milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

20 MAR 2010 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • EMEK, DEĞER KAYBEDİYOR
  • FİLİSTİN DİRENİYOR ÜMMET DİRİLİYOR
  • BELÇİKA DANIŞTAY’I BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI KALDIRDI
  • 5 BİN KİŞİ BUGÜN SAADET’E KATILIYOR
  • ORTADOĞU DÖRTLÜSÜNDEN İSRAİL'E ÇAĞRI
  • İSRAİL'İN TÜRKİYE ÜZERİNDEN SUİKAST PLANI
  • KURTULMUŞ: İKTİDARA YÜRÜYORUZ
  • KATSAYI KATLANDI
  • EVREN, YOKTAN VARA, HİÇLİKTEN HEPE DÖNÜŞTÜ
  • MİLLET KİRACI DEĞİL, TOPRAKLARIN SAHİBİDİR

Galip hayat manzumesi Mehmed Âkif

12 MART 2009
PER 00:30

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Paylaş
  • Yorum Yaz

Fevziye Abdullah Tansel, Mehmed Akif Ersoy adlı kitabında Âkif'in "Leylâ" şiiri üzerinde 'küçük' bir yorum yapar. Bu yorumda Tansel, "Leylâ"yı "1922 Nisan'ında" Âkif'in "Mısır'a gitmeden önce yazdığı son manzume" olarak takdim eder.  Tansel'e göre, Âkif bu şiiri, 'gerçekleşmeyen mefkûre"sinin bedbinlikleri içinde yazmıştır.

Tansel'in yaklaşımı, zamanla kılık kıyafet değişikliğine tâbi olarak karşımıza bakın nasıl çıkıyor. Edebiyatımızın velûd kalemlerinden Mehmet Can Doğan, sözü Fevziye Abdullah Tansel'in bıraktığı yerden alarak birkaç kuşak güncelleştirir. Fakat bu güncelleşme sırasında bir o kadar da takla atar söz: "Gerçekleşmeyen Mefkûre" artık "Yenik İdeoloji" olmuştur.

Durumu izah etmemiz, Mehmet Can Doğan'ın önce bir panelde (70. Vefat Yıldönümünde Mehmet Akif Ersoy Paneli, 20 Şubat 2006, İstanbul) sunduğu, daha sonra ise Şair Sözü adlı kitabında (YKY, İst., 2006) yayımladığı "Yenik İdeoloji: Mehmet Âkif Ersoy" adlı metne mesai harcamakla mümkün olacaktır.

Her ne kadar Mehmet Can Doğan'ın Âkif'le ilgili verdiği hükmün niteliği başlıktan anlaşılsa da biz mesaimize başlayalım. Bir kere, daha ilk paragrafta, Âkif'in ömrünün son yıllarını Mısır'da geçirmesi hadisesini 'mahkûm ediliş'; aynı süreci 'gönüllü sürgünlük' gibi menfî duygusal değerleri olan söz öbekleriyle adlandırmış olması/bu adlandırmalara iştirak etmesi; akabinde Âkif'in 'ideolojik bir figür' olduğu fikrine tâbi olur bir yaklaşım içinde bulunması, Doğan'ın yaklaşımıyla ilgili ipuçları vermektedir. Sözgelimi şöyle demektedir Doğan: "Aslına bakılırsa, sadece gelinen sonuçta değil, başlangıç noktasında böyle bir ideolojik görünüm ve tercih vardır." Oysa, Âkif'in tuttuğu yola 'ideoloji' değil, denilecekse 'sahih hayat manzumesi' demelidir. Zira bu manzume, bütün bir ömrü kapsar ve özünü evrensel bir nizamdan alır.

Tespitlerindeki tutarsızlıklarına yazısının ilerleyen satırlarında da devam eden Doğan, I. Safahat'ın ilk şiiri "Fatih Camii" olduğu halde, bu kitaptaki şiirlerin şairi için "henüz bütünüyle camiye girmemiştir buradaki özne" diyebilmektedir. Bu, tasnifçi bakışın yanılgısıdır. Sadece "Fatih Camii" mi, sözgelimi "Hasta", "Küfe", "Seyfi Baba", "Mahalle Kahvesi"... bunlar Kur'an'dan, Cami'den ahenk alan metinler değil midir?  Yoksa Âkif'e boşuna mı "Camideki Şair" diyoruz?

İşimiz Mehmet Can Doğan'ın kimi yanlışlarını tespit edip onarmak olmadığından asıl mevzua geçiyoruz; Fevziye Abdullah Tansel'in kanaatleriyle kurduğu köprüye... Yazının son paragraflarında karşımıza çıkıyor bu bağlantı. Uzun bir alıntı olacak ama, şöyle diyor Doğan: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir ulus devlet olarak Milliyetçilik düşüncesini benimsemiştir. Çağdaşlaşma ideali ve ilkesiyle Batı'yı rehber edinmekle birlikte ulus-devletin Tevfik Fikret'in savunduğu 'dünya vatandaşlığı' görüşüne mesafeli olduğu açıktır. Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları'nda (1924) çerçevesini çizdiği kültürel yapılanma, yeni devletin de esaslarını oluşturmuştur. Tevfik Fikret'in Batıcılık'ı kesin bir yenilgi almamıştır; ama Mehmet Âkif'in hilafetle belirginleşen İslâmcılık'ının yenilgiye uğradığı açıktır. Şairin 1926'da Mısır'a gidip ancak ölümünden iki ay önce Türkiye'ye dönmesi, ideolojinin yenilmiş olduğunun açık bir işaretidir. Bu noktada, Fevziye Abdullah Tansel'in söylediklerine eklenecek yeni bir şey olmadığı kanısındayım." Bu son cümlesiyle birlikte, Doğan'ın kendisini tekzip ettiğini söyleyebiliriz: Yukarıda belirtmiştik; "Gerçekleşmeyen Mefkûre"nin "Yenik İdeoloji"ye dönüştürülmesinden bahsediyoruz.

Âkif konusunda yanılgıya düşenlerin bu düşüşleri neyle açıklanabilir? Sanırım,  dil problemi çekmeleridir: Âkif'in lisanından uzak oluşları... Buna başka sebepler de eklenebilir mi, bilmem? Mensup olunan meşrep, yaşanılan dönemin zihniyeti, kimi ilişki ağları, meslekî zaruretler, vs.

Tali sebepleri bir tarafa bırakıp 'Âkif'in lisanı' meselesine bakalım. Öyle ya, bu lisandan haberdar olmamak, kişiyi şairle ilgili hükümler vermede yanılgıya düşürüyor. Şu halde düğüm Âkif'in lisanını kavramaktan geçiyor. Biz şimdi bu lisanla ilgili tespitlerde bulunacağız.

Bir kere, Âkif Kur'an şairidir. Dolayısıyla Kur'an'la arası açık olanları büyük bir tehlike beklemektedir. Âkif'in 'hicret'i onların kafasını karıştıracaktır.

Âkif'e Kur'an şairi denilmesinin sebebi, hayatını Kur'an'a göre tanzim etmesinden, böylece hakikî bir hayat manzumesi oluşturmasındandır.

Dolayısıyla, Âkif'in faaliyetlerinin temelinde Kur'an'dan hareketle bir inkılâp oluşturma fikri bulunduğunu söyleyebiliriz. Külliyen bir kurtuluş; sosyal, siyasî, kültürel bir inkılâp. İslâm'ı en evrensel ve gerçekçi boyutlarıyla kavrayan ilmî bir akım...

Şimdi, devrinin birtakım ideolojik yaklaşımlarına ve tutum sahiplerine karşı, başta şiirleri olmak üzere bütün bir kimliğiyle net bir tavır sergileyen Âkif'i 'yenik' kelimesiyle vasıflandırmak haksızlık değil midir?

Mümin bir dava adamı ve şair olarak Âkif'i 'yenik' görmek, göstermek kimin işine yarayabilir?

Kimler böyle bir yaftalamadan fayda umabilir?

Kim ne umarsa umsun, bu durumdan paylarına düşen hüsran olacaktır.

Çünkü Âkif, gerek âsârı gerekse hayatı ile bu coğrafyada bir çığır açmış, bu çığır yankısını bulmuş, hakkı söyleyen muvahhit bir topluluk, ondan sonra da hep var olmuştur. Bugün de onun emeklerinin boşa gitmediğini ispatlayacak bir nesil vardır.

Baştan sona İlâhî Kelam'ın izleriyle dolu olan Safahat, bize sürekli olarak şu düsturu hatırlatmaktadır: "İman ediyorsanız, galip sizsiniz!"

P. K. 205, Ulucami, Bursa  - www.cevatakkanat.blogcu.com

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 12.03.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: galip, hayat, manzume,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • galip hayat manzumesi âkif üzerine

    Mehmet Can Doğan'ın Akif'le ilgili yazısını okumamıştım; ama bu yazıyı okuyunca onu da okumuş kadar oldum. Anladım ki, Ara sıra da olsa yaptığınız insan sınıflandırması çok da yanlış değil:

    Bazı insanlar yalnızca okur; bazı insanlar hem okur, hem de yazar; bazı insanlar da ne okur, ne yazar; yalnızca yazılanı anlamadığından olacak ki yazılanı bozar. Mehmet Can Doğan beni bağışlasın, ama o da Akifi anlamak için değil, anlamamak için özel uğraş verenlerden, burada örnek verme gibi bir gayret içine girmeyeceğim, çünkü Cevat Akkanat bunu yeterince yazısında belirtmiş.

    Kutluyorum.

    edip kutay p. | KatılıyorumKatılmıyorum (6.7/10 puan) | 12 Nisan 2009 22:51

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cevat Akkanat

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. “Temmuzda çözülür buzların Niğde’m”
    2. 'Bir kitaba dokunuyorum…'
    3. Bir 28 Şubat muhalifi olarak Likâ …
    4. Köpeklerde stres sebebinin tespiti…
    5. Materyalist bir şairin “Bursa Lirikleri”
    6. Yazı ve göbek bağları...
    7. Reis bey: Merhamete iltica...
    8. Pigs are said to be very clever animals!
    9. Tasfiye: “Kemalist edebiyat”!
    10. “Trenimiz kalkmasın!”
    1. Mustafa Özçelik’ten ‘Nasreddin Hoca’ kitabı
    2. Şairler ve babalarına dair...
    3. Akhisar Çağlak festivali
    4. Mermer ‘tezgâh’
    5. Marko Paşa
    6. Divan edebiyatı, Yunus Emre, istasyon...
    7. Milli mizah dergisi!
    8. Cahit Sıtkı’nın ‘Sıdkı’
    9. “Hüzünlü dört insan omuzu”nun şairi
    10. Hayatı doğru yaşamak
    1. Milli mizah dergisi!
    2. İşte Bursa edebiyat günleri…
    3. Galip hayat manzumesi: Mehmed Âkif
    4. Dergilerden derlenen...
    5. İsmail ve Güneş burada arama motoru nerede?
    6. Obama, niye geldin ‘Oba’ma?
    7. “Selanik Caddesi” çıkmaz sokak!
    8. Suskunluklarda
    9. Oh my dog!
    10. “Trenimiz kalkmasın!”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Yazarlar Birliği’nde Servet-i Fûnun
    2. Turneye eleştirmenle çıkıyor
    3. Memet Fuat ödülleri anma etkinliklerine dönüştü
    4. Balkanlardan gelen neşeli rüzgâr
    5. Çanakkale’nin yolu Fatih’ten geçiyor
    6. “En sevdiğim sahabe” yarışması
    7. İstanbul’un kıymetini bilemedik!
    8. Vakkasoğlu’ndan Çanakkale Aslanları
    9. Kan ve mürekkebin karıştığı zafer!
    10. Varlığı Türk müziğine armağan!
  • Diğer

    1. Futbol: Haftanın Programı
    2. Bank Asya’da dev maç
    3. Şampiyonlar ligi kuraları çekildi
    4. ‘Adil yönetim sergilesin’
    5. Fener, çıkış arıyor
    6. ‘Beşiktaş’ı da yeneceğiz’
    7. Bir babanın feryadı
    8. 'Annemi öldürdüm' diyerek polise teslim oldu
    9. Görülmemiş cinayet
    10. V. Ulusal Risale-i Nur Kongresi Başlıyor
  • Çok Okunanlar

    1. İsrail'in cakasını fena bozdu
    2. Bu bağı açıkla Obama
    3. ‘Düşmanlara öğüttür, Çanakkale geçilmez’
    4. Çanakkale doğru anlatılmıyor
    5. KEY ödemelerinde tarih netleşti
    6. İsrail'in Türkiye üzerinden suikast planı
    7. Kurtulmuş: İktidara yürüyoruz
    8. Bu tasarıya dikkat!
    9. 'Fakir sofrasından, rantiyeye'
    10. '40 yıllık petrol ihtiyacımız Karadeniz’de'
  • Çok Yorumlanan

    1. İsrail'in cakasını fena bozdu
    2. Bu bağı açıkla Obama
    3. Yine ABD yine katliam
    4. 'Fakir sofrasından, rantiyeye'
    5. Adana’da Durak bilmecesi
    6. Bu tasarıya dikkat!
    7. İsrail'e karşı şimdi icraat zamanı
    8. '40 yıllık petrol ihtiyacımız Karadeniz’de'
    9. YÖK'teki katsayı toplantısı sona erdi
    10. Çanakkale doğru anlatılmıyor
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape

Video

  • 1099 kez izlendi 07.01.10
  • 10919 kez izlendi 02.02.09
  • kez izlendi 01.01.70

Multimedya Galerisi

Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | ticaretmerkezi.com.tr | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek