Bilindiği gibi dünyada ve ülkemizde bir salgın haline dönüşmeye eğilim gösteren bir virüs hayatımızı, sosyal yaşamamızı ve hemen her şeyimizi bu günlerde etkilemeye başlamış durumdadır. Bu konuda olumsuz beyanlarda bulunup kafa karıştıran insanlara pek fazla aldırış edilmemesini özellikle belirtmemiz gerekir.
Aşı olmak tehlikeli midir?
Bazı doktorlar basına demeç vererek kendisiyle yapılan röportajlar sırasında aşı olmayacağını ve aşının önemsizliği hakkında değerlendirmelerde bulunuyor. Bu yaklaşımın öncelikle doğru olmadığını ifade etmek lazım... Bu açıklamalar, ülkemiz insanlarının sağlıklarına katkı yapmayacağı gibi pek çok faydalı hizmeti de kötü göstermeye yönelik doğru olmayan bir dezenformasyondan başka bir şey değildir.
Dünyada pek çok hastalık için aşılar geliştirilmiş ve bu aşılar sayesinde binlerce insanın hastalıklardan korunması mümkün olmuştur. Sağlık Bakanlığı bu konu hakkında çok ciddi bir çalışma ve hummalı bir gayret içindedir. Amaç ağır bir salgın olmadan bu süreci olabildiğince az hasarla atlatmaktır. Bunun için tüm sağlık çalışanları gece gündüz demeden seferber olmuş durumdadırlar.
H1N1 Virüsü Türkiye'de yaygın değil!
Sağlık Bakanlığımız ülkemizin, Domuz Gribi olarak ünlenmiş fakat bizim ifadelerimizle H1N1 virüsüne karşı üretilen bu aşıyı temin eden dünyada çok az sayıda bulunan ülkelerden birisi olmasını sağlamıştır. Bu büyük bir ekonomik masraf ortaya çıkarmış ama buna rağmen ülkemiz insanları için her türlü fedakârlıkta bulunulmasına onay almıştır. Bakanlığın bu konuda çok samimi bir gayret içinde olduğu tüm vatandaşlarımız tarafından özellikle bilinmelidir.
Eğer aşılar olmasaydı ve bunlar çocukluk dönemlerinden başlayarak düzenli ve bir plan doğrultusunda uygulanmasaydılar dünyada ve ülkemizde her yıl milyonlarca insan hayatını kaybetmek zorunda kalacaklardı.
Bu yüzden özellikle kronik rahatsızlıkları bulunan hastaların ve hemen herkesin ülkemize ithal edilen ve yakın zamanda yapılmaya başlanacak bu aşıyı rahatlıkla ve güvenle yaptırmalarını tavsiye ediyoruz.
Aşı, güvenlidir!
Aşıyla ilgili pek çok spekülasyondan dolayı kafanız karışmasın. Hiç bir ülke kendi vatandaşlarına uygulayacağı aşıları kontrol etmeden uygulama hatasına düşmez.
Nitekim yaklaşık iki haftadır bu aşılar ülkemize gelmiş olmalarına rağmen hala incelenmeleri devam etmekte ve güvenli olup olmadıkları kontrol edilmektedir. Bu yüzden rahatlıkla ve hiçbir şüpheye kapılmaksızın aşıyı kendinize ve aile bireylerinize yaptırabilirisiniz...
Dünya Sağlık Örgütü, aşıya onay vermiştir. Avrupa ve Dünya İlaç Ajansı aşıları ruhsatlandırmıştır. Bu kuruluşların yanıldığını söylemek mümkün değildir.
Aşı yaptırmak mecburiyeti elbette yoktur. Fakat çocuğunuza aşı yaptırmayacaksanız bizler sağlık çalışanları olarak sizlerden 'onam belgesi' almak zorunda kalacağız. Bu belge sonucunda sorumluluk tamamen anne ve babaya geçmektedir.
Eğer çocuğunuza aşı yaptırmaktan çekinirseniz virüs bulaşmasına bağlı olarak gripten ölümüne neden olursanız gelecekte yetkililere hakkınızda dava açılma imkânı tanımış oluyorsunuz. Bu konu unutulmamalıdır çünkü herkesin çok dikkat etmesi gereken bir sorumluluğa ortak olması anlamına gelmektedir.
Risk grupları mutlaka aşılanmalıdır!
Risk gruplarının aşılanmaları kuşkusuz çok daha önemlidir. Özellikle beş yaş altı çocuklar, okul çağındaki çocuklar, gençler ve yaşlılar... Tabi birinci öncelikli gruplar arasında sağlıkçılar geliyor...
Her zaman kış aylarında biraz daha fazla mesai yapmak zorunda kalan sağlıkçılar içinde bu kış biraz yoğun geçeceğe benziyor. Fakat genel anlamda ülkemizde çok ciddi bir salgın olması beklenmiyor. Bu yüzden vatandaşlarımızın korkmaması, paniğe kapılmaması ve rahat olması gerekir. Onlar için Sağlık Bakanlığı gerekli her türlü önlemi almış gözükmektedir.
Bu süreçte yapılması gerekenler basitçe şöyle sıralanabilir;
Gripli insanlarla tokalaşmamak, yakın temasta bulunmamak, bu insanların bulunduğu odaların havalandırılmasına dikkat etmek, evde farklı bir odada bol sıvı ve ilaçlarını alarak istirahat etmelerini sağlamak...
El temizliliğine dikkat etmek...
Sağlık kuruluşlarına çok ciddi bir rahatsızlığınız yoksa paniğe kapılıp boş yere müracaat etmemek...
Zira bu hastalık ölümcül değil. Mevcut grip enfeksiyonundan farklı olarak özel bir tedavisi bulunmuyor. Bu yüzden aşılanmaya önem vermek ve mutlaka aşılanmak gerekiyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



