“Artık realistiz : Dinci partisi de olmayacağız, dindarların partiside…”
Hürriyet - 12.7.2001 –Abdullah Gül
Mânevî değerlerin gereğine zerrece îmânı olan basın-yayın mensubu yazar-yorumcu…hemen herkes; Kasımpaşa Büyük Piyâle Kur’an Kursunun, tam da düşmanlığa eş biçimde yıkımını ve yıktırılış biçimiyle yıktıranların dününü ve bu gününü konuşmakta.
AKP iktidarının icraatlarını değerlendirirken, skandallarını bir türlü kavrayamayan, belki de iktidar yapmış olmanın vebâlinden kurtulma telaşında olanlar için fazla söze, ciltler dolusu yazıya ihtiyaç yok.
“Önce ahlâk ve mâneviyat…” diyerek yola çıkanlarla “yol arkadaşlığı” yaptıktan sonra, irtikâp edilen bunca cinnet ve cinâyetleri kavramak her halde kolay olmasa gerektir. Ne var ki, biraz, etrafımıza dikkatle baktığımızda şifrenin çözüldüğünü görürüz.
Kurucusu, AKP’nin “kurucu zihnî yapısını” şöyle ifade ettikten sonra; başka bir “şifre anahtarı”na ihtiyaç yoktur.
“Artık realistiz: Dinci partisi de olmayacağız, dindarların partisi de…” Bir iktidarda öz bu olunca, yânî “velî nimet” “dindarlar” olmayınca, icraatta dindarlara söz hakkı yoktur; “veli nimet” ne isterse “teslimiyetçi” onu yapmak zorundadır. Büyük Piyale Kur’an Kursu bunun için dozerler, panzerler, coplar ve zehir gazları eşliğinde hâk ile yeksân edildi. Yüzlerce milyar bunun için kiliselerin restorasyonuna harcanıyor. Bunun için yeni kiliseler inşâ ediliyor, hattâ câmîler kiliseye çevriliyor….
Aslında ben bugün söze hiç karışmayacak - NTV MS NBC – nin sitesinde yayınlanmış olan “vatandaşın değerlendirmelerinden” alıntılarla yetinecektim. Anlamına, ya da anlamsızlığına, gramerine, noktalama işaretlerine, harflerin boyuna-bosuna aldırış etmeksizin alacaktım. Yânî “tıpkı basım” yöntemiyle…
Bundan sonra bir tek kelime ilave etmeksizin ve çıkarmaksızın söz vatandaşın.
İşte vatandaş ve farklı imzalar:
1- “Sayın başbakanın son dönemde İslama karşı İslam elbisesi içinde yaptığı yanlışlıkları kınıyorum.özellikle üç gün önce 2 trilyon masraf edip kilise açtırması dünde kendisininde ekmek yediği kuran kursunu yıktırması kabul edilecek birşey değildir.tahminim başbakan bazı menfaatleri karşılığında tavizler vermeye başladı.Verebileceği en büyük tavizde destekleri sayesinde bugünlere geldiği geçmişini silmek olsa gerek.Şunu bilmelidirki bu millet kendisini kandıranları nasıl cezalandırdığını göstermiştir.Mademki başbakan artık değişti cezasını sandıkta çekecektir.”
2 -“Yapılan zulme dur diyecek birileri yokmu akp van da devlet bütcesiyle kilise açarken burada kuran kursunu yıkıyor yazıklar olsun yerine başka biryerden kuran kursu yapılarak akp yaptıgı hatayı düzeltmelidir. % 98 i müslüman olan bu ülkede bu gibi şeylerin olması mantıklı degil kime hizmet ediliyor dinler arası diyaloğ meselesiye hiristiyanlaştırılmaya çalışılan bu ülke kuran kurslarının yıkımıyla amaçlarını tamamlamak mı istiyorlar. Herkes elini viçdanına koyup biraz daha duyarlı olmalıdır. ecdadımız bize bu ülkeyi imanlı bir nesil yetişecek diye islama hizmet edecek diye canlarını varerek fethetmediler mi? sayın başbakanımıza bu soruyu sorma lazım …”
3-“Ttayyip bey değiştiğini ispat etti. kuran kursunu yıktı, heybeliada ya da kilise... “
4-“Camiyi yıkan gafiller. Buyrun restore edin,dininiz gereği kilise yapın. Size bu yakışır. Ancak unutmayın ki bunu yapanların sonu öyle kötü olacak ki bütün millet bunu görecek…“
5-“ Ne olursa olsun, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı bizzat başbakanın talimatı ile nasıl çiğnenebiliyor? Hadi yasa tanımaz, hak bilmez bir despot hükümet diyelim, bu hükümet biz muhafazakarlardan KLİSE açarak ve KURAN KURSU yıkarak mı oy istiyor? E ama Allah belasını verir bunları bile bile oy verenlerin…”
6-“Memleketimizde ne garip işler olmaya başladı.dün kiliseleri tamir edenler bugün kuran kursunu yıktılar.yarın da Heybeliada ruhban okulunu açacaklar???? “
7-“Ne hazindir ki, daha birkaç gün önce, Van’daki Akdamar Kilisesi Bakanların, papazların ‘şen-şakrak’ kahkahaları eşliğinde törenle açılırken, bir Kur’an kursunun yıkılması ‘acı bir tesadüf’ olarak hafızalara kazındı. ‘Dinlararası diyalog’ ve ‘dinler bahçesi’ safsatalarının ayyuka çıktığı bir dönemde, hangi gerekçe ile olursa olsun, Kur’an kursunun yıkılması, acaba bu diyalog kandırmacasının bir sonucu mu? Milli ve manevi değerlerin iç ve dış odaklarca yok edilmek istendiği bir dönemde…”
8-“Yıkım sırasında olay yerinde olan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, ne o Kur an Kursu kaçaktır, ne de gayri yasal bir suç işlemiştir. Tek suçları Recep Tayyip Erdoğan a oy vermemeleridir. Erdoğan yıllarca elini öptüğü hocası Erbakan ı bir kalemde iktidar olma uğruna silmiştir. Şimdi de Türkiye nin sosyetesine yaranmak ve Cumhurbaşkanı olmak için çocukken okuduğu Belediye başkanı iken ziyarette bulunduğu kursun yıkım emrini bizzat vermiştir. Buradaki cami Teşvikiyenin görevini üstlenecektir. Bu böyle biline. Yoksa herkes şunu bilmelidir ki devlet bir yeri yıkmak istiyorsa kılıf bulması kolydır. burası için de kılıf bulunmuştur. Erdoğan ın bu icratı için allah a havale ediyorum. Camiler Kur an Kursları Allah ın evleridir. onları yıkan kişilere de en hak ettiği cezayı da o verecektir…”
“Büyük Kulüp”ün yaptırdığı “denize nazır” kaçak yapıda keyif çatılırken, Kur’an Kursunun alnına, “Tayip Beyin Emriyle Yıkılacak Kur’an Kursuna Hoş Geldiniz” yazılı afişin asılmış olması ne kadar acı!...
Demek ki, ellisinden sonra, “değişmişliğin ispatı”, pek de kolay değilmiş!.. .


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



