kimi elbisesiyle oynuyor, kimi burnunu karıştırıyor, kimi yalın ayak yere basıyor, pejmürde halde doloşıyorlar. Tertipsiz Mü'minlerin bu dağınık hallerine kafamı takmıştım ki, yine o halde biri yanıma sokuldu ve bana:
- Hel ente müfettiş = Sen müfettiş misin? Dedi, çekip gitti. Hemen toparlandım:
- Ya Rabbi, ben ne yaptım, niye burada güzellikleri değil de, hep çirkinliklere takıldım, diye kendimi suçladım.
10- Hacda olumlu düşünmeye, uyum göstermeye ve uyumlu hareket etmeye özen göstermelidir.
11- Kardeşleri hakkında hüsn-ü zan sahibi olmalı, su-i zandan şiddetle sakınmalıdır.
12- Kul haklarına riayet etmeye ayrı bir özen göstermelidir. İnsanlarla eşit olunması gereken bir ortamda, kendisi için birtakım ayrıcalıklar aramak haccın ruhuyla bağdaşmaz. Bu sebeble servis araçlarında, asansörlerde ve yemek salonlarında sıraya riayet etmeli, ortak kullanım alanlarında mümkün mertebe kadın ve yaşlılara öncelik vermeli, başkalarına: "Önce sen buyur!" demesini fazilet bilmelidir. Kaldığımız binada salon, asansör ve odaları ortak kullanmak zorundayız. Buralarda komşuluk ve arkadaşlık hakkına saygılı davranmalıyız.
Oda, koridor, merdiven, asansör, yemekhane, servis otobüsleri v.b. yerlerde yüksek sesle konuşarak arkadaşlarımızı rahatsız etmemeli, kimsenin kalbini kırmamalı ve incitmemeliyiz.
Evlerde istirahat edenleri rahatsız etmeyelim. Odalara giriş ve çıkışlarda nezaket kurallarına uyalım. Eşyalarımızı kullanırken ses ve gürültü çıkarmayalım. Birimizin iş ve ibadet vaktinin, bir başkasının istirahat vakti olabileceğini unutmayalım.
Klimaları oda sakinleriyle istişareli, belirli derecede ve sürelerde çalıştıralım.
Aşırı kalabalık nedeniyle Hac mevsiminde otel veya ev sahiplerince iyi bir temizlik verildiği söylenemez. Dolayısıyla başkasından temizlik bekleme yerine oda, koridor, lavabo, banyo, tuvalet ve benzeri mekânları kendimiz temiz kullanalım.
Bayanların bulunduğu oda ve dairelere izinsiz girmeyelim ve onları rahatsız etmeyelim.
Yemekleri ihtiyacımız kadar alalım. Eksik olması halinde bir daha alınabilir. Ancak yemeklerin dökülmesine ve israfına neden olmayalım.
13- Hacda îsar yani başkalarını kendisine tercih ahlâkına sahip olmalıdır. Bencil davranışlardan sakınmalı, diğer hacılara öncelik verip yardımcı olmalıdır.
14- Kendisi için istediğini başkası için de istemeli, kendisi için arzulamadığını başkaları için de arzulamamalıdır.
15- Küçüklere sevgi, büyüklere saygı göstermeli, yaşlı, özürlü ve yardıma muhtaçların yardımına koşmalıdır.
16- Mütevazi olmalı, kibirden, enaniyetten ve gururdan sakınmalıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



