milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Güruh

30 OCAK 2012
PZT 03:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Osmanlıca'dan günümüze miras kalmış en anlamlı sözcüklerden biri belki de. Güruh. Eric Hoffer'ın da kitle hareketlerinin anatomisi üzerine kaleme aldığı ve "insan niteliklerine sahip oldukları halde iradelerini kullanamayan ve sürü psikolojisi ile yönlendirilen kitleler" şeklinde özetlenebilecek bir kavram. Anlamı bu. Yazar her ne kadar "insan olma istisnasını" gözden kaçırmış olsa da bu indirgemeci yaklaşım günümüz toplumlarını tanımlamıyor değil. Tüm orijinalliğine rağmen unutulmaya yüz tutmuş güruh mefhumu modern toplumları tarif ediyor demek mümkün.
İnsan oldukları halde salt içgüdüleriyle hareket ettirilen, hafızasını kaybetmiş ve sürü psikolojisini içselleştirmiş topluluklar...

Dünya'da yaşanan köklü değişim süreçlerinin çok eski bir tarihi olmadığı biliniyor. Son bir buçuk asırda çığ gibi yuvarlanan ve bizde batılılaşma olarak algılanan modernleşme süreci, güç dengelerinin pozitivist aklın tekeline geçmesiyle beraber başkalaşmış bir hal aldı. Bu süreç giderek yalnızlaştırılan modern bireye dünya savaşlarından arta kalmış fikirleri düşünce tarihinin sonu gibi dayatıyor ve onu bir nesne gibi savuruyor.
Ünlü oryantalist Bernard Lewis'in önce birey olabilmek ve sonrasında da bir toplum oluşturabilmek için önemsediği insan-hafıza ve toplum-tarih analojisi yerle yeksan vaziyette bugün. Yani kitleleri ait oldukları kimliklerle ifade etmek, ya imkansız bir hale geliyor yahut tamamen seküler bir biçimde tanımlama zorunluluğu dayatılıyor. Dahası, kısa sayılabilecek bir süre önce nispeten 'insani' olan toplum bilim, bu akıl eliyle yerini insanı makine dişlisi gibi kabul eden, insan ruhunu yok sayan bir fikirden hareketle 'toplum mühendisliğine' bırakıyor.
Bilindiği gibi yaklaşık bir asır öncesine kadar toplumbilim yani sosyolojinin isim hakkına sözü geçen akıl tarafından ipotek koyulmuş ve mobilizasyon süreci sözde bilimsel bir zemine oturtulmuştu. Nitekim bu arızalı zihin yapısı günümüze gelindiğinde "toplum mühendisliği" adıyla yeni açılımların peşine düşerek, bir kavram olarak insanı "hendese" nazarıyla gördüğünü ifade etmekten kaçınmaz. Zira insan bu akıl için düşünebilen ve konuşabilen hayvandan başka bir şey değildir zaten.
Metro istasyonlarında etrafındaki binlerce insanın yüzüne bakmayan insan fotoğrafları bir kimlik bilinci kayması olarak sözü geçen iddiayı destekler nitelikte. Zira bu kareler zihinlerde bireyselleşmeyi anlatmaktan öteye gitmiyor. Öyle ki 'kimsin' en zor soru artık.
Aidiyetlerini yitirmiş modern birey sadece tüketmenin peşinde.
Sanayi devrimiyle yeni bir ivme yakalayan batı ikinci aydınlanmasını teknolojiyle yakalıyor gibi. Teknoloji iletişim araçlarıyla insan arasındaki ilişkiyi sıklaştırıyor sıklaştırmasına ama teknoloji kölesi ya da bağımlısı bireyler bilinç kaymasıyla olanaksızlaştırılıyor mu acaba? Yani bireyin teknolojiyle ilişkisi gerçekten bir tercih mi yoksa bireyselleşmeyi körükleyen seçenekli bir dayatma mı? Ellerinde "akıllı" telefonlarla meşgul insanlar neyi akıl edemiyorlar? Farkındalıkların teknolojiyle zihinlerden yok edilmesi omurgasızlaştırma için "iyi" bir yol mu?
Yukarıda değindiğimiz tüm açmazları giderebilmenin bir yolu yahut yolları muhakkak olmalı.
Problemi çözmek için içinde bulunduğumuz zamana gelinene kadar atılan adımları görmezden gelmek elbette haksızlık olur. Fakat temelde çözümü arayacağımız mecra en az problemi çözebilmek kadar önemli olsa gerek.
Dolayısıyla bu süreç bütün ertelenmişliklerin bir kenara bırakılıp, insanın kendini, alemi ve eşyayı tanımlamasıyla, bunun üzerine kafa yormasıyla başlayabilir.
"İnsan çağ karşısında edilgendir" önermesi büyük resimde kendini rahatlıkla gösterse de bu önermenin salt doğru olup olmadığı yüzyıllardır tartışılagelmiştir. Yani insanın çağına katabilecekleri nedir, ya da insan çağını nasıl dönüştürür sorularına yanıt aramak bir anlamda birey olmayı beraberinde getireceği için "güruhun" bir parçası olmaktan da çıkarabilir vesselam.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 30.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: güruh, osmanlıca, yazar,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Hüseyin Yahya Şekerci

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Adem ve Hamit'i beklerken...
    2. İktidar, üst yapı ve kirlenen siyaset üçlemi
    3. Biz Sivil Toplum
    4. Mücahit...
    5. Ötekiyiz
    6. Üç kıta bir adam
    7. "Kamus namustur"
    8. Güruh
    1. Güruh
    2. Adem ve Hamit'i beklerken...
    3. "Kamus namustur"
    4. Üç kıta bir adam
    5. Biz Sivil Toplum
    6. Mücahit...
    7. Ötekiyiz
    8. İktidar, üst yapı ve kirlenen siyaset üçlemi
    1. Güruh
    2. "Kamus namustur"
    3. Üç kıta bir adam
    4. Ötekiyiz
    5. Mücahit...
    6. Biz Sivil Toplum
    7. İktidar, üst yapı ve kirlenen siyaset üçlemi
    8. Adem ve Hamit'i beklerken...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek