Geçtiğimiz hafta içinde küresel piyasalar aşırı iyimser bir hareketin etkisi altında kaldı. Ana eğilimler değişmese bile kısa vaadede sermaye ve emtia piyasaları sert bir şekilde yükseldi, kısa vadede risk alma isteğinin geri geldiği ve güven bunalımının aşıldığı yönünde bir görüntü oluştu. Gelişmeler Türkiye'yi de etkiledi. Borsa yükseldi ve Türk Lirası kısmen değerlendi. Konu ile ilgili herkes ne oluğunu anlamaya çalıştı. Dünyanın önde gelen 6 büyük Merkez Bankasının koordineli ortak hamle kararı ile karşılaştı. Küresel piyasalara nispeten daha makul maliyetler ile dolar cinsi likidite verilecekmiş. Bu tür gelişmeler özellikle Küçük Orta Boy İşletme yöneticilerinin ve bireysel yatırımcıların önemli bir kısmının kafasını karışırıyor. Merkez Bankalarının bu ortak tavrının kısa vadede meydana getirdiği görünüm kalıcı mı yoksa geçici mi olacak? Zira ortaya çıkacak bundan sanraki karar ve uygulamalarda belirleyici olacak.
Baştan söyleyelim, sorunların kökenine inerek onların etkisini kalıcı olarak giderecek önlemler devreye girmediği sürece Merkez Bankalarının tek başlarına veya ortaklaşa aldığı benzer nitelikteki kararların etkisi kalıcı olamayacak. Bunun farkında olanlar risklerini azaltmak üzere bu fırsatı değerlendirmeye çalışacak. Söz konusu gerçeğin farkında olomayanlar ise belki risk almak için fırsat olduğunu düşünerek harekete geçecek, ava gider iken av olmaktan kurtulamayak. Çoğunluk olmayan bir kesim nispeten rahatlayacak diğerlerinin ise sorunları ağırlaşacak, bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratabilecek dengesizlikler büyüyecek. Sermaye ve emtia fiyatları dalgalanacak, günü kurtaralım derken sorunların iyice ağırlaşması önlenemeyecek...
Merkez Bankaları ortak tavırları ile risk taşıyanları sakinleştirmeye, biraz olsun görünümü farklılıştırmaya çalışıyor. Bu tür uygulama ilk defa yapılmıyor ve daha öncekilerin sonuçlarının ne olduğu da çok iyi biliniyor. Halen ABD ve AB ekonomilerindeki genel eğilim daralma yönünde ve riskten kaçınma eğilimi güçleniyor, güven bunalımı kademeli olarak derinleşirken istikrarsızlığın etki alanı genişliyor. Bu olumsuz gidişi durdurmak için parasal genişleme ağrı kesici olarak devreye giriyor, ancak bu süreçte emtia piyasalarında yaşanan yükseliş enflasyon baskılarını arttırarak riskten kaçınma ve güvensizlik eğilimlerini geri getiriyor; rahatlama kalıcı olamıyor. ABD ve AB gibi gelişmiş ekonomilerde likidite sorunu bulunmuyor, bankalar Merkez Bankası'ndan aldıkları likiditeyi kredi vermek veya menkul kıymet portföylerini büyüterek risk almak yerine Merkez Bankalarına geri veriyor. Son bir ayda Avro Bölgesi'nde mali sisteme ve piyasaya dolar cinsi likidite verilmiş ancak olumsuz eğilimlerin güçlenmesi önlenememişti....
Küresel piyasalarda riskten kaçınma eğilimi güçlendikçe kısa vadede menkul ve gayrimenkul şeklindeki varlık değerleri geriliyor, bilançolar yıpranır iken güvensizlik artıyor. Bir şekilde piyasalardaki dolar cinsi likidite artınca söz konusu paranın değerlenmesi duruyor diğer olumsuz eğilimleri de duraklatarak kötüye gidişte mefeslenme fırsatı yaratıyor. Bu durum kısa vadeden öteye kalıcı olamıyor. Bu duruma paralel olarak Türk Lirası'nda yaşanan sınırlı değerlenmenin, borsadaki tepkisel yükselişin ve bunlara bağlı iyimserliğin de kalıcı olma şansı bulunmuyor.
Küçük orta boy işletme yöneticilerinin benzer durumları duygusal bir yaklaşımla seyretmekten vazgeçip profesyonelleşmesi gerekiyor. Türk Lirası değer kaybettiğinde veya varlık değerleri gerilediğinde gerginleşip tersi olduğunda rahatlayarak işlerin düzeleceği hayaline kapılmak onları hiç istemedikleri durumlara düşürebilir. Bu tür durumlar varlık satarak borçları azaltmak, taşınan kur riskini daha makul seviyelere indirmek için fırsattır. Onlar bu fırsatları değerlendirmeye başladığında veya kimsenin kimseyi aldatamayacağı bir aşamaya gelindiğinde gerçekler kapıyı çalacak, kalıcı çözümler için uzlaşı aramak ve değişmek zorunluluk haline gelecek... Herkesin olduğundan farklı görünme çabasında olması bir dönemin sonuna gelindiği, tam aksine mecburen herkesin olduğu gibi görünmeye yönelmesi ise yeni bir başlangıç anlamına gelebilir...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



