Toplumda dayanışmayı ve birlikteliği sağlayabilmek için, yapılabilecek iyiliklerin en kalıcı olanı şüphesiz "evlenecek gençlere yardımcı olmak" tır. İyilik kavramının zedelendiği bir ortamda, karşılık beklemeden yardım etmek gerçekten çok güzel bir davranış örneğidir. Evsizlere ev bulmak, işsizlere iş bulmak, okuma imkânı olmayanlara bu imkânı sağlamak, evlenmek isteyenleri evlendirmek bir gönül işidir.
Geçmişteki sosyal yapıyı incelediğimizde, sosyal dayanışmanın en güzel örneklerini her alanda görebiliyoruz. Geçmişte, yaygın halde uygulanan yardımseverlik, ihtiyaç sahiplerinin işini görmek, evleneceklere yardımcı olmak gibi güzel davranışlar sosyal dengeyi ve dayanışmayı sağlıyordu.
Bu yardımlaşmalar eskisi kadar olmasa bile şimdi de yapılıyor. Özellikle kırsal kesimlerde ve küçük şehirlerde az da olsa devam ediyor. Asıl sıkıntı büyük şehirlerde... Okumak veya çalışmak için büyük şehirlere gelen gençler, evlilik çağları geldiğinde, onlara yardımcı olacak insanların olmayışı yüzünden evlenemiyorlar. Evlilik yaşları geçmiş, umutlarını yitirmiş bu insanların ruh dünyalarını düşünebiliyor musunuz?
Eskiden evlilikler büyüklerin aracılığıyla olurdu!
Bizim kültürümüzde evlenmeler büyüklerin, eşin-dostun aracılığıyla gerçekleşmektedir. Ne yazık ki "modernleşme" ile birlikte, bu güzel gelenek yavaş yavaş elimizin altından kayıp gidiyor. İnsandaki yardımlaşma yerine, benlik duygusu öne çıkmaya başlamış. Herkes, yalnız kendi gemisini kurtarmaya çalışmakta, başkasının derdi, başkasının evliliği için "bana ne?" anlayışı gün geçtikçe çoğalıyor.
Gönüllü aracı olma korkusu
Yanlış bir anlayış yüzünden, ülkemizde birçok insan evlenecek kişilere aracı olmaya çekiniyor. Bu çekinmenin altında, 'Evleneceklere yardımcı olmak, onları baş-göz etmek güzel de, ya geçinemezlerse ne olacak?' korkusu yatıyor. Bununla ilgili herkesin söylediği: 'Eşler güzel geçinirlerse kendilerinden, geçinemezlerse aracı olandan bilirler' sözü, maalesef yaygın hale geldi. Bu anlayış, bizim kültürümüzle hiç bağdaşmıyor. Evlenenlere aracı olan insanlar, eşler kavga edip birbirlerine girsinler diye aracı olmuyorlar ki. Aksine, evlenip çoluk çocuk sahibi olsunlar, yuvalarında mutlu olsunlar diye aracı oluyorlar.
Geçinemeyen eşlerin, evlilik bilincine sahip olamadıklarından; kendi becerisizliklerinin faturasını, onları evlendirmeye çalışan "gönüllü aracı" lara yüklemeye hiç mi hiç hakları yoktur. Bu çeşit iddiaların hiçbir gerekçesi ve mantığı olamaz. Bizim milletimiz, yardımseverdir. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun, yine de elinden gelen yardımı esirgemez. Çevremizde, mahallemizde, yakınımızda bunun örneklerine sıkça rastlıyoruz.
Evlilik nasıl bir şeydir?
Evlilik üzerinde çok şey yazıldı, çizildi, söylendi... Herkes kendi açısından evliliğe bir yorum bir açıklama getirebilir. Biz de evlilik, aile, akraba kavramlarını açıklamadan sizi düşündürmeye çalışalım.
Bir kadın, bir erkek, birbirinden habersiz yıllarca ayrı ortamlarda, ayrı ailelerde, ayrı kültürlerde büyüyüp evlenme yaşına geliyor, sonra da bir şekilde tanışıp evleniyorlar. Evlilik öncesinde bu iki insanın istek ve arzularının çoğu gayrı meşru sayılırken, evlilikle birlikte her şey nasıl meşru hale geliyor? Evlilik öncesinde hiçbir bağları olmayan eşlerin aileleri, evlilikle birlikte nasıl birden akraba oluveriyorlar?
Evlilik öncesinde anne-baba bir iken, evlilikle birlikte nasıl ikileşiyor? Evlilikle birlikte oluşan bu "değişimin gücü" nereden geliyor? İnsan hayatındaki bu değişimin izahını nasıl açıklarsınız? Ayrı ayrı kültürlerde yetişen, farklı ailelerden gelen iki ayrı insanın aynı evi paylaşması, aynı yemeği yemesi, aynı havayı teneffüs etmesindeki "birlikteliğin sırrı" nereden geliyor?
Bir "evet" ile insan hayatını değiştiren "evlilik müessesesinin gücü" nereden geliyor?
Bu soruların cevapları derinlemesine düşünülüp araştırıldığında, evlilik müessesesinin nasıl bir kurum olduğu ortaya çıkacaktır. Kısaca evlilik, yalnız görünen yönüyle değil, görünmeyen yönüyle özellikle de "kutsal" yönüyle, araştırılması gereken çok önemli bir kurumdur.
Evlilik insan yaratılışının gereğidir
Evlenme; eşler arasında beraber yaşamaya ve yardımlaşmaya dayanan, taraflara karşılıklı hak ve sorumluluklar yükleyen bir sözleşmedir. Dünya hayatının en önemli amaçlarından biri olan evlilik, insan yaratılışının gereğidir. Bu amaç basit bir alışveriş değildir. İnsan hayatının fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarının giderilmesi için önemli bir dönüm noktasıdır. İnsan için fıtrî bir ihtiyaç olan evlilik, kişinin fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarını giderme ile birlikte neslin devamı, hayatın paylaşılması ve aile birliğinin oluşması gibi faktörlerle toplum düzeninin dengesini sağlamaktadır. Bu yönüyle evlilik müessesesi, "insanlığın ve toplumun sigortasıdır" diyebiliriz.
Evlilikte iki cins birbirini tamamlar
Evet, evlilikte iki cins birbirini tamamlar. İki vücut, iki kalp, iki şahsiyet birleşir; iki ayrı dünyanın insanları bir araya gelerek "ikinin gücünü" meydana getirirler. İşte bu güç, bu birliktelik insanlığın temellerini oluşturuyor. Aile dediğimiz kurumun temelleri, evlilikle atılıyor. Bu nedenle evliliği çok yönlü olarak ele alma mecburiyeti vardır. Bu bağlamda evliliğin sosyal yönü ile birlikte dini yönünün de bilinmesi gerekmektedir.
Kur'an'da evlilikle ilgili 240 ayet var!
İslam dini, evliliğe büyük önem vermiştir. Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de "evlilik ve aile" ile ilgili "240 ayet" bulunmaktadır. Ayrıca Peygamber Efendimizin, evlilik ve aile ile ilgili pek çok "hadisi" vardır. Kısaca insan yalnız başına eksik ve yarımdır. Ancak, kadın ve erkek birbirleri sayesinde "tamamlayıcı ve dengeleyici" olmaktadır. Bu nedenle insan için evlilik, kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.
Batıda yapılan ilginç bir araştırmanın düşündürdükleri
New York Akıl Hastanesi Müdürü Dr. Hawlbridge'nin hastaları üzerinde yaptığı önemli bir araştırma var. Bu araştırmanın sonucuna göre;
*Hastaneye başvuran bekâr hasta sayısının, evli hastaların sayısının dört katı olduğu tespit edilmiş.
*İntihar olayları ve ruhsal bunalımlara girenler, evlilerden çok bekârlar arasında görülmüş.
*Evli kadınların ise, annelik ve doğum gibi bazı ailevi sıkıntı ve yorgunluklardan şikâyet etmekle birlikte genellikle bekâr hemcinslerinden daha sağlıklı ve uzun ömürlü oldukları ortaya çıkmıştır.
Evlilik Nedir?
Bilgeye evlilik nedir diye sormuşlar.
Bilge de: "Evlilik; bir kişinin her zaman haklı, diğerinin koca olduğu bir müessesedir" cevabını vermiş.



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



