Uzun bir süredir ısrarla dile getiriyoruz: Rekabet koşulları ve gelir dağılımının olumsuzlaştığı, menkul ve gayrimenkul şeklindeki varlık değerlerinin balonlaşma eğiliminde olduğu durumlarda hiçbirşey görüldüğü veya gösterildiği gibi değildir. Belirsizlik ve kırılganlığın oldukça yüksek olduğu olabildiğince gizlenir, gizlendikce sorunlar ağırlaşır ve gerçeklerin kısmen de olsa açığa çıkması krize veya sistemik çöküşe sebep olabilir. Son haftalarda küresel düzeyde finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmaların sebebi de gizlenen gerçeklerin açığa çıkması korkusudur.
Etkili ve yetkili kesimler yapısal sorunların ağırlaştığı koşullarda günü kurtarmak adına herkesi risk almaya yatırım yapmaya teşvik ederler. Bu konuda başarılı olamazlar ise gerçeklerin taksit taksit açığa çıkacağını ve oluşacak güven bunalımı nedeniyle gelişmelerin kontrolden çıkacağını bilirler. Bu ortamda nefsine hakim, aklını kullanan ve durumun gösterildiği gibi olmadığını söyleyen kesimlerden hoşlanmaz, onları susturmaya çalışırlar, kendilerini ve çıkarlarını korumanın tek bir yolu vardır geniş kitlelerin nefsini azdırıp aklını kullanmasını engelleyerek onları yönlendirmek... Değişen koşullar olmazsa olmaz temel ilkelerin tüketilmesine ve yozlaşmasının hızlanmasına yol açar; bu süreçte mali sektör ve medyanın katkısı hayati önemdedir... Geliri azaldığı için alıştığı yaşam standardını sürdürmekte zorlanan kesimlerin kurulan tuzaklardan kaçınması kolay değildir... Denize düşenler bir süre için yılana sarılabilir, bu sayede yine bir süre için taşıma su ile değirmen döndürülebilir, fakat böyle devam etmesi imkansızdır.
Gerek serbest piyasa, gerekse demokrasi anlayışının ön şartı herkesin herşeyi bilmesi ve buna göre tutarlı davranmasıdır. Sebebi ne olur ise olsun, geniş kitlelerin eksik bilgi ve yapay beklentilerle yönlendirilmesi felaketle sonuçlanacak bir durumdur. Bugün Euro bölgesi veya ABD gibi gelişmiş bölgelerde bunun sıkıntısı yaşanmakta, çıkış yolu bulunamamakta, Merkez Bankalarının parasal genişlemesi sayesinde verilen ağrı kesicilerle gün kurtarılmakta ve gerçeklerin ortaya çıkması engellenmektedir.
Birey veya kurumlar belirsizlik ve kırılganlık konusunda gerçekleri bilse risk almayacak; fakat günü kurtarmak onların risk almasını gerektiriyor ise gerçekler herkesten gizlenecek, sanal bir oyunla durum idare edilmeye çalışılacak. Çünkü, etkili ve yetkili kesimler böyle olmasını istiyor! Kısa vadeli spekülatif beklentiler kısa vadede işe yarasa bile zaman içinde ağırlaşan sorunlar nedeniyle ortaya çıkan yan tesirler hareket yeteneğini daraltıyor. Dengeler ava çıkanlar aleyhine ve av olmamak adına riskten kaçınanlar lehine değişiyor. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir döneme doğru ilerleniyor.
Gerek gelişmiş ekonomilerde gerekse gelişmekte olanlarda yaşanan gelişmeler yakın geçmişte olduğu gibi yola devam edilemeyeceği kanaatini güçlendiriyor. Küresel talep daha güçlü daralma sinyalleri veriyor, gerçekler halının altında tutulmayacak boyuta ulaşınca belirsizlik ve kırılganlık artışını gizlemek pek mümkün olmuyor. Güvensizlik büyüdükçe, altın gibi sistem dışı tercihlere yönelik ilgi artıyor; kazanmaktan vazgeçerek satınalma gücünü korumaya çalışmak yönündeki tercihler ön plana çıkıyor.
Ekonomik durgunluk ister kamu isterse mali sektör veya reel kesim için istenen bir şey değildir. Bundan kaçınmanın yolu oluşan sorunları küçükken çözmektir; eğer bu yapılmazda sorunların ağırlaşması pahasına gün kurtarılır, başka bir deyişle gerçekler geniş kesimlerden gizlenir ise sistemde çöküş kaçınılmaz hale gelebilir.Bugün karşı karşıya olduğumuz budur... Geniş kesimlerin yaşam koşulları kötüye giderken pembe hayallerle oyalanmanın bedeli ödenebilecek cinsten değildir... Korkularının esiri olmuş kesimlere itibar etmeyip tedbirli olmaya çalışmak, kazanmaktan çok kaybetmemeye odaklanmak daha tutarlı bir yaklaşım olabilir... Gerçeğin gizlenmesinden yana olanlar Halk'tan ve Adalet'ten yana olamaz!..


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



