Hac: İmkânı olan Müslümanların belirlenmiş zamanı içinde; Kâbe, Arafat, Müzdelife ve Mina gibi belirlenmiş mekânlarda belli dînî görevleri şart ve usûlüne uygun olarak yerine getirmek suretiyle yapılan ibadeti ifade eder. Geniş bilgi için "Ya Rabbi! Ben Senin Rızan İçin HACC Yapmak İstiyorum." İsimli eserimi önemle tavsiye ediyorum. Bu kitap, sadece bir HACC rehberidir.
Israrla tavsiye ettiğimiz bu eserimizi "TEREKE YAYINCILIK, Namık Kemal Mh. Yunus Emre Cd. Yavuz Sk. No:9/A Ümraniye-İstanbul, TEL: 0216 521 39 56 0532 610 33 49" adresinden temin edebilirsiniz. Alıp okumadan sakın hacca gitmeyiniz.
Haccın farziyeti
Hac, hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Gerçi Müslümanlar daha önce de hac yapmışlardı. Fakat bu, farz olduğu için değil, bilakis Hz.İbrahim (A.S.)'ın dinindeki mevcut meşrûluğu üzere yapılmış idi. Çünkü hac, bilindiği şekliyle Hz.İbrahim (A.S.)'a kadar uzanmaktadır. Kur'an-ı Kerim ve hadîs-i şerifler bize, Hz.İbrahim (A.S.)'ın haccından, insanları hacca çağırmasından bahsetmekte, Kâbe'nin ve hac menâsikinin tarihçesine işaret etmektedir. Şöyleki: Nemrudla olan mücadelesinin sonunda Hz.İbrahim (A.S.) önce Filistin'e gelmişti. Sonra, ilerleyen yaşında eşi Hz.Hacerle oğlu Hz.İsmail (A.S.)'i, su bulunmayan ve ekili olmayan bir vadiye, Mekke-i Mükerreme'deki Beyt-i Haram'ın yanına yerleştirmişti. O beldenin bereketli olması için şöylece dua etmişti: "Hatırla o zamanı ki İbrahim şöyle demişti: Rabbim! Bu beldeyi, Mekke-i Mükerreme'yi emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!
Rabbim! Çünkü o putlar, insanlardan birçoğunu dalâlete düşürdüler. Şimdi kim bana tabi olursa, işte o bendendir. Kim de bana isyan ederse, artık Sen gerçekten çok mağfiret edici, çok merhamet edicisin.
Ey Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i Harem'in olan Kâbe'nin yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Artık Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler." (İbrahim sûresi:35-37)
ALLAH Teâlâ, Hz.İbrahim (A.S.)'a ve oğlu Hz.İsmail (A.S.)'e Beyt'ini tavaf edenler, namaz kılan, rükû ve secde edenler için putlardan temizlemelerini emretmişti. Bunun üzerine onlar Kâbe'nin temellerini birlikte yükseltmişler ve bunu kendilerinden kabul etmesi, orayı güvenli ve bereketli kılması ve zürriyetlerinden ALLAH Teâlâ'ya teslim olacak bir ümmet vermesi için şöylece dua etmişlerdi:
"Hatırlayın hani Biz, Beyt'i, Kâbe'yi insanlar için bir toplanma mahalli ve güvenli bir yer yapmıştık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin, orada namaz kılın. İbrahim ve İsmail'e: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emir vermiştik.
İbrahim de demişti ki: Ey Rabbim! Burasını emniyetli bir şehir yap ve ahalisinden ALLAH Teâlâ'ya ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle, mahsüllerle rızıklandır. ALLAH Teâlâ da: Kim inkâr ederse onu da az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Ne kötü varılacak yerdir orası! Buyurmuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



