Türkiye yeni bir döneme geçiyor. Sevindirici. İttihat ve Terakki izleğinin çöküşü 1969'da başlar. Bağımsızlar Hareketi, Milli Nizam süreci ile gelinen durum övgüye değer. MSP'nin kapatılış bahanesi Konya'daki Kudüs mitingidir. RP'nin kapatılış bahanesi Sincan gecesiyle düğümlenmiştir.
İsrail dünyanın şımarık ve azgın çocuğu. Gazze katliamında İsrail halkının % 70'inin savaş tamtamları atması önemli bir gösterge. Elbette ki samimi ve hakşinas Yahudiler vardır, buna bir diyeceğimiz yok. Türkiye'deki Musevilerin İsrail katliamına ses çıkarmayışları, taraf olmaları da gözden kaçmıyor. Şöyle ki; Musevilerin Şalom gazetesine bakarsanız nasıl taraf oldukları görülür.
Gazze katliamı ve soykırımı dünyanın gözleri önünde bir şölen havasında yapılmıştır. Batı dünyasının yöneticileri bunu desteklemişlerdir. AB dönem başkanının açıklamaları ile İsrail devletinin ona olan minnetini yakın zamanda gördük. Davos'taki salon toplantısında Şimon Peres'in alkışlanması da Batı'nın asıl yüzünü gösteriyor. Orada Türkiye Başbakanı'na karşı olan tavır da bunun bir sonucudur.
Mazlum insanların üzerine yağdırılan bombaların, misket bombalarının, yanan çocukların, kadınların yaşlıların görüntüleri yeni yeni kamuoyuna sunuluyor. Dün bir okurumun gönderdiği görüntülere dayanamadım ağladım. Siyonizm'in ve ırkçı emperyalizmin hakiki yüzünü gösteriyor bütün bunlar.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının tavrını olumlu buluyor biz de taktir ediyoruz. Olması gerekeni yapmıştır. Bundan sonra yapılması gerekenler vardır. İsrail bağımlılığının hayırlı bir sonuç vermediği ortada. Mazlum Filistin halkının haklarını koruyacak bir ülke varsa bu da Türkiye'dir. Filistin Türkiye'nin manevi sorumluluğundadır. Orada sadece Müslümanlar değil, Hıristiyanlar, mazlum ve tarafsız kim varsa herkes, buna Yahudiler de dahildir. Çünkü Mescid-i Aksa, Kudüs sorunsalı orta yerde duruyor.
Bundan sonra yapılması gerekenleri sıralıyoruz.
* İsrail ile yapılmış anlaşmaların tamamı askıya alınmalı.
*Konya'daki tatbikatlara son verilmeli.
*Türkiye ile İsrail arasında işbirliği konuları bir yana bırakılmalı. Türkiye İsrail adına görüşmeler yapmaktan çekilmeli.
*Türkiye onların batıya açılan kapısı. Bu yolla işgal ettiği topraklardan çekilmesi sağlanmalı. İsrail normal sınırlara çekilir Filistin halkının haklarını iade eder ise normal bir devlet olarak ilişkiler sürdürülebilir. İsrail'in ise bunu yapmayacağı ortada.
*Suriye ile arabuluculuk görevinden çekilmeli.
*Sayın başbakan eş başkanlık görevlerini hemen bırakmalı.
*D-8 ler canlandırılmalı. Buna Hindistan, Rusya, Çin gibi ülkeler de dahil edilmeli.
*AB görüşmeleri bu açıdan bakılarak değerlendirilmeli.
*İsrail ile yandaş olan Arap ülkeleri uyarılmalı. Mısır gibi, Ürdün gibi.
*Filistin halkının birlikteliği sağlanmalı. Abbas gibi kukla yöneticilere fazla yüz verilmemeli.
*Filistin özellikle Gazze üzerindeki ambargo kaldırılmalı. Gıda, sıhhi malzeme ve yapılanma için gereken destek acilen sağlanmalı.
*İsrail ile doğrudan bağlantılı iş adamları ile yapılmış olan anlaşmalar iptal edilmeli. Sami Ofer gibi.
*Filistin halkı üzerine yağdırılacak herhangi bir bomba olursa bundan böyle asla hiçbir düzlemde görüşme yapılmamalı.
*Davos ile başlayan süreçten sonra geri adım atılmamalı.
*İsrailli yetkililer insan hakları mahkemesine şikâyet edilmeli ve yargılanmaları sağlanmalı.
Türkiye'nin halkıyla, siyasileriyle gösterdiği bu büyük davranışı övgüye değer buluyorum. Çağlayan mitingiyle yeni bir dönem başlamıştır, Türkiye asıl rayına oturmuştur.
İsrailcilerin telâşı o günden beri kendini iyice göstermiştir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




