Ligde son 3 haftaya girilirken şampiyonluk yarışı tüm hızıyla devam ediyor. Nefesleri kesen yarışta Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u, Trabzonspor ise Gaziantepspor'u yenerek puanlarını 73'e yükselttiler. İkili averajda üstün olan sarı lacivertliler, son üç haftaya bordo mavililere oranla bir adım önde giriyor. Lider Fenerbahçe, kendisi için zor gösterilen bir maçı kolayca kazanarak şampiyonluk için ne kadar istekli ve arzulu olduğunu gösterdi. Ligin ikinci yarısında 14 maçta 13 galibiyet, 1 beraberlik alan Fenerbahçe lig tarihinde en iyi ikinci yarı performansına çok yaklaşmış durumda. Geçen hafta Trabzonspor'dan devraldığı liderliğini İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u mağlup ederek devam ettirdi ve kalan 3 haftaya büyük bir avantajı elinde bulundurarak girdi. Şampiyonluk yarışında Fenerbahçe ile amansız bir yarış içinde olan Trabzonspor, Gaziantepspor engelini aşarak Fenerbahçe'ye nefesini ensesinde hissetirmeye devam etti. Geçen hafta Eskişehirspor ile berabere kalarak liderliği kaybeden Karadeniz fırtınası, Gaziantepspor maçını farklı kazanarak şampiyonluk iddiasını sürdürdü. Trabzonspor, kalan 3 haftayı kayıpsız geçerek Fenerbahçe'nin puan kaybetmesini bekleyecek.
'Amaçsız' derbi Beşiktaş'ın
Ligde son 30 yılın en kötü Beşiktaş'ı ile tarihin en kötü dönemini geçiren Galatasaray arasındaki prestij derbisini Beşiktaş kazandı. Son dönemlerin en 'amaçsız' derbisi hakkında fazla söylenecek bir şey yok. İki takımın da ligde hiçbir iddiası kalmamış. İkisi de haftalar önce lige havlu atmış. Böyle bir ortamda her iki takımdan da çok iyi bir futbol beklemek yanlış olurdu. Beşiktaş sezon içinde Galatasaray'a nazaran daha iyi olduğu için kendi sahasında kazanması da gayet doğaldı. Beşiktaş'ın önünde Avrupa Kupalarına katılmak adına oynayacağı bir Türkiye Kupası Finali var. Bu nedenle camia olarak Galatasaray'dan daha rahat ve daha huzurlular. Galatasaray için söylenecek bir şey yok. Şu an itibariyle ne başkan belli, ne yönetim kurulu belli, ne seçim tarihi belli, futbolcular demorilize olmuş. Kimin gideceğini kimin kalağını düşünüyorlar. Bu şartlarda Galatasaray'ın kazanması zaten sürpriz olurdu. Galatasaray'daki kaos biran önce netliğe kavuşmazsa önümüzdeki sezon da Galatasaray'ın toparlanması çok ama çok zor olur.
'Susun ve alkışlayın'
Son haftaya girilirken her iki takımın da şampiyonluk inancı üst seviyede tribünler tıklım tıklım doluyor, sahada mücadele eden futbolcular hırs küpü. Böyle olunca da adrenalin ve heyecan doruğa ulaşıyor. İki takım da şampiyonluğu hak ediyor etmesine de bir takım şampiyon olacağı için yöneticilerin daha dikkatli açıklamalar yapmaları gerekiyor. Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe'ye yapılan hakem hataları bu hafta Trabzonspor'a yapıldı. Sezon boyunca pozisyonları irdelersek her iki takıma da olumlu ya da olumsuz hakem hataları yapıldı. Üzücü olan şey herkes bunları bilmesine rağmen halen yöneticiler rakiplerini suçlamaya devam ediyor. Gerçekten komik oluyorlar. Çünkü ne zaman biri çıkıp konuşsa ertesi hafta kendi takımının başına geliyor. Futbolseverlerin gözünde değer kaybediyorlar. Bir takım şampiyon olacak. Diğer takıma ise şampiyon olan takımı tebrik etmekten başka bir şey düşmeyecek. Şu bir gerçek ki Fenerbahçe taraftarı da Trabzonspor taraftarı da takımlarının oynadığı futboldan ortaya koyduğu mücadeleden çok ama çok memnunlar. 2007 yılında İngiltere'de Chelsea-Manchester United maçında, Chelsea'li futbolcular şampiyon Manchester United'ı alkışlamışlardı, 2008 yılında La Liga'nın bitimine 3 hafta kala, en yakın rakibine 10 puan fark atan ve Barcelona maçına şampiyon olarak çıkan Real Madrid, Barcelonalı futbolcular tarafından karşılanıp alkışlanmıştı. Geçtiğimiz haftalarda Kral Kupası'nın sahibi olan Real Madrid'i Valencia takımı alkışlayarak tebrik etmişti. Hani hep deriz ya Türk futbolu bir adım ileriye gitmiyor. Biz bunları ne zaman yapmaya başlarsak, şampiyon takımı ne zaman alkışlamayı öğrenirsek Türk futbolu bir adım değil yüz adım ileri gidecektir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



