milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Güneydoğu mu daha uzak, Uzakdoğu mu?

18 MART 2010
PER 04:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

2009'un Nisan ayından sonraki gelişmeler Türkiye açısından çok da olumlu sonuçlar doğurmadı. Başkan Obama'nın gelişi, basının her zamanki abartılı ve zorlama yorumlarıyla, neredeyse bir "kutsal ziyaret" olarak sunuldu. Amerikanvari propaganda hileleri kokan küçük jestler, mimiklerle daha da sempatik (Kenya kökenli olması, bir isminin Hüseyin olması vb. hasebiyle tipik bir mazlum portresi çizildi. Ancak, bazı araştırmacılar, Obama'nın ailesinin sömürgecilere köle ticaretinde yardım ettiğini iddia ediyor) hale getirilen "Bay Başkan"ın kısa gezisinin sonuçları üzerimize kara bulut gibi çöktü gerçekte ise. Üniversite öğrencilerine konuşurken ezan okunduğu için ara vermesi, Ayasofya'da şaşı bir kediyi sevmesi gibi ayrıntılarla kafamızdaki Amerikalı başkan imajı hayli yumuşatıldı. Bilmeyen birisi olsa, Afganistan'daki, Irak'taki katliamlardan, Pakistan'daki kargaşadan, Filistin'deki barbarlıktan haberleri bile olmadığını söyleyebilir bu ülke başkanlarının. İçten (!) ve insancıl (!) portrelere alıştık ne de olsa (bkz. Clinton'un bebek sevmesi)

Yıllar yılı sürdürdükleri "ABD seviciliklerini", hiçbir dayanağı olmayan argümanlarla ve Türk kamuoyunu pohpohlayıcı tarzda sunan, ekserisi omurgadan yoksun liberallerin oluşturduğu güruhu pek bir mutlu etti bu gezi ve neticesinde yaşananlar. Bu güruhu hariç tuttuğunuzda ise, bütün bir ülkeyi, halkı huzursuz eden ve oyalayan bir süreç dışında elde kalan bir şey yok maalesef.

Zamanlaması ve lüzumlu olup olmadığı tartışılması gereken bir açılımlar furyası yaşandı. Ermeni açılımı ile Ermenistan'a zeytin dalı uzatıldı, karşılıklı anlaşmazlıkların (elbette ki meşhur soykırım meselesi) halledileceği söylendi. Sınırların açılması (ki bu durumun Azerbaycan'ın işgal altındaki toprakları adına bir pazarlık unsuru olduğunu bilmeyen yok herhalde), karşılıklı ticaretin başlamasıyla (Türkiye'den ziyade Ermenistan muhtaç buna) bu sorunun çözüleceği düşünüldü. İki ülkenin milli maçlarına devlet başkanları gitti, vs. (Bu arada, Erivan'daki milli maça giden Türk seyircilere Ermeni tarafının sözümona dostluk adına giydirdikleri tişörtler meselesi de ilginçtir ve tahmin edilebileceği üzere tek satır çıkmadı pek değerli matbuatımızda. Tişörtleri pek bir hevesle giyen Türk taraftarlar, daha sonra dil bilenler tarafından uyarılıyor ve öğreniyorlar ki, tişörtlerin üzerinde "Soykırımı tanıyorum" yazıyormuş)

Kürt vatandaşlar için de bir girişim oldu. Öncelikle "Kürt açılımı" denirken, sonradan "demokratik" olarak değişti ismi tepkiler üzerine. Özünde, anadilde eğitim, yer isimlerinin değiştirilmesi vb. hususlar dikkat çekse de, ısrarla demokratik bir içeriği olduğu söylendi. Bu ülkedeki onlarca etnik kimliği, grubu düşününce ve bazı omurgasız liberallerin de ağızlarının suyu akarak dile getirdikleri federasyon gibi kaygılar da gündemdeyken, haliyle büyük bir fırtına kopardı bu açılım. Malum örgütler ve çevrelerin fırsat bu fırsat diyerek her türlü kışkırtma, ortamı germe çabaları da eklenince, insanların yaklaşımı ve beklentisi de olumsuz etkilendi. Ayrıca, tüm bu aslen dış kaynaklı (Şark Meselesi'nin devamı) korkuların haricinde, böylesi bir girişimin gerekliliği de bir soru işareti olarak düşünülebilir. Herkesin kendi dilini konuşması bir hakken, bunu resmi dairelere, okullara da teşmil etmenin, halihazırda netameli ve geçmişte de bir çok sıkıntıya sebep olmuş bir meselede, örtülü bir ayrışmaya zemin hazırlayacağı açıkça görülür. Aynı zamanda, memleketteki bir çok farklı etnik kimliği bir arada tutan "ortak dil" gibi makro çapta bir paydanın da rafa kalkmasına sebep olur böylesi bir hareket. Bunları dile getirmenin, ırkçılık veya faşizm diyerek itham edilmesi de, artık belirginleşen ayrışmaya hizmet ediyor maalesef.

Adı mühim olmayan bir partinin toplantılarında Türk bayrağına ve İstiklal Marşı'na karşı sergilenen hürmetsizlik, ilk başlarda marjinal bir tavır gibi geliyordu. Ancak, ilerleyen süreçte ve bahsi geçen açılım girişiminin ardından, bu durum giderek toplumsal zemin bulma eğilimine de girdi. Kurt, puslu havayı seviyor ve kışkırtıcılar için de binlerce işsizin, çaresizin ayartılması, gerçekten bölücü niyetler taşıyanların eylemlerini ifa etmeleri pek de zor olmuyor.

İş öyle bir hale geldi ki, ya Ermeni meselesi, ya Kürt açılımı ya da malum siyasete müdahale iddiaları haricinde konuşulan bir şey yok. Bu ülkede işsizlik Cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir rekor kırmamışken, milyonlarca insan hayatlarını idame ettirme noktasında bariz bir sıkıntı içindeyken, üniversite bitiren insanların işsiz güçsüz gezmeleri yada komik paralara çalışmaları sıradanlaşmışken, ekonominin (üretim ekonomisi ve çalışanlar bağlamında) perişanlığı mutad olarak pas geçiliyor, görülmüyor. Irak Savaşı sırasında zirve yapmış, Amerikan ordusunun akreditasyon verdiği ve yaptıkları haberleri, yorumları da kontrolden geçirip kitlelere ulaştırmalarına izin verdiği, bir bakıma ahlaki olmayan bir gazetecilik olarak gündeme gelmiş olan "iliştirilmiş" (embedded) gazeteciler misali, Türk basınının da bir bölümü benzer bir görevi ifa ediyor. Halkın gündemini, sıkıntılarını, gerçek manada haber niteliği taşıyan meseleleri görmüyor, göstermiyor. Gerçeği eğip bükmekten, yeri geldiğinde tek taraflı vermekten kaçınmıyor. Neticesi de, dertleri derya olduğu halde seslerini duyuramayan kitleler oluyor. Ve bütün bunların üzerine "açılım furyasının" nereden ilham olunduğu geliyor akla?

Yaşananlara bakılınca da, gerçek sorunlar sürekli unutturuluyor, üzerine konuşulmuyor. Kuzey Irak'taki "Kırmızı çizgi" silinp gidiyor ve bu durum haber bile olmuyorken, Barzani'den iş kapan işadamları çarşaf çarşaf yer alıyor basında. Veyahut federasyona doğru sürüklenen bölgedeki ayrışma ısrarla es geçiliyor, insanlara mümkün mertebe gösterilmiyor. Sadece ve sadece bölgede sabık bir partinin provokasyonları gündeme geliyor (ki yüzde yüz doğru), ancak "açılım" denen ayrıştırıcı zinhar ağızlara alınmıyor olumsuz bir manada.  İnsanın da aklına ister istemez bir soru geliyor: "Artık Güneydoğu mu daha uzaktır bize yoksa Uzakdoğu mu?".

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kürt, içişleri bakanı, demokrasi, saadet partisi, polis, deniz ülke arıboğan, toprak, erdoğan, ahmet türk, chp, müslüman, tobb, barolar birliği, tüsiad, eğitim, üniversite, hüsamettin cindoruk, zafer üskül, tiyatro, obama, pkk, şehit, tbmm, pankart, alevi, mit,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. "Sadece Allah vardı"
    2. Kapitalizm: Başarısızlara "başarı" hikayeleri anlatmak
    3. Kapitalizmin temsilcisi
    4. Mevzu "sıfır sorun" ise gerisi teferruat
    5. Lehistan Sefiri
    6. Siyasette 12 Eylül, ekonomide 24 Ocak
    7. Sigorta, sıcak para ve İstanbul
    8. Bir anda kötü olan "faiz lobisi"
    9. Kendini inkar etmek
    10. Dünya ile zehirlenmek
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    5. Tepkini sevsinler...
    6. Neo-Köylü!
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    10. AKP niçin Saadet’ten korkuyor?
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek