milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI

Hac ne kongresidir?

17 KASIM 2011
PER 00:40

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Özellikle haccı, Müslümanların büyük kongresi şeklinde tanıtmanın oturduğu zemin makul bir zemin değildir. Bir kere bu kongrenin tahakkuku neredeyse mümkün değildir. Fiili bir kongre eğer Arafat için söyleniyorsa, Arafat'ta Veda Haccı dışında böyle bir kongre gerçekleşmemiştir. Manevi bir kongreden söz ediliyorsa o kongreyi Müslümanlar her gün beş kere gerçekleştirmektedirler. Haccın övülmesi için, kongreleştirilmesine gerek yoktur. Hac zaten anadan doğma temizleyen yapısıyla yükseltilebileceği kadar yükseltilmiştir. O, dinin beşte biridir. Bireysel olarak haccın Müslüman'a kazandırdığı yeniliği ve yükselişi, bütün Müslümanlar şeklinde zor bir yere oturtabiliriz.

Hacca veya nispeten umreye bu tarzda bakılması yani Mekke ve Medine'de bulunmanın Müslümanlar arasında kaynaşma amacıyla daraltılması ne o kaynaşmayı temin eder ne de hac ve umredeki asıl maksadın gerçekleşmesine fırsat verir. Evet, hac ve umrenin mü'min de kendi şehrinde bulamayacağı bir yenilenme ve silkinme fırsatı vermesi beklenen şeydir. Öyle olmalıdır da. Ancak bu, Kâ'be'nin önünde, Ravza'daki muhteşem huzurda oluşmalıdır. Otel lobilerinde, çarşılarda bunun aranması anlamlı değildir.

Mü'min, Rabbinin misafiri olarak bulunduğu bir mekânda Rabbi ile 'baş başa kalmayı' başarmakla en güzeli yapmış olur. Günahlardan arınıp yeni bir enerji ile şehrine dönen mü'min kazançlı mü'mindir. Coğrafya tezi hazırlayan öğrenci mantıklı anlayışlar aslı gayeden uzaklaştırmakta, kendilerince haccı/umreyi fezada kaybolup giden bir yankıya dönüştürmektedirler.

Kongre anlayışı yüzünden, ruhi terbiyemizde tenkit edilebilecek ağır hatalar da yapılabilmektedir. Ravaza-ı Şerif'in yanı başında yüksek sesle muhabbet eden iki hacı veya umreci 'kongre üyeleri olarak tanıştıklarını' söylemiş olsalar, Hucurat suresinin ilk âyetlerini nasıl yorumlamış olurlar acaba? Gıybete sürükleyen gevşeklik, otellerdeki ve çarşılardaki vakit israfları, Araplarla ilgili büyük keşifler büyük mekânın misafirlerinin küçük işleri olarak melekler tarafından tescil edilmektedir.

Hacı elbisesi

Allah Teâlâ, mü'min kullarını köylerindeki camilere bile davet ederken 'ziynetinizle gelin' buyurmuştur. En iyi ve en temiz elbiselerle mahalle mescidine gitmek Allah'ın emridir.

Mescitlerin kıblesi Kâ'be ve mekânların en heyecanlısı olan Ravza'ya gecelik kıyafetlerle gitmekte sakınca görmeyen mü'minlerin edep ve ihtişam kavramlarını nasıl yorumladıkları merak edilir doğrusu. İnsanların köylerindeki bir düğüne asla gidemeyecekleri kıyafetlerle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzuruna çıkmaları düşündürücü değil midir?

Bu endişeyi cevaplayacak olanların ilk sığınağı sıcaklıkla ilgili şikâyetleridir. Sıcaklığın dağınıklık nedeni olduğunu da kabul edemeyiz. Zira sıcağa göre de uygun olacak kıyafet vardır ve bu asla gecelik değildir.

Kıyafet konusuyla alakalı bir husus da, hacıların üzerindeki milli kıyafetlerin haccın edası için zorunlu şartlar hâline getirilmesidir. Kimsenin kıyafetinin bir üstünlüğü olmadığı gibi zorunluluğu da yoktur. Hac ibadetinin semboller üzerinden eda edilmesine doğru bir kaymayı göstermesi bakımından, kıyafet ve haccın da doğru değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mekke'nin şeytanları

Bulunduğu şehirde şeytandan Allah'a sığınan Müslüman, hac veya umre için Mekke'ye gittiğinde şeytana karşı korunmuş bir yere gitmiş değildir. Bilhassa yöreye uygun projeleri ve tarihi derinliklerinden gelen deneyimi ile şeytan, hacıları da umrecileri de ağlarına takmak üzere beklemektedir. Bu mantığı idrak etmeden umreye veya hacca giden bir Müslüman, büyük bir yatırım umuduyla gittiği yerlerden hüsranla dönebilir.

Riya ve ucub, şeytanın orada en çok kullandığı eritme taktiklerindendir. Hacının, himayesinde olduğu şirketini abartarak yaptığı haccı kesin kabul olunmuş bir hac sayması, kendisini sorunsuz bir Müslüman görmesi böyle bir tuzağın başlangıcı olabilir.

