orjin krem, orjin ağrı kremi

milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

31 TEM 2010 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • GÜNLÜK DEĞİL, GELECEĞE DÖNÜK BİR VİZYON
  • İRAN'DA 5,8 ŞİDDETİNDE YENİ SARSINTI
  • İSTANBULLULAR DİKKAT, YARIN BU YOLLAR KAPALI
  • DUMANSIZ HAVA SAĞLIĞA YARADI
  • ALMANYA ELEKTRONİK KELEPÇEYİ TARTIŞIYOR
  • TULUYHAN UĞURLU'DAN KANADA'DA KONSER

Galip hayat manzumesi Mehmed Âkif

12 MART 2009
PER 00:30

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Fevziye Abdullah Tansel, Mehmed Akif Ersoy adlı kitabında Âkif'in "Leylâ" şiiri üzerinde 'küçük' bir yorum yapar. Bu yorumda Tansel, "Leylâ"yı "1922 Nisan'ında" Âkif'in "Mısır'a gitmeden önce yazdığı son manzume" olarak takdim eder.  Tansel'e göre, Âkif bu şiiri, 'gerçekleşmeyen mefkûre"sinin bedbinlikleri içinde yazmıştır.

Tansel'in yaklaşımı, zamanla kılık kıyafet değişikliğine tâbi olarak karşımıza bakın nasıl çıkıyor. Edebiyatımızın velûd kalemlerinden Mehmet Can Doğan, sözü Fevziye Abdullah Tansel'in bıraktığı yerden alarak birkaç kuşak güncelleştirir. Fakat bu güncelleşme sırasında bir o kadar da takla atar söz: "Gerçekleşmeyen Mefkûre" artık "Yenik İdeoloji" olmuştur.

Durumu izah etmemiz, Mehmet Can Doğan'ın önce bir panelde (70. Vefat Yıldönümünde Mehmet Akif Ersoy Paneli, 20 Şubat 2006, İstanbul) sunduğu, daha sonra ise Şair Sözü adlı kitabında (YKY, İst., 2006) yayımladığı "Yenik İdeoloji: Mehmet Âkif Ersoy" adlı metne mesai harcamakla mümkün olacaktır.

Her ne kadar Mehmet Can Doğan'ın Âkif'le ilgili verdiği hükmün niteliği başlıktan anlaşılsa da biz mesaimize başlayalım. Bir kere, daha ilk paragrafta, Âkif'in ömrünün son yıllarını Mısır'da geçirmesi hadisesini 'mahkûm ediliş'; aynı süreci 'gönüllü sürgünlük' gibi menfî duygusal değerleri olan söz öbekleriyle adlandırmış olması/bu adlandırmalara iştirak etmesi; akabinde Âkif'in 'ideolojik bir figür' olduğu fikrine tâbi olur bir yaklaşım içinde bulunması, Doğan'ın yaklaşımıyla ilgili ipuçları vermektedir. Sözgelimi şöyle demektedir Doğan: "Aslına bakılırsa, sadece gelinen sonuçta değil, başlangıç noktasında böyle bir ideolojik görünüm ve tercih vardır." Oysa, Âkif'in tuttuğu yola 'ideoloji' değil, denilecekse 'sahih hayat manzumesi' demelidir. Zira bu manzume, bütün bir ömrü kapsar ve özünü evrensel bir nizamdan alır.

Tespitlerindeki tutarsızlıklarına yazısının ilerleyen satırlarında da devam eden Doğan, I. Safahat'ın ilk şiiri "Fatih Camii" olduğu halde, bu kitaptaki şiirlerin şairi için "henüz bütünüyle camiye girmemiştir buradaki özne" diyebilmektedir. Bu, tasnifçi bakışın yanılgısıdır. Sadece "Fatih Camii" mi, sözgelimi "Hasta", "Küfe", "Seyfi Baba", "Mahalle Kahvesi"... bunlar Kur'an'dan, Cami'den ahenk alan metinler değil midir?  Yoksa Âkif'e boşuna mı "Camideki Şair" diyoruz?

İşimiz Mehmet Can Doğan'ın kimi yanlışlarını tespit edip onarmak olmadığından asıl mevzua geçiyoruz; Fevziye Abdullah Tansel'in kanaatleriyle kurduğu köprüye... Yazının son paragraflarında karşımıza çıkıyor bu bağlantı. Uzun bir alıntı olacak ama, şöyle diyor Doğan: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir ulus devlet olarak Milliyetçilik düşüncesini benimsemiştir. Çağdaşlaşma ideali ve ilkesiyle Batı'yı rehber edinmekle birlikte ulus-devletin Tevfik Fikret'in savunduğu 'dünya vatandaşlığı' görüşüne mesafeli olduğu açıktır. Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları'nda (1924) çerçevesini çizdiği kültürel yapılanma, yeni devletin de esaslarını oluşturmuştur. Tevfik Fikret'in Batıcılık'ı kesin bir yenilgi almamıştır; ama Mehmet Âkif'in hilafetle belirginleşen İslâmcılık'ının yenilgiye uğradığı açıktır. Şairin 1926'da Mısır'a gidip ancak ölümünden iki ay önce Türkiye'ye dönmesi, ideolojinin yenilmiş olduğunun açık bir işaretidir. Bu noktada, Fevziye Abdullah Tansel'in söylediklerine eklenecek yeni bir şey olmadığı kanısındayım." Bu son cümlesiyle birlikte, Doğan'ın kendisini tekzip ettiğini söyleyebiliriz: Yukarıda belirtmiştik; "Gerçekleşmeyen Mefkûre"nin "Yenik İdeoloji"ye dönüştürülmesinden bahsediyoruz.

Âkif konusunda yanılgıya düşenlerin bu düşüşleri neyle açıklanabilir? Sanırım,  dil problemi çekmeleridir: Âkif'in lisanından uzak oluşları... Buna başka sebepler de eklenebilir mi, bilmem? Mensup olunan meşrep, yaşanılan dönemin zihniyeti, kimi ilişki ağları, meslekî zaruretler, vs.

Tali sebepleri bir tarafa bırakıp 'Âkif'in lisanı' meselesine bakalım. Öyle ya, bu lisandan haberdar olmamak, kişiyi şairle ilgili hükümler vermede yanılgıya düşürüyor. Şu halde düğüm Âkif'in lisanını kavramaktan geçiyor. Biz şimdi bu lisanla ilgili tespitlerde bulunacağız.

Bir kere, Âkif Kur'an şairidir. Dolayısıyla Kur'an'la arası açık olanları büyük bir tehlike beklemektedir. Âkif'in 'hicret'i onların kafasını karıştıracaktır.

Âkif'e Kur'an şairi denilmesinin sebebi, hayatını Kur'an'a göre tanzim etmesinden, böylece hakikî bir hayat manzumesi oluşturmasındandır.

Dolayısıyla, Âkif'in faaliyetlerinin temelinde Kur'an'dan hareketle bir inkılâp oluşturma fikri bulunduğunu söyleyebiliriz. Külliyen bir kurtuluş; sosyal, siyasî, kültürel bir inkılâp. İslâm'ı en evrensel ve gerçekçi boyutlarıyla kavrayan ilmî bir akım...

Şimdi, devrinin birtakım ideolojik yaklaşımlarına ve tutum sahiplerine karşı, başta şiirleri olmak üzere bütün bir kimliğiyle net bir tavır sergileyen Âkif'i 'yenik' kelimesiyle vasıflandırmak haksızlık değil midir?

Mümin bir dava adamı ve şair olarak Âkif'i 'yenik' görmek, göstermek kimin işine yarayabilir?

Kimler böyle bir yaftalamadan fayda umabilir?

Kim ne umarsa umsun, bu durumdan paylarına düşen hüsran olacaktır.

Çünkü Âkif, gerek âsârı gerekse hayatı ile bu coğrafyada bir çığır açmış, bu çığır yankısını bulmuş, hakkı söyleyen muvahhit bir topluluk, ondan sonra da hep var olmuştur. Bugün de onun emeklerinin boşa gitmediğini ispatlayacak bir nesil vardır.

Baştan sona İlâhî Kelam'ın izleriyle dolu olan Safahat, bize sürekli olarak şu düsturu hatırlatmaktadır: "İman ediyorsanız, galip sizsiniz!"

P. K. 205, Ulucami, Bursa  - www.cevatakkanat.blogcu.com

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 12.03.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: galip, hayat, manzume,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • galip hayat manzumesi âkif üzerine

    Mehmet Can Doğan'ın Akif'le ilgili yazısını okumamıştım; ama bu yazıyı okuyunca onu da okumuş kadar oldum. Anladım ki, Ara sıra da olsa yaptığınız insan sınıflandırması çok da yanlış değil:

    Bazı insanlar yalnızca okur; bazı insanlar hem okur, hem de yazar; bazı insanlar da ne okur, ne yazar; yalnızca yazılanı anlamadığından olacak ki yazılanı bozar. Mehmet Can Doğan beni bağışlasın, ama o da Akifi anlamak için değil, anlamamak için özel uğraş verenlerden, burada örnek verme gibi bir gayret içine girmeyeceğim, çünkü Cevat Akkanat bunu yeterince yazısında belirtmiş.

    Kutluyorum.

    edip kutay p. | KatılıyorumKatılmıyorum (6.7/10 puan) | 12 Nisan 2009 22:51

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cevat Akkanat

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kurşuna götürülen köpek vd…
    2. '2010- Bucaspor Şampiyon Meydanı'
    3. İzmir: Bir gün seni de anlatacağım…
    4. Beckham, siperi terk et!
    5. Şairler ‘Deneme’li…
    6. Bahar sürgünü olur musun?
    7. Otomatik köpek…
    8. Birecik, biricik…
    9. Odunpazarı’nda hayat var…
    10. Edebiyat Hayat Memat’ta anahtar kavramlar…
    1. Mustafa Özçelik’ten ‘Nasreddin Hoca’ kitabı
    2. Şairler ve babalarına dair...
    3. Akhisar Çağlak festivali
    4. Mermer ‘tezgâh’
    5. Marko Paşa
    6. Divan edebiyatı, Yunus Emre, istasyon...
    7. Milli mizah dergisi!
    8. Cahit Sıtkı’nın ‘Sıdkı’
    9. “Hüzünlü dört insan omuzu”nun şairi
    10. Hayatı doğru yaşamak
    1. Milli mizah dergisi!
    2. İşte Bursa edebiyat günleri…
    3. Galip hayat manzumesi: Mehmed Âkif
    4. Dergilerden derlenen...
    5. İsmail ve Güneş burada arama motoru nerede?
    6. Obama, niye geldin ‘Oba’ma?
    7. “Selanik Caddesi” çıkmaz sokak!
    8. Suskunluklarda
    9. Oh my dog!
    10. “Trenimiz kalkmasın!”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. On yedi ülke ressamı aynı sergide buluştu
    2. “Geleneksel sanatlar yeniden zuhur etti”
    3. Alton portakal Emir Kusturica kıyısında!
    4. Rüya’nın gösterdiği medeniyet!
    5. Müzikolog Edip Günay toprağa verildi
    6. Kalburcu’dan tarih fışkırdı
    7. Bozlak diyarında Ney’e ilgi var
    8. Zaman’ın ince Ayarı
    9. Piri Reis’in izinde
    10. Tarihi evlere yardım eli
  • Diğer

    1. İstanbullular dikkat, yarın bu yollar kapalı
    2. Dumansız hava sağlığa yaradı
    3. Almanya elektronik kelepçeyi tartışıyor
    4. Tuluyhan Uğurlu'dan Kanada'da konser
    5. Van Emniyet Müdürü görevden alındı
    6. Tokat'ta çatışma: Bir asker yaralandı
    7. Kütüphanenin otoparkı okuma salonu oldu
    8. Lice'de 2,4 ton kubar esrar ele geçirildi
    9. ''Mavi Marmara'' komisyonunda 4 Türk
    10. Hız limitine uyun, üç saatte bir mola verin
  • Çok Okunanlar

    1. Erbakan'dan Milli Gazete’ye özel açıklama
    2. Bu itiraf çok konuşulur
    3. Bunun adı ihanet değil de ne?
    4. Kurtulmuş, provokasyona dikkat çekti
    5. İşte Türkiye'nin hali
    6. Türkiye'den kalkan uçak Pakistan'da düştü
    7. Eksen kayması asla
    8. Oyuna gelmeyelim
    9. Düzenleme yeterli değil
    10. Üslubunuzu düzeltin
  • Çok Yorumlanan

    1. Erbakan'dan Milli Gazete’ye özel açıklama
    2. ABD Afganistan'a asker gönderiyor
    3. Oyuna gelmeyelim
    4. Bu itiraf çok konuşulur
    5. Bakan, İnegöl'ü karıştıranları açıkladı
    6. AB'nin nüfusu 501 milyon
    7. Özel dünyasında Hz. Peygamber
    8. Çelik: CHP’nin niyeti topu taca atmak
    9. NPT’yi İsrail de imzalasın
    10. Kaosa sebep olur
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | ticaretmerkezi.com.tr | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek