milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI

Güzel hasletler

31 MAYIS 2010
PZT 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Mesuliyet üstlenebilmek(I)

Bir çocuğa uygun şartlarda iş ve sorumluluk vermek, onu yerine getirmesini beklemek, bu konuda ona güvenmek, çocuğun fikren ve aklen gelişmesine ve olgunlaşmasına yardım eder. Bilgiler sadece öğretim yoluyla elde edilmezler. Eğitim ve öğretim yoluyla elde edilen bilgiler her ne kadar daha hızlı ve programlı ise de hayat tecrübelerinin öğrettiği bilgiler daha sağlam ve kalıcıdır. Sorumluluk üstlenilmesi ise çocuğa ayrı bir güven ve tecrübe verir. Bunların hepsine ihtiyaç vardır.

19 yaşında bir komutan!

Bilindiği gibi Allah Resulü (sav) henüz 19 yaşlarında olan Üsâme'yi devrine göre oldukça büyük bir ordunun başına vererek Bizans hudut boylarına göndermek için hazırlık yapmıştı. Medîne'den ayrılan ve hazırlıkları gözden geçirmek, eksiklerini tamamlamak için Medîne dışına çıkan ve orada karargâh kuran ordu, Allah Resulü'nün hastalanmasıyla karargâh kurduğu yerden ayrılamamıştı. Allah Resulü'nün vefatından sonra Ebu Bekir (ra) tarafından yola çıkarılmış, Üsâme (ra) üstlendiği vazifeleri hakkıyla yerine getirerek Medîne'ye dönmüştü. Allah Resulü'nün henüz gençliğinin baharında sayılan ve şüphesiz hayat tecrübesi az olan Üsâme'yi komutan tayin etmesinin, nice büyük insanın bile kolay kolay üstlenemeyeceği komuta görevini böyle bir gence vermesinin üzerinde çok ciddî olarak düşünülmelidir.

Bu hadiseye Üsâme (ra) açısından bakalım. Böyle bir seferin ona kazandırdığı tecrübeyi, öğrettiklerini, ilmî seviyesi son derece iyi ve donanımlı bir üniversitenin bile öğretemeyeceği, kazandıramayacağı açıktır.

Başkasının sorumluluğu altında iş yapan veya yardımcı olarak işe katılanlar ile asıl sorumluluğu üstlenen ve netîcede aynı işi yapanlar arasında çok ciddî farklar vardır.

Üsâme'nin görevlendirilişini, çocuk yaşlarda olduğu için değil, böyle mesûliyet yüklenmesinin nasıl bir tecrübe ve bilgi birikimine, kendine güvene vesîle olacağını dile getirmek için zikrettik. O her ne kadar gençliğin ilk yıllarında ve tecrübesiz ise de netîcede artık mükellef bir insandır. Ancak verilen görev bu yaşa göre oldukça ağır sayılabilecek bir görevdir. Fakat onu iyi değerlendiren, kabiliyetlerini, cesaretini iyi bilen Allah Rasûlü'ne göre altından kalkabileceği bir görevdir. Nitekim öyle de olmuştur...

Çocuklara uygun sorumluluklar verilmeli!

Çocuklar, küçük yaşlardan itibaren, yaşlarına uygun küçük sorumluluklar verilerek yetiştirilmeli, gerektiğinde uzaktan takip edilerek üstlendiği vazifeyi başarması için önüne çıkan engeller ortadan kaldırılmalı veya kendisine yol gösterilmelidir. Verilen işte ona güvenilmeli ve bu güven kendisine hissettirilmelidir. Büyükleri tarafından kendisine güven duyulması, hem onun başarısına tesir edecek, hem de özgüveninin artmasına, kendisine güveni olduğu için de girişken olmasına vesile olacaktır. Bu da yeni başarıların elde edilmesini sağlayacaktır.

Henüz yeni yürüyen bir çocuğun eline bir şey verip; "Hadi bunu anneye götür!" veya "babaya, amcaya, ablaya götür, ver!" denilince, çocuk da denileni yapıp alıp götürünce, başardığı bu işle ne kadar mutlu olduğuna dikkat ediniz. Bakkala, simitçiye parayı onun vermesi küçük dünyasına sevinç katacaktır.

Kuzuyu ağıla onun katması, avucundan ona tuz yalatması, mutfaktan bardağı düşürmeden getirmesi, biraz büyüyünce küçük kardeşini kucaklayabilmesi, sallayarak uyutabilmesi, sobayı tutuşturabilmesi, kırdan papatya toplayıp ondan kolye yapabilmesi, pişirdiğimiz çöreğin komşu ve dostlara onun tarafından dağıtılması... hep böyledir.

Yeni yürümeye çalışan küçük bir çocuğun kanapeye, koltuğa veya küçük bir masaya çıkmaya çalıştığını düşününüz: Uğraşıp didinerek, tekrar tekrar deneyerek bunu başardığında ve çıktığı şeyin üzerinde ayağa kalkıp doğrulduğunda çevresine nasıl bir muzaffer eda ile bakar ve zafer çığlıkları atlar, bacakları üzerinde yaylanarak sevincini belli eder. Evet, bu onun için bir başarıdır ve büyük bir değer taşır. Çevresinde yer alan insanların onun sevincine ortak oluşu da ayrıca sevincine sevinç katar.

Bir çocuğun büyüklerin yapabildiği bir işi başarması, bir konuda sorumluluk alması da bunun gibidir. Aldığı sorumluluk onu olgunlaştırır, ulaştığı başarı sevindirir ve kendisine hayat boyu kullanabileceği bir tecrübe kazandırır.

Yaş büyüdükçe çocuğa verilen sorumluluk da büyümeli, çocuk verilen sorumlulukların da giderek büyüdüğünü anlamalı, böylece kendisine güvenildiğini, yükseldiğini hissetmelidir.

Çocuklarımıza duyduğumuz güvensizliğin, "o henüz çocuk, böyle bir için altından kalkamaz," anlayışının ve bu duygularla çocuklara sorumluluk verilmeyişinin çocuklarımızın çekingen olarak yetişmesine sebep olduğu bir gerçektir ve ne yazık ki bizim çocuklarımız, ortalama olarak birçok ülkenin çocuklarından daha çekingendir. Çekingenlik ile hayâ veya hürmet duygusu da birbirine karıştırılmamalıdır.

Ayrıca çocuk, hep korunulan, hep kendisine hizmet edilen, her ihtiyacı olduğunda yanına koşulan, her istediğini, ağlayıp sızlayarak başkalarına yaptıran biri olmaktan da kurtarılır. Bir çok şeyi kendi kendisine başarmanın mümkün olduğunu görürür, hazzını duyar. Çocuk her düştüğünde yanına koşulmamalı, senden yardım isteyen, gelmen için dönüp sana bakan gözlerine bakarak; "- Haydi, hop de kalk yavrum! Sen aslan gibi kalkarsın!" demek ve kendi kendine kalkmasını beklemek daha doğrudur. Ancak tehlikeli düşüşlerde yanına koşulmalı, kendisiyle ilgilenilmelidir. Hayatın, düşe kalka devam ettiği, bütün bunların üstesinden gelebileceği ona öğretilmelidir. O, şefkate de muhtaçtır, kendisine güvenmeye de...

Enes (ra) anlatıyor:

Şimdi, çocukların mesuliyet üstlenmesi veya onlara mesuliyet verilmesi ile ilgili hatıraları paylaşıyoruz: Çocukluk çağlarındaki bir görevlendirmeyi Enes (ra) anlatıyor: "Resûlullah (sav), bir kadınla düğün yapıyordu. Beni gönderdi, insanları yemeğe ben davet ettim." [Buhari, Tirmizi]

Enes'in (ra) adını vermek istemeyip "bir kadın" diye zikrettiği Zeyneb Bint Cahş (ra) Vâlidemizdir. Enes'in sahabeleri düğün yemeğine davet için görevlendirilmesi onun düğününde olmuştur.

Enes'in (ra) bu görevlendirmeyi bir iftihar vesilesi olarak aktarışı, onun böyle bir sorumluluğu o çağlarda üstlenmekten ve kendisinden isteneni yerine getirmekten ne derece mutluluk duyduğunu bizlere hissettirmeye yetiyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 31.05.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: peygamber, sahabe, hz. ömer, kadın, hz. ebubekir,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Şerafeddin Kalay

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Hocamızın ardından...
    2. Lakap takma üzerine birkaç söz
    3. Çocukların vefatı (2)
    4. Çocukların vefatı
    5. Çocuklarımızı başka inanç ve zihniyetlere karşı korumak (3)
    6. Çocuklarımızı başka inanç ve zihniyetlere karşı korumak (2)
    7. Çocuklarımızı başka inanç ve zihniyetlere karşı korumak (I)
    8. Çocukların Korunması
    9. Mesuliyet üstlenebilmek (2)
    10. Güzel hasletler
    1. Akîka kurbanı ve hükmü
    2. Lakap takma üzerine birkaç söz
    3. Hz. Peygamber’den çocuklara dua
    4. Akîka veya nesîka
    5. Süt devresi ve anne sütü
    6. Hocamızın ardından...
    7. Çocuklar için eğitim ne zaman başlar?
    8. Rabbine kulluk ve ibadetle yetişen genç!
    9. Resûlullah ve çocuklar
    10. Çocuklar ve yaramazlıklar (II)
    1. Akîka kurbanı ve hükmü
    2. İlk kelimeler
    3. Aile yuvası gerçek bir nimettir
    4. Çocuk düşünmeyen aileler ne düşünüyor?
    5. Aile Yuvalarının Meyveleri; Çocuklar
    6. Akîka veya nesîka
    7. Süt devresi ve anne sütü
    8. Çocuklar imtihan vesilesidir
    9. Resûlullah ve çocuklar
    10. Çocuklar ve yaramazlıklar (II)
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek