İçinde bulunduğumuz dönemde hayat tamamen gerilim üzerine kurulmuş bir durumda. Bu, insanın sağlıklı yaşamasını engelliyor. Özellikle coğrafyamız yoğun bir gerilim içinde. Şu sonra birkaç ay içinde "Arap Baharı" diye nitelendirilen süreçte, resmi kaynaklara göre ölen insan sayısı yirmi dokuz bini bulmuş durumda. Ölümlerin en fazlası de NATO'nun müdahale ettiği Libya'da gerçekleşiyor. Yaralıların ve bilinmeyen ölülerin sayısı kat kat fazla. Irak'ta ölenlerin sayısı bir buçuk milyonun üzerinde. Filistin, Afganistan, Pakistan, Somali ve diğer ülkelerde ölenlerin sayısı ise bilinmiyor.
Bu katliamlar nedense sadece Müslümanların yaşadığı coğrafyada oluyor. Bu, salt İslâm coğrafyasında oluyor diye, Müslümanların geri zekâlılığıyla, aptallıkları ve bönlükleriyle izah edilemez. Oyunlar öylesine ustaca oynanıyor ki, en akıllı insanların bile etkilenmememsi düşünülemez. Bir zamanlar Türkiye'de Filistin ile ilgili ile getirilen bir slogan vardı. Arapların korkaklığından bahsedilir, "İsteseler bir avuç yahudiyi tükürükleriyle boğabilirlerdi." Durumun hiç de öyle olmadığı, Mavi Marmara gerçeği ortada. Artık çok farklı bir bakış açısıyla bakılmakta olaylara. Erbakan Hoca'nın Siyonizm vurgusunu aşırı bulanlar, şimdi ona hak veriyorlar. Her taşın altında yahudiyi arıyorlar. Sayın Başbakan'ın Güney Afrika'da yaptığı ama bilinen bir gerçeği açıklaması ilk kez dikkat çekici. "İsrail'de atom bombası var" diye dile getirmesi gözlerden kaçırılmamalı.
Zaten ısrarla üzerinde durduğumuz bir tez var. Bulunduğumuz dönem medya ve reklâm dönemi. Bu araçlarla insanlar çok rahat yönlendirilebiliyorlar. En gelişmiş ülkelerde bile insanlar çok rahat etkilenebiliyorlar. Korkunç olayların bir anda nasıl örtbas edildiğini görmemiz bakımından da dikkat çekici.
Buradan biz tekrar gerilim konumuza dönelim.
Gerilimin oluşturduğu psikoloji ise ölümden daha ağır, yani ölümden beter bir travma oluşturuyor. Çünkü hayat; sadece öldürülen ibaret değil yaralanan, ekonomik çöküntüye uğrayanlardan daha büyük bir sarsıntı geçiriyorlar. Ölenlerin ardılları, çevreleri ise ölümden beter bir sürece giriyorlar. Babasız ya da annesiz büyüyen çocuklar, evleri yıkılan aileler yıllarca kendilerine toparlayamıyorlar.
Bu da insanların sağlıklı yaşamasını ve düşünmesini engelliyor. Böyle bir topluluktan da hayır beklenemez.
Gerilim, emperyalizmin ihraç ettiği yeni ideolojinin bir öğesi. Düşünün ki, Anadolu coğrafyasında bin yıldan fazladır birlikte yaşayan Türkler ile Kürtler birbirlerine hasım kesilmişler oluk gibi kan akmakta. Bunun bir çözüm yolu, orta yolu da bulunmamakta.
Batı'dan bize bulaşan çeşitli hastalıklar yüzünden mevcut ortam ve durumda bir orta yolun bulunması bile söz konusu olamaz. Bunlar da gerilimi tırmandıran başlıca nedenler.
İnsanların açıklarını ve kusurlarını, yönlendirilecek olan ipuçlarını bulmak çok kolay. Bunlar zaman içinde giderek derinleşiyor, bir daha bir araya gelinemeyecek büyük bir uçuruma dönüşebiliyor. Günümüz kavgalar, büyük holdinglerin ve büyük aşiretlerin kavgasıdır. Bu, başka bir tarza izah edilemez.
Müslüman toplulukların bir araya gelmesi ise bu koşullarda beklenemez. Çünkü, günümüz hastalıkları bir kangrene dönüşmüş durumda. Bu hastalık kanserden ve AİDS'ten daha öldürücü. İrsi bulaşıcılıktan öte toplumsal bir bulaşıcılığı var. Ve bu, dalga dalga yayılıyor. Arap kavmiyetçiliğinin derin etkilerini bu gün daha iyi görebilmekteyiz.
Kürtler -ağzımızdan yel alsın.- bağımsız bir ülkeye sahip olsalar bile bu ülkeyi kendileri yönetecek değil. Onlar da Araplar gibi ya da emperyalizmin oyuncağı konumundaki bütün ülkeler gibi bir bahtsızlık yaşayacaklar. Türkiye'nin kendisi de bu durumu yaşamıyor mu? Ekonomik bağımsızlığı olmayan bu ülkenin kendi başına buyruk olmadığı, özgür karar alamadığı ve hatta kimi zorlamalara boyun eğdiği ortada. NATO, Müslümanları düşman olarak bellediğinden beri Türkiye'ye konuşlanan NATO tesislerinin izahı başka nasıl olabilir ki?
Hastalık ağır ve tedavisi de güç görünüyor. Bu, Batıcı ruha sahip olanların eliyle asla yapılamıyor. Ancak bu toprakların gerçek ruhunu yansıtan İslâmî bir öz ile yapılabilir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



