Güçlerin savaşında tırmanan bu gerilimin sonuçları hiç de hayra alamet değil. Tarafların giderek keskinleşmesi gelecek için tehlikeler içeriyor. Kimin bu sonuçtan kârlı çıkacağı belli değil. Hatta kimsenin kârlı çıkmayacağını ve hatta hemen herkesin bundan zararlı çıkacağını düşünüyorum.
Emperyalizm bir oyun oynuyor. Bu oyunun tarafları ve âletleri var. Kitlelere heyecan veren ve tarafları daha bileyleyen, keskinleştiren bir durum yaşanıyor. Bırakın siyasal boyutu, kültür ve düşünce boyutunu da etkileyen bir süreç.
Bu gelişmeler geçmişi bize anımsatıyor. Bir zamanlar kan gövdeyi götürürken, her gün bir genç kıyımı yaşanırken kimsenin kimsenin yüzüne bakamadığı, mahallesine giremediği, kimi kentlerin kurtarılmış bölgeler olduğunu bugünkü kuşaklar bilmez. Memleket kurtaranlar memlekete sahip çıkanlar arasındaki bu savaşta binlerce genç kaybettik.
O süreç geçti. Hiç aklımıza gelmeyen bir başka tuzağa düştük. 1980 sonrasında başlayan Kürt kavmiyetçiliği bize bir iç savaş yaşatıyor. Bu süreçte gene on binlerce genç toprağa verildi.
Bu ülkede alevi Sünni çatışması oluşturulmak istendi. Maraş ve Çorum olayları, Madımak otel yangını olayı. Gerilimi oldu. Karşılıklı keskinleşmeler yaşandı. Çok şükür ki bu bir iç savaşa dönüşmedi. Bunlar atlatıldı.
Laik anti laik çatışması da birçok kez denendi. Fakat bu sefer sanki tutacak gibi. Bunda çok endişeliyim. 28 Şubat sürecinden sonra bu tırmandırılıyor. Geçmiş zamanda çok da tutmadı. Fakat bu son gelişmeler işi çığırından çıkarmışa benziyor.
Yabancıların parmağı bu işin içinde olduğu sürece, bizlerin duygusal oldukları konular üzerine gidileceği muhakkak. Bizi nasılsa zayıf ve uç noktalarımızdan yakalıyorlar. Bizler de farkında olmadan bir oyunun parçası ve kurbanı haline geliyoruz.
Afganistan'ın fiili işgalinin olduğu bir zamanda bu gerilimlerin tırmanması kaçınılmaz. Ülkemizde gelişen olayların hiç biri nedensiz değil.
Televizyonların karşısına oturan kitleler bir gerilim filmi izliyorlar. Bu filmin dolduruşuyla sokağa çıkıyorlar. Sahnede oyun oyanlar da rollerini çok iyi yapıyorlar. Başarılı bir gerilim oyunu.
Ertesi gün sokağa çıkan izleyicilerin nasıl bir ruh hali içinde oldukları ibretle seyredilmeye değer. Kendilerine kahraman seçtikleri kişilerin hamlelerinden mutluluk duyanlar olduğu gibi, gerilenler de az değil.
Emperyalizm oyuncularını iyi seçiyor. Gerilimi arttırıcı rol sahiplerini yeri ve zamanı geldiğinde değiştiriyor. Bugün de yaşananlar bunlar. 28 Şubat sürecinde laik Amerikancılar o zaman rollerini çok başarılı yaptılar. Gerilim tırmandı. İnsanların yüz kıllarını, başlarındaki örtülerini, yüz ifadelerini bile düşman bellediler. Binlerce gencin geleceğiyle oynandı. Yuvalar yıkıldı, çocuklar öldü, psikolojiler bozuldu.
Bugün yeni rol sahipleri geçmişin intikamını alıyorlar gibi. Ya da öyle yapıyor görünüyorlar. Aslında sorun bunlar değil, bir çıkar kavgası var ortada. Paylaşılmayan. Tarafların mevzi kazanması ya da yitirmesi karşılıklı hamlelerle sürüyor. Geçmiş zaman darbeleri konuşulmuyor.
Bu dönemde ne demokrasinin bir anlamı ve karşılığı var, ne hukukun.
Halk adına mücadele eden iktidar, toplum barışını sağlayacak adımlar atmak zorunda. Gerilimi tırmandıracağı yerde gerilimi azaltmanın yollarına bakmak zorunda. Ama yok. Batıcı ruhlu laik kesim ondan beter. Artık ne hukuk ne diğer kurumlar güven veriyor. Hemen herkes gerilimden ekmek yiyor.
Yarın daha güvensiz olacak gibi.
Buluşabilme noktaları arttırılmadıkça sağlıklı bir düzleme çıkılması mümkün görünmüyor.
Amerika'ya çok güvenilmemeli. Geçmişteki piyonlarını nasıl bir kenara ittiyse, yarın bugünkü piyonlarını iter onların yerine yenilerini getirir. Bu oyunu bozacak sağlıklı bir bakışa gereksinim var. Bir taraf diğer tarafı yok edemeyeceğine, silemeyeceğine göre buluşacak noktalarımız daha çoktur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



