Güzel bir bayramdı çünkü güzel bir sebebe dayanıyordu. Ramazan bayramı, nasıl, bir ay oruç tutan müminin, bu yüksek itaatinin bir sonucu olarak hak edilmişse, 30 Ağustos Zafer Bayramı da kahramanca ve zor bir mücadelenin sonunda kazanılmış büyük sevincin kutlanmasıdır. Bu bayramı "Ümmetçilik"le çelişkili zannedenler Mehmed Âkif'in "Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl" mısraını hatırlamalılar. Evet, kutlanan, Hakka tapan bir milletin hak ettiği istiklâl sevincinin yaşandığı bir bayramdır. Bayram günü, ilk sayfalarından vermeyerek bu sevince iştirak edememiş gazeteler, bu eksikliği duyuyorlardır herhalde.
Askeriyedeki bayram neşesinin taşıdığı yenilikler ve hoş bir çok buluş da, zafer bayramımıza yakıştı. Ben bilhassa Muhafız alayının mavi üniformalarıyla Ankara caddelerinden geçerken halkın da onlarla birlikte yürüyüşünün oluşturduğu heyecandan etkilendim. Çoluk çocuk, bayraklarıyla, güle oynaya marşlar söylüyorlar ve yürüyorlardı. Askerler de bu arkadaşlığı cevapsız bırakmadılar, tüfekleriyle türlü gösteriler yaparak yürüyüşü şenlendirdiler.
Bu, bana biraz da, sürekli aşağılanan, tehdit edilen, saygısızlıklara ve bilhassa haksızlıklara maruz bırakılan bir halkın, milletin, nihayet sesini duyurabilme coşkusu gibi geldi. Ne taş, sopa vardı; ne tahrik edici hakaretâmiz söylem ve söylevler vardı; ne nefret dolu çehreler vardı. Tam tersine, ağlayan yaşlı kadınlar gördüm. O yaşlı kadınlar bizim yaşlı kadınlarımız değil miydi yoksa? Onurlarıyla oynanan, rencide edilen, zarara uğratılan, can ve mal kaybına uğrayan bu kadınlar, erkekler, çocuklar, "bizimkiler" değil miydi?
Gelelim bayramın diğer yeniliklerine. İlker Paşa'nın halkın oturduğu tribünlere gidip halkla hemhal oluşu; bütün birliklerin sancaklarının geçit resmine katılmaları gibi ihtişamlı bir gösteri, resepsiyona her zamankinden daha çok ve çeşitli kesimlerden davetlilerin katılması...Ama en büyük yenilik bence bayan Baykal'ın ilk defa şeref tribününde yerini almasıydı. Biz, İslâmî kesimin hanımlarına davetlerde alışkındık ama sosyal demokrat bir liderin hanımı için, bir ilkti.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



