Tıp, biyoloji ve psikoloji gibi kendilerine konu olarak insanı seçen ilim dalları insanın 15-30 yaşları arasındaki safhasını "gençlik çağı" olarak tarif ediyorlar. Bedeni ve zihni kabiliyetlerin hızlı bir gelişme gösterdiği ve en üst seviyesine ulaştığı bu dönem, aynı zamanda çeşitli iç çatışmaların, hayal kırıklıklarının, kişilik ve kimlik arayışlarının da hızlı olduğu bir dönemdir. Genel ifadesiyle "delikanlılık" denen bu dönem, eğitim hayatımız için en hassas olan gelişmeleri de bünyesinde taşımaktadır.
İslâm kültüründe "fütüvvet", "mürüvvet", "civanmert" gibi sıfatlarla anlatılmaya çalışılan gençlik; yiğitlik ve cesaretle birleşmiş, bu ifadeler âdetâ, birbirinin eş anlamlısı olmuşlardır.
Güçlü ve kalkınmış toplumlar, sadece teknolojiyi elde etmiş olan toplumlar demek değildir. Bunun yanında daha önemli olanı genç nesillerini korumayı, onları mâneviyat ve ahlâk yönünden de geliştirmeyi hedef alan, stratejileri olan toplumlardır.
Gençlik, bir milletin geleceği, onun yaşama gücüdür. Bir millet gençliğine ne kadar önem veriyorsa geleceğine de o kadar önem veriyor demektir.
Gençlik, milletlerin ayakta kalmalarında, gelişip yücelmelerinde en önemli unsurdur. Bir toplumu yıkmak isteyen şer güçler, onun inancıyla birlikte en önemli direği olan gençliğini bozmaya uğraşırlar.
Millet olarak huzurumuz gençlerimizi inançlı, sağlam iradeli, karakterli, bilgili ve iffetli insanlar olarak yetiştirmemizle mümkün olur.
Dinimizin korunmasını emrettiği beş esastanbiri de "neslin korunması"dır. Kur'ân-ı Kerim'de:
"İşbaşına geçince yeryüzünde bozgunculuk yapan, ekini ve nesli yok etmeye çalışan/çabalayan insanlar vardır." (Bakara S.Â: 205) buyurulmaktadır. Bu âyetten "zirai ekonomi"nin ve neslin/gençliğin korunmasına verilen önemi ve fitnenin tehlikelerini açıkça görüyoruz.
Hayatın en dinamik dönemi olan gençlik, genellikle 15-30 yaş arasındaki safhayı içine almaktadır. Büluğ ile başlayan hızlı bir değişim, kimlik ve şahsiyetin bu çağda belirgin olarak teşekkül etmesi, yıkıcı propagandaların bu çağlardaki nesle yönelmesinden dolayı gençlik milletlerin hayatında önemli yer tutmaktadır.
Komünizmin yıkılışından sonra gençlik süratle sınırsız serbestliğe ve materyalist hayat anlayışına itelenmiştir. Halbuki gençlik, mânevi disipline ve eğitime daha çok muhtaçtır. Bizler Müslümanlar olarak bu ihtiyacı giderelim...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