İnsanların renklerine, tutumlarına takılması, Mekke'deki tek renk ihram kıyafeti yerine diğer değerlere ilgi göstermesi de böyle bir tuzak için sinyal olabilir. Çarşı pazara, o çevredeki teknolojiye ilginin, oradaki farklılıklara vakit harcamanın orada yapılmaması gerekenler arasında olduğunu bilmelidir hacı ve umre ziyaretçisi... Şunu bile önemli bir not olarak zihnimizde tutmamızda yarar vardır: Mekke veya Medine'yi ziyaret eden bir Müslüman'ın oradaki tarihi noktaları ziyaret etmesi, şehitlerin makamından gazvelerin cereyan ettiği yerlere kadar bilinen merkezleri ziyaret etmesi küçümsenemeyecek bir iştir. Ancak böyle bir ziyaret ne farzdır ne de vaciptir. Belki Kuba mescidini ziyaret için Sünnet diyebiliriz. Baki' mezarlığı için de Sünnet hükmü verilebilir. Bu iki mekân da dâhil olmak üzere, Mekke ve Medine'deki ziyaretlerin hiçbiri oradaki iki Harem-i Şerif'te bir vakit namazını cemaatle eda etmekle kıyaslanabilir işler sayılmaz. Bir de bu ziyaretler, gezdiren şirket temsilcisinin işini iyi yapmış olmak için 'ah şehidim, vah yavrum!' üslubu ile anlattığı, bugün için kullanılamaz bilgilerle dolu ise, ziyaretin Medine'ye kadar gidilmesini dolu hale getirecek yönü yok demektir.

Uhud'u ziyaret edip hatıra resimleri çekmek diye bir ibadet yoktur ki!

Ramazan gibi bir mevsimde Mekke'de teravih kılıp ardından otel lobisinde kadınlı erkekli gurbet muhabbetleri yapmak açık bir şeytan tuzağıdır. Bu tuzağın, hac arkadaşlığı, umre arkadaşlığı muhabbeti ile kılıflandırılması neticeyi değiştirmez.

Ticaret merkezlerinde harcanan vakitler, Harem-i Şeriflerde harcanacak vakitlerden kırpıldığına göre zarar ortadadır.

Hacı veya umreci bilmelidir ki:

1- Beraberinde orada okunur bir kitap götürmeli, dinlenmek için onu okumalıdır.

2- Vird ve zikir kitabını götürmeli, onu defalarca doya doya okumalıdır.

3- Mekke'de çok tavaf etmelidir.

4- Medine'ye girişten son dakikaya kadar salâvatı oranın şifresi olarak tekrarlamalıdır.

5- Mekke ve Medine'de saatlerce Kur'an

okumalıdır.

6- Mekke ve Medine sınırlarında kendi dilini unutmalı, dünya kelamı hiç konuşmamaya azimli olmalıdır. Bilhassa ailesi ile gidenler, zikir olmayan şeylerden uzak kalmalıdırlar.

7- Bilhassa Sünnet işlere orada daha çok önem verilmelidir. İhramdan mescide girme edebine kadar her işte 'bu Sünnetmiş!' yerine, 'madem bu Sünnet'tir' diyerek önem vermelidir.

8- Ticaretten ve çarşılardan uzak kalınmalıdır.

9- Telefon ve benzeri iletişim cihazları ile Harem-i Şeriflere girilmemelidir.

10- Orada mezhep farklılıkları gibi Ümmet'in bütünlüğünü zedeleyici tutumlardan kaçınılmalı, bir virgül kadar bile olsa Ümmet'in bölünmüşlüğü görüntüsüne destek olmaktan utanılmalıdır.

11- Mekke'de sevapların yüz binle çarpılarak yazıldığı unutulmamalıdır. Bir de günahların da öyle yüz binle çarpılıp yazılabileceği unutulmamalıdır!

12- Gözünü Kâ'be'den başka bir şeye dikmemeyi ilke edinen mü'minin zararsız dönebileceği bilinmelidir.

13-    Mekke ve Medine'de, diğer bölgelerde insana eziyet etmenin ve kul hakkının çok tehlikeli olduğu unutulmamalıdır.

Dua ve Mekke

Duanın Mekke ve Medine kadar insana sıcak olduğu başka bir yer nasıl düşünebiliriz?

Neredeyse sırf dua etmek için Mekke ve Medine'ye yürüyerek gidilse azdır, diyeceğiz. Duanın tam mekânlarıdır oralar.

Bu nedenle Mekke ve Medine'de duayı daha önemli görmeye mecburuz.

Mekke ve Medine'de başkası olmaz denebilecek hiçbir dua yoktur. En güzel dua da mü'minin ihtiyaçlarını, dert ve şikâyetlerini dillendirmesidir. Türkçe veya başka bir dil önemli değildir. Önemli olan ihlas ve heyecandır. Hazır dualar yerine yürekten dualar tercih edilmelidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 17.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hac, kongre, terbiye,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nureddin Yıldız

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda Hutbesi'nde aile
    2. İş arayanlara iş teklifi
    3. Not defterinden paragraflar
    4. Seçmeye mecburuz
    5. Kadın süslenir
    6. Evlilik hak değil görevdir
    7. Helale yürüyüş
    8. Bu da sabırdır
    9. Ahlâk ne olacak?
    10. Sıçramak hayaldir
    1. Günümüz için Mekke Medine tarihi
    2. Yahudilerin, zulüm ve nankörlük dolu tarihi
    3. Rüya âleminin gerçekleri
    4. Maaş yetmez bereket şart!
    5. Zinanın basamakları
    6. Kadın toplantıları
    7. Fitne zamanında…
    8. İnsanın tamiri mümkündür!
    9. Domatesle başlayabiliriz
    10. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    1. Maaş yetmez bereket şart!
    2. İyi Müslümanlık ölçülerimiz (I)
    3. Onlar değil mi?
    4. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    5. Din yalnızca İslam’dır!
    6. Bedenlerimiz de emanettir(I)
    7. İman testi
    8. Kadın müfti
    9. “En hayırlı gün”
    10. Modern dünyanın garipleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek