milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Gönül gözüyle görmek

24 MAYIS 2010
PZT 04:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hayatı sadece maddi dünyadan  ibaret  gören kimseler, gönül zenginliğini, oradaki  serveti, birikmiş huzuru erdem ve yüceliği, sevgiyi göremez, hissedemezler. O nedenle bu insanlar karşılıklı ilişkilerinde sürekli bir şeyler  bekleyerek iletişim kurarlar ve menfaatlerine göre hareket ederler.

Menfaatçi insanların en bariz özelliği ise insanların dış dünyalarıyla, maddiyata dönük taraflarıyla iletişim kurmalarıdır. Onlar sadece ambalajla ilgilenirler insanların iç dünyalarına giremezler, karşılarındaki kimseleri anlayamazlar... Bu anlamda dışarıyı görmekle içeriyi görmek arasında bariz bir fark vardır. Dışarıyı gören maddi göz, doğaya insana, toprağa gökyüzüne, olaylara bakar ve sadece olayları fotoğraflar fakat içeriyi görmek gönül gözüyle mümkün olduğundan bu, her şeyden önce  ince duygulu olmayı gerektirir.

Göz görür ve gördüğünü ilgili birimlerine aktarır, bundan sonra ise, akıl ve bellek devreye girer. Bellek adeta düşüncelerin ve olayların saklandığı bir alandır. Zihinsel aktivasyonların gerçekleştiği bu  alanı ise, ancak kişinin kendisi aralayıp,  açabilir. Göz bu anlamda bir fotoğraf makinesini andırır ve dışarıda ne varsa çeker, iç dünyaya aktarır...

Günlük yaşantımızda görme ve işitme duyularımızı diğer duyu organlarımızdan daha fazla kullanırız. Gerek karşımızdaki bir  kimseyle gerek sosyal çevremizle olan ilişkilerimizde öncelikle iki duyu organımız bize yardım eder.. Göz ve kulak, görme ve işitme... Bütün verme eylemlerimizin girişinde bu iki duyumuzun fonksiyonu vardır.

İnsanlık tarihi bu iki organını kullanarak çeşitli uygarlıklar kurmuş, tarihi çığırlar açmış ve akılalmaz keşiflerde bulunmuştur. İlgi ve sevgimizi aktarırken de ağırlıklı olarak bu iki organımızı kullanırız.

Yüce Yaratıcı insana iki pencere vermiş ve kişi yaşadığı dünyaya ve olaylara bu iki pencereden bakar ve hayatı buradan anlamlandırır. Yani, insanoğlu, yaşamının seyrini bu iki gözün pencerelerinden tanır ve gideceği yolu bunlar aracılığıyla bulur. Göz insana gideceği yönü gösterme ve ona yardımcı olma bakımından önemli bir organdır, kişi görme yeteneğiyle hem yaşadığı çevreyi, olayları ayırt eder hem de gideceği yolu şaşırmadan yürümeye gayret eder. Yürürken, düz  yoldan sapmamaya, çukura, çamurlara, bataklığa saplanmamaya özen göstererek kendisini korumaya çalışır. Bu anlamda görme yeteneği, içinde yaşadığımız tabiatı ve olayları görmenin ve yaşadığımız olayları kaydedip bunları içsel mekanizmalara aktarmanın yanında maddi gidişlerimizi düzenleyen önemli bir işlevdir.

Maddi gözün bu işlevine karşın manevi göz de, ruh ve duygu dünyamızdaki dalgalanan olayları ve bu olayların izdüşümlerini kontrol eder ve bu alanda doğruyu görmemize yardımcı olur. Vicdani göz ise , çok daha keskin ve ihtiyatlıdır, o, bir yandan dış dünyadan gelen resimleri anlamlandırırken, öte yandan, yaşanan olaylar  arasında seçim yapıp, doğruyla yanlışı ayırt etmeye yardımcı olmaktadır.

Verme davranışına maddi gözle bakıldığında, bir kayıp olarak görülebilir ancak manevi göz olaylara hakikat penceresinden  baktığından elden çıkan şeyin veren kişiye geri döndüğünü görür ve idrak eder.

Bütün bunlardan  şu sonuca da varabiliriz, maddi dünyaya açılan göz arkaplanda manevi gözle kontak kurmadığında her şeyi yüzeysel ve yalın bir kavrayışla algılayacaktır. Hayata böyle bir gözden bakan kişi  bencildir, sırf kendisi için yaşamayı düşünür, çevresinde insanlar vardır ama o iç dünyasında koca bir boşluk, derin bir yoksulluk içindedir, çünkü iç dünyasını görememektedir. Dolayısıyla vermenin aslında bir kazanç olduğunu bilmenin yolu hem maddi dünyayı hem de manevi dünyayı görebilmekle mümkün olabilmektedir.

Bu günün dünyasında  bütün izmler ve ideolojik akımlar, hayatın anlamsal değerlerini görebilmenin ötesinde sığ ve basit bir görsel kültür üretti ve çok yönlü çalışmalarıyla bu kültürü insanlığa lanse etti.  Bununla da kalmayıp, insanın sadece görünen yönüyle ilgilenerek onu tüketen bir nesne durumuna düşürdü. Bu durum aslında  insanları akılalmaz bir rekabetin içine sürükledi. Bu rekabetin dayattığı baskı ise  daha ziyade kadınları etki altına alarak onların duygu düşünce ve bedenlerini istismar etti. Modern yaşama ayak uydurmaya çalışan kadınlar, modaya uyabilmek için, sık sık kuaföre, zayıflama merkezlerine, estetisyenlere gidip, kazandığı paranın büyük bir kısmını bu tür şeyler için  harcamakta ve varlığını sadece fiziksel görüntüsüne  adamaktadır.

Kadınların dikkatini sırf maddi güzelliklerine çekmeye çalışan kesimler,  bu noktada alabildiğince telkin ve teşvikleriyle çalışmalarını sürdürürken öte yandan da estetik sanayisini geliştirmektedirler. Bunların insanlara empoze ettiği prototipe göre, güzel görünmenin kriteri, ince, sarışın bir fotoğrafa sahip olmanın  yanında modaya uygun giyinebilmektir. Bütün bunlar  insanları büyük bir yarış içine sürüklediğinden, bu kimseler görme bakma ve algılama aktivitelerinde yüzeyselleşiyor, düşünce derinliğini kaybederek sığlaşıyorlar. Modern hayatın getirdiği bu tekdüze yaşam tarzı, birey ve toplumların manevi birikimlerini, içgörü zenginliğini körelterek onlara yalın, düşünce derinliğinden yoksun ve sahte bir dünya görüşü empoze etti bu bir gerçek..

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 24.05.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: insan, müslüman, maneviyat, göz,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Fatma Tuncer

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bu yazıyı neden geç yazdım?
    2. Herşey emanet
    3. Büyükannenin devleti
    4. Hayat denen şey
    5. Neden kendimizden kaçarız?
    6. Annenin yerini tutar mı?
    7. Vicdanlarda mahkeme kurulmalı
    8. Birkaç dakika düşünmez misiniz (2)
    9. Birkaç dakika düşünmez misiniz (1)
    10. İnsan olmak kolay değil (2)
    1. İletişim nedir? (I)
    2. İş arıyorum
    3. Çocuğum sürekli ağlıyor
    4. Borderline nedir?
    5. Öğrenilmiş çaresizlik
    6. Eğitim ailede başlar
    7. İnsanın yalnızlığı
    8. Okuma alışkanlığı kazanmak istiyorum
    9. Obsesif biriyim
    10. Kaynanam yuvamı yıkıyor
    1. Çocuğum sürekli ağlıyor
    2. Korkularımız
    3. Zaman akıp gidiyor
    4. Hayattan zevk almıyorum
    5. Düzensiz yaşıyorum
    6. Moda ve tesettür
    7. İnsanın yalnızlığı
    8. Çocuğum tırnak yiyor
    9. Borderline nedir?
    10. Ailem bana baskı yapıyor
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek