Bir güzellik yarışıdır gidiyor. İnsanlar güzel olmak için kılıktan kılığa demeyelim ama halden hale giriyorlar. Bazı kadın ve erkekler güzel olmak ve güzel görünmek için kendilerini paralıyorlar.
Sahi bu canhıraş çaba da neyin nesi?..
Güzellik, asırlar boyu insanların en önemli sorunlarından biri olmalıdır. Zira insanoğlu ilk çağlardan beri güzel olmak için ekmek kavgasına bir de güzellik eklemiştir.
Bir bakıyorsunuz kazılan fi tarihinden kalma mezarlarda süs eşyaları çıkıyor.
Küreselleşen dünyada güzelliğin kıymeti daha da artar olmuştur. Bir işe girerken dahi insanın düzgün konuşabilme kaabiliyetinin yanı sıra eli yüzünün de düzgünlüğüne bakıyorlar. Özellikle görsel medya yüz güzelliğine aşırı hassasiyet gösteriyor. Tabiki bu güzelliğe bir de makyaj giriyor ve mesele de böylelikle kapanıyor. Görsel medya bu haliyle ve tavrıyla asrileşme çabasındaki gençleri tabir yerindeyse tetikliyor. Güzelleşme uğruna ne sıkıntılara giriliyor ki bunun vehametini düşünmek ve örneklerini görmek bile dehşet bir şey!...
Güzellik, güzellik de neye ve kime göre güzellik? Önce güzele bakmalı...
Güzel varlıkla örtüşür, varlıkla değer bulur. Şöyle bir soruya başlamak gerekirse; güzelliği eksik bir varlık, varlıktan yoksun bir güzellik ne ifade edebilir, bunun ne değeri olabilir ki? Güzel sevimlidir; varlıksız bir güzel düşünülemiyeceğine göre de onların doğası tektir. Güzelin daha değerli olması varlığa bağlıdır.
Güzeli ortaya çıkaran, değerlendiren ise çirkinliktir. Güzellik olmasa çirkinlik, çirkinlik olmasa güzellik hiç bir anlam ifade etmez... Güzelliğin doğru bir gerçek, çirkinliğin ise bu gerçekten farklı bir doğa olduğu belirtilmektedir. İyi ile kötü bir birinden nasıl beslenirse güzel ve çirkin de bir birinden öyle beslenir.
Çirkin; mantık, biçim, birlik, tekdüzelik, uyumsuz ve yabancılık içerir. Bu düşüncelerin tersini düşündüğümüzde insanda hayranlık uyandıran güzellik ortaya çıkacaktır.
Bu dünyada insanlar güzel görünmek isterler ama nedense güzel olmayı pek denemezler. Güzel olmakla güzel görünmek arasında çok büyük ve önemli farklılıklar vardır. Bu alemin yalancı varlığı güzelliktir. Bunu böyle görenler böyle görünmeyi bir zorunluluk olarak hissederler. Bunun çabası içinde olurlar ve olmaktadırlar. Böyle görünmek, böyle bir çaba içinde bulunmak genelde var olmak için, kendini kabul ettirmek ve ifade etmek için ortaya konulan bir mücadeledir. Ama bu mücadele ne için, kimin için ve neye karşı?...
Evet, varlık güzelse daha değerlidir. Çirkinlik de elbette bunun farkındadır. O da güzelden pay almanın yollarını arayacaktır. Burada güzellik ile çirkinliğin bir birine karşı giriştiği bir mücadelenin sathilğini de ortaya çıkarıyor.
"Bir insanda bilgeliği gördüğün ve yüzünü göz önüne almadan (nitekim çirkin de olabilir) etkisinde kaldığın, dahası, her türlü biçimi göz ardı ederek onun iç güzelliğini izlediğin zaman güzel ortaya çıkar" denilmektedir. Bu söze ne denilebilir ki... Hakiki güzel yüz güzelliği değildir. Bizzati ruh güzelliğidir. Ruhtaki güzellik yüze, yüzdeki güzellik de lisana yansır. Hülasa Peygamberimiz (s.a.v) ne buyuruyor: "Allah sizin kalıbınıza ve suretinize değil, kalbinizin temizliğine bakar"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



