milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Geometri bilmeyen buraya giremez!

25 AĞUSTOS 2009
SAL 03:55

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kendi anlamını kendi eylemiyle açıklayan, varoluşun sırlarını uhrevi dirilişe dönüştürebilen düşünce eylemi, tarih boyunca insanları düşünenler ve düşünmeyenler olarak iki kısma ayırmış, insanların kan dökmelerine, birbirleriyle savaşmalarına ve hatta öldürmelerine neden olmuş bir bilinç inhibitörüdür. Maddi manevi her açıdan insanın çeşitli davranışlarının ve tepkilerinin ontolojik temelinde düşünme faaliyetinin aktifliğinin etkisi ya da pasifliğinin sebebi söz konusudur. Aktif bilinç şuuru, sebep yerine vesile olacağından, aktif düşünme eylemi insanı doğrudan doğruya anlama, irfan mertebesine yükselterek doğru olan "şey"e; hakikate yakınlaştırır, hakikatle tanıştırır.

İnsan adedince düşünce algısı vardır. Ne yapacağına karar verme aşamasında da düşünülebilinir, varoluşuyla nereye gittiğini metafizik düzeyde aynanın karşısına çıkarak sorgulamayla da düşünülebilinir... Tolstoy "dünyadaki insanların nefesi adedince Allah'a giden yol vardır" hadisinden hareketle, "nasıl dünyada beyin sayısı kadar düşünce çeşidi varsa, yürek sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır" diyerek, her insanın iç dünyasında keşfettiği güzelliklerden yola çıkarak düşüncenin ve sevginin çeşitliliğini bir parmak izi gibi her insanın kendine has, orjinal olduğunu belirtmiş. Edward R. Murrow'un "Birçok insan, aslında sadece önyargılarını yeniden düzenliyorken düşündüğünü zannetmekle..." sözü, aklın inşası için düşünme faaliyetinin ne olduğuna dair bir iz belirtmekte. Aklın inşası için ön yargılarından kurtularak yapılacak bir düşünme, düşünce üreteceğinden insanı farklı âlemlerde farklı ruh iklimleriyle tanıştıracaktır. Farklı rüzgarların etkisiyle bambaşka bir dünyada gezinmeye başlayacak olan kalp, düşünecek, tefekkür edecek, merak edecek, tanıyacak, anlayacak, idrak edecek, sorgulayacak, empati kuracak, düşünsel evrende fiziksel eylemin bittiği metafizik eylemin başladığı zeminde hikmet kozasıyla karşı karşıya kalacaktır. Kur'an'ın, muhatabına sık sık sorduğu "Hâlâ düşünmeyecek misiniz, hâla akletmeyecek misiniz..." gibi sorular, muhatabı kozmik âlemde yürüttüğü için, düşünmek bir nevi yürümeye benzer. Zihinsel bir hareketin sonucu olarak tefekkür eden insan, tasavvur ettiği düşünsel eylemiyle kalabalığın arkasından gitmeyerek tek başına yürümesiyle kâinata keşif gözüyle bakacaktır. Uzakta olana yakınlaşmayla arada bağlar kurulacak, yanılsama-hakikat arasındaki perde aralanacaktır. Paradoksal evrenden uzaklaşarak devrimci virajı almak, yolun sonuna varmadan ne ile karşı karşıya olduğumuzun farkına varabilmeyi sağlayacak, çıkış yolunu bulmada intihar süsü gibi gösterilen yanılsamayı aşikâr olmaktan öteye taşıyacaktır. İsmet Özel iç âlemin dış âlemle kuracağı bu bağı şöyle izah eder: "Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum!"

Düşünmek, değişime dahil olmaktır. Bir şeyleri değiştirmek için düşünmek, bir adım sonrasının bir adım öncekiyle aynı olmaması için mücadele etmektir. Yürekle iletişim kurarak, yürekle birlikte kendinin dışında hakikat ırmağına akmaya çabalamak, varolan tüm soruları karşına alarak bilgiye ulaşacak her türlü yolu denemeyle mümkün olacaktır.

Akıl ve düşünce

Düşünme eyleminden kaçmak, insanın kendisine yaptığı en büyük zulümlerden biridir, hatta ilkidir diyebiliriz. İnsanın kendisine bahşedilen bu eylemden kaçması, eşref-i mahlûkat olma bilincine erememekten kaynaklanır. Oscar Wilde "Aptallık, en büyük günahtır" derken, insanın kendi eliyle kendi zincirlerini bağladığından, kendisini kendi elleriyle tutsak bıraktığından olsa gerek, insanın akıl ve düşünebilme yetisini en önemli fonksiyon olduğunu belirtmiştir. Çünkü insan için eşyayı değerli kılacak olan şey, akıl ve düşüncedir. Portekiz edebiyatının güçlü ismi Fernando Pessoa, hissederek düşünmek adına insanın karşısına çıkan bu anlam kargaşasını şöyle ifade eder: "Çünkü düşünmek anlamamaktır / Düşünmek gözleri bozuk olmaktır."

İnsan düşündükçe anlar, anladıkça yalnızlaşır, toplum hayatından uzaklaşır. Etrafında düşünmeyen, düşünme eyleminde uzak yaşayan insanlardan uzakta; fildişi kulesinde hakikati arama/tanıma çabası artar. Düşündükçe insanların çoğunlukta olduğu düşünmeyen kısmından ayrılan düşünen insan, "ben de düşünüyorum" kompleksi yaşamadan, kendi kendisini tatmin etmek amacıyla düşünmeyip, metafizik bir başkaldırıda düşüncenin düşlendiği zamanı arıyorsa; yaşadıklarının ve yaşayacaklarının farkında olarak kendi varlığını idrak ediyorsa, işte o zaman varoluşunun üzerinde söz söyleyebilme hakkını elde eder. Varoluşu üzerinde söz söyleyebilme hakkını elde edemeyen insanlar tarafından hor görülse de, düşünsel eylemin tadını mutluluk algısıyla birleştiren düşünen insan, düşünme faaliyetinden vazgeçmeyecektir. Don Marquis bu durumu şöyle izah eder: "Eğer insanlara düşündüklerini zannettirirsen, seni seveceklerdir, fakat onları gerçekten düşündürtürsen senden nefret edeceklerdir."

Platon'un akademisinde "Geometri bilmeyen buraya giremez" yazıyordu. Şüphesiz Antik Yunan medeniyetinde düşünen insanları toplamak için böyle bir metoda başvurmuştu Platon. Modern dünyanın karmaşası içerisinde, nasıl yapmamız gerektiği hakkında öğrendiğimiz bilgilerle yaşadığımız modern hayat, gittikçe düşünme eyleminden uzaklaştırıyor insanı. Kavramsallaştırmadığımız, nasıl oluştuğu hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmadan ezberlediğimiz bilgiler, insanı makineleştiriyor, robot gibi yaşamasına sebep oluyor. "Trum trum tırak. Trak tiki tak. Makineleşmek istiyorum" demişti Nazım Hikmet. Jose Saramago'nun meşhur kitabı "Körlük"ten bir alıntıyla yazımızı sonlandıralım. Bu alıntı düşünme faaliyetinin aslında insanı hangi konuma getirdiğini de ifade ediyor: "Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 25.08.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: geometri, yunanistan, nazım hikmet,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • köprünün altından çok su geçti

    Ali Nesin'in "Bir gerçeğe bir yaşam adanmış, çok mu"suali artık soru değeri taşımaktan ziyade eleştirme,durumu gösterme, sitem etme, dem vurma, acıyı ortaya çıkarma, zihne savaşı fark ettirme, 'eskiyi' sadece benzetmelerde kullanacağımızı hissettirme, hakikati yaşamda aramadığımızı yüzümüze vurma maksadı mı taşıyor acep?

    Anlaşıldığı vakit korkutan yazılardan. Yüreğinize sağlık.

    esra-altes | KatılıyorumKatılmıyorum (8.0/10 puan) | 26 Ağustos 2009 00:40

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yunus Emre Tozal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    2. Dünyanın İncisi Endülüs
    3. Vahdettin: "Ayasofya'ya çan takmak isteyenlere ateş ediniz!"
    4. Fûzulî Divanı...
    5. Hakikat pınarını temaşa eden göz
    6. Hukuk Risalesi
    7. Vahyin kâtibi Hz. Ali
    8. Kur’an’daki Anne...
    9. Popüler dindarlığın durakları: “türbeler”
    10. Yaraya merhem: “Yahudileşme temayülünden uzaklaşma”
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Abdülhamit bir fikirdir
    3. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Filistin’e entelektüel bir bakış
    6. Ruh sürgününden hakikat arayışına Ayşe Şasa...
    7. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    8. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    9. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    10. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    3. Sevgili…
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Hıra’da Dem’lenen ilk ve son harf
    6. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    7. Sevgiliye ulaşmak için...
    8. Pir Aşkına
    9. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    10. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Topkapı Sarayı'nın hafızası
    2. Mısır sanat tarihinde Osmanlı damgası var
    3. Çöpleri sanat eserine dönüştürdüler
    4. Özlem Özkan'dan Dönüşüm sergisi
    5. Muğla'da sema gösterisi yapıldı
    6. Dervişin halleri
    7. Tarihi eserler için koşu
    8. Ahmet Kabaklı mezarı başında anıldı
    9. Tasarımcı el sanatı ustası kazanacak
    10. Üretimini yaptığı enstrümanı çalamıyor
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    4. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    5. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    6. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    7. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    8. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    9. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    10. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek