milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Giderek câmisizleşiyoruz muyuz?

06 MART 2010
CMT 01:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Geçenlerde bir dost meclisinde konuşurken giderek pozitivist bir algıyla hayata bakışımız konu edildi. Akabinde câmi merkezli bir hayat gündeme geldi. Kendi payıma biraz suskun kaldığımı söylemeliyim. Bunun sebebi mahallemizdeki câmiye ancak haftada iki ya da üç kez uğramak, iş güç dağdağası içinde namazları bulunduğumuz yerlerde kılıvermek, hem de biraz aceleyle kılıvermekle görevimizin bittiğini sanmamdan kaynaklanıyordu.

Dost meclisinde sorular arka arkaya geldi: Acaba namaz, vakti gelince eda edilen rekâtlardan mı oluşuyordu? Hakkını yeterince verebiliyor muyduk? Neden hayatımızda câmi ve namaz ilişkisi bu kadar az yer alıyordu? Vakti gelince kolayca namazları eda etmekle görevimizi gerektiği şekilde yapabiliyor muyduk? Kıldığımız namazlar kazaya mı muhtaçtı?

İşin açıkçası bu sorular, dost meclisinde hazır bulunan dostlara yöneltildiğinde benim kadar, onların da sessiz kaldıklarını müşahede ettim.

Demek yazan - çizen dostlar da benim gibi câmiyle yeterince irtibat içinde değildi. Dolayısıyla câmiyi hayatımızın dışına çıkarmıştık. Evlerimizi mescid kılmamız güzeldi, lâkin evleri devamlı mescid yapmak aynı zamanda câminin fonksiyonunu görmezden gelmek gibi bir anlama gelmiyor muydu? Bu düpedüz câminin insanları "cem eden" işlevini görmezden gelmek değil miydi? Câminin "toplayan", "bir araya getiren" işlevine ne olmuştu?

Belki bu soruları okurken siz de aynı şeyi düşünüyorsunuzdur. Belki de tam tersi istihza edip, câmiyle olan sıkı rabıtanız sebebiyle yadsıyorsunuzdur bu tavrı.

Yalnızca câmiyle olan irtibatımızda yaşamıyoruz bu tek düzeliği... Kur'an'la olan irtibatımız bundan çok mu farklı? Kur'an'la, Hadislerle her gün ne kadar haşır neşir olabiliyoruz? Hangi akşam ailecek oturup bir tefsiri açıp, bir hadis kitabını açıp çocuklarımızla beraber okuyoruz? Kur'an hayatımıza ne kadar yön veriyor? Kur'an'a gösteremediğimiz hassasiyeti pekâlâ başka şeylere gösteriyoruz. Aslında câmiyle olan ünsiyetsizliğimiz, Kur'an'la olan ünsiyetsizliğimizle paralel...

Kılmak için, alışkanlık mesabesinde namazlar kılıyoruz. Kendimizi biraz rahatlatmak, suçlu psikozundan kurtulmak için namaz kılıyoruz... Oysa namazların eda ediliş, kılınış şeklimiz böyle mi olmalı? Tamam, vakit namazını kıldık ve vakte imzamızı attık.  Acaba imzamız kabul edildi mi? Hakkı verilmeyen namazların vebali karşısında ne yapacağız? Kıldığımız namazlar bizden şikâyetçi olacak mı?

Durun daha sorular bitmedi... Haftanın belirli günlerinde sabah namazlarını şehrin büyük câmilerinde kılanlara gıpta ettiğimi söylemeliyim. Kimi dostlarımın özellikle hafta sonlarında "ruh festivali" diye niteleyebileceğimiz, "ruhumuzun şöleni" olan namazlar için tarihi câmileri seçtiklerini biliyorum. Onlara gıpta ederek, yapmaya çalışsam da yeterince aynı eylemi sürdürememenin rahatsızlığı içindeyim. Namaz vakti geldiğinde câmiye gitmek varken, câmiye gitmenin zorluğunu bahane ederek bir çırpıda evde namazı kılarak kendimizi rahatlatıvermek, bu eyleme yeterince değer vermediğimizin bir belirtisi değil mi?

Ya çocuklarımız? Onlara olumsuz örnek oluşumuza ne demeli? Onların da bizden farksız olarak, namazlarını evde eda etmelerinde payımız pek büyük.

İşin açıkçası hayatımızdan giderek câmiyi çıkarıyoruz, giderek câmisizleşiyoruz. Bu aynı zamanda giderek Müslümanlar olarak cem olmaktan, birlik ve beraberlikten uzaklaşıyoruz anlamına da geliyor. Cem olmaktan uzaklaşmak, cemaat olmaktan da uzaklaşmak, rahmet esintisinden uzaklaşmak anlamına geliyor aynı zamanda. İşte asıl korku ve ürpertimde buradan kaynaklanıyor.

Câmi merkezli bir hayat, aynı zamanda sosyal ve kültürel merkezli bir hayat demektir. Dayanışma ve Tevhid ruhunun dirilmesi demektir. Vahdet bilincinin gelişmesi demektir. Oysa hayatın kıskacı, albenileri bizi bütün bu erdemli ve anlamlı eylemlerden uzaklaştırıyor.

Osmanlı döneminde bütün mahalle halkı yatsı namazlarını câmide kılmaya özel bir önem atfedermiş. Bir iki gün câmiye gelmeyen cemaat hemencecik hasta mı, sâri mi, diye sorulup, sual edilirmiş. Câmi mahallenin, mahallelinin hayatının tam odağındaymış. Câmi merkezli bir hayat egemenmiş... Hatta haberleşme yatsı namazlarında olurmuş. Yatsı namazının bitiminde padişah emirleri, fermanları câmilerde okunarak bütün cemaate duyurulurmuş.

Ya şimdi? Câmiye giderken, câmiden çıkarken nerdeyse insanlar selamlaşmaktan kaçınıyor. Cami cemaatinin namaz biter bitmez acelesi varmışçasına câmiden kaçar gibi çıkmaları gerçekten üzüntü verici... İnsanlar artık birbirlerinden bir selamı, bir musafahayı, bir tebessümü bile esirgiyorlar. Cemaatin birbirlerine hâl hatır sormaktan kaçınmaları da bir noktada câminin işlevini azaltan bir davranış değil mi?

Kısacası, yaşantı düzleminde bir yerlere doğru gidiyoruz. Yalnız pozitivist algıyla olan bu gidişimiz hiç hayra alamet değil. Bu, giderek ruhtan, özden uzaklaşmak anlamına geliyor. Biraz da sekülerleşme, yani dünyevileşme... Hayatımızda nirengi noktası olması gereken eylemler hak ettiği yeri bulmuyorsa, bu boşluğu yüzeysel, suni eylemlerin dolduracağı kesin. Bu yüzden fikirde ve zikirde hangi düzlemde olduğumuzun muhasebesini acilen yapmak en zaruri eylem...  Bir an önce bu muhasebeyi yapmalı ve hayatımıza ona göre yön vermeliyiz...

Haksız mıyım? Söyleyin lütfen!..

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 06.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: cami, bahçe, cinayet, şanlıurfa,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Fahri Güven

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Üç farklı Said Nursî
    2. Allah'ın sözü olan Kur'an'ın önemini çocuklara kavratmak...
    3. Çocuklara Allah inancı şöyle anlatılmalıdır...
    4. Çocuklara Allah sevgisi nasıl anlatılmalıdır?
    5. "Kıblesiz bir dünyada yaşıyoruz ama bizim kıblemiz var..."
    6. Şiir sağanağı…
    7. Padişahların ölümleri...
    8. Hacca gidemiyorsanız Hazreti Peygamber'e mektup yazın...
    9. Said Nursî'nin 1940 sonrasında gördüğü zulüm ve işkenceler...
    10. Bediüzzaman Said Nursî'den kadınlara tavsiyeler...
    1. İstiklâl Marşı’nın yazılış hikâyesi… (1)
    2. Hz. Peygamber: “Cennet’in kokusunu duymak isteyenler çocuklarını koklasın...”
    3. Metin Yüksel'in şehid edilişinde teselli...
    4. “İstiklâl Marşı”nın yazılış hikâyesi… -II-
    5. Çocuk eğitimi anne karnında başlar…
    6. “İzmir Kestane Pazarı Üniversitesinde” yaprak dökümü…
    7. Hz. Enes’in Hz. Peygamber’le ilgili bir hatırası…
    8. Üstad İsmet Özel ve “İstiklâl Marşı Derneği…”
    9. Çocuk sevgisinin Sevgili Peygamberimizdeki yansıması…
    10. Bir mebusumuzun anlattığı Ömer Seyfettin’in “Üç nasihat”i…
    1. Hz. Ali’den üç mektup…
    2. Bedduanın da böylesi...
    3. İsmet Özel mi haklı, yoksa İhsan Süreyya Hoca mı?
    4. Başbakan, teamül ve tahammül…
    5. Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın alnına yazılan hat…
    6. Toptancılığa destek vermek düşüncemizi tasfiye etmek değil midir?
    7. Bir tokat bir çocuğun da, bir ülkenin de hayatını söndürebilir…
    8. Döşeği yere sert atmanın anlamı…
    9. Ahmet Muhtar Büyükçınar Hoca Efendi’yi ziyaret…
    10. Hz. Ömer’den ibret dersleri...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek