milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

Galatât sözlükleri

18 ŞUBAT 2009
ÇAR 03:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Dilimizle ilgili güzel haberler alıyoruz. Son güzel haber, Simurg yayınevinden geldi. Simurg yayınevi "Dünyada Türkolojinin adresi" sloganıyla kurulmuş, kısa zamanda bu sloganın içini fazlasıyla doldurmuştur. Yayınevi, Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı hocalarından Zuhal Kültüral'ın hazırladığı Galatât Sözlükleri adlı eseri okurla buluşturdu. Galat; "yanlış, yanılma, hata, sehv" anlamına geliyor. Namazda yaptığımız sehvi, sehiv secdesi ile düzeltebiliyoruz. Dilde, yazıda veya konuşmada yaptığımız sehvleri ise dilciler düzeltiyor.

Türkçede galatlar konusunda ilk eser Kemalpaşazade'nin Risale-i Sakatât-ı Avâm adlı Arapça kaleme aldığı risaledir. İkinci eser ise, Şeyhülislâm Ebussud Efendinin, Sakatât-ı Avam adlı küçük risalesidir. Bu eser Türkçedir. Bu tarihlerden sonra farklı isimler tarafından Galatât sözlükleri hazırlanmıştır. İlk eserler bize gösteriyor ki, Türkçe'de yapılan yanlışları düzeltmek, avamı Türkçe konusunda bilgilendirmek, halkı Türkçe'nin doğru kullanımı konusunda uyarmak için en yüksek rütbeli ilim adamlarımız, âlimlerimiz meseleyi ele almışlardır. Medrese hem Türkçe'nin hem de Arapça'nın usulüne uygun öğretildiği, dilde asla riayet edildiği, ilmin hakim olduğu mekandır. Ancak avam için bir tashihe ihtiyaç vardır.

Bu ihtiyaç bugün o günlerden belki daha fazladır. O gün avamın dili tashih edilirken bugün okumuş zümrenin de, üniversite mezunlarının da dilindeki tashih ihtiyacı katlanarak büyümektedir.

Türkçemizde artık birer deyim olan, galat-ı meşhur ve galat-ı fahiş tabirleri buradan gelmektedir. Galat-ı meşhur; yanlış olduğu halde bir kısmı herkesçe benimsenip kullanılan kelimelere denir. Galat-ı fahiş ise, hiçbir şekilde kullanımı uygun görülmeyen kelimelerdir.

Dil devrimi yaşamış bir dilin, galatlarından arınması için şairler, edipler, devlet adamları, kültür adamları ve kültür kurumları ile televizyon tarafından yeniden ve büyük bir tashih ameliyesine ihtiyaç duyması tabiidir. Zira yıkıcı badireler sadece dildeki kelimeleri yıkmamış, bir kültür değişikliğine de sebep olmuştur.

Her şeye rağmen dilin büyük ahengine sahip çıkan, kendini bu ahengin, bu dil geleneğinin içinde kendini mesut hisseden edebiyatçılar dilimizin sesini de, ritmini de aslından koparmadan yenilemişler, tarihî uyum sürecine katkıda bulunmuşlardır.

Zuhal Kültüral Hocanın hazırladığı eser, bu alandaki çalışmalarda ilktir ve önemli bir adımdır. Zira bu eserde galatlar konusunda yazılmış olan sözlükler tanıtılmış; Galatât sözlüklerindeki bütün maddeler kronolojik ve alfabetik olarak tam bir sözlük halinde Latin harflerine aktarılmıştır. Bütün Galatât sözlükleri yeniden bir düzen içinde önümüze konulmuştur.

Eser sadece bu teknik yönü ile mi ön plana çıkmaktadır? Bugün Batı'dan gelen kelime akını karşısında çaresizlik içinde kalanlara da bir rehber olmaktadır. Osmanlı aydını temel olarak Arapça ve Farsça'dan alınan kelimeleri Türkçe içinde ve doğru biçimde -aslına uygun olarak- almasını ve kullanmasını bilmiştir. Gelen kelimelerin dildeki yanlış kullanımı konusunda dönemin âlimleri gerekli uyarıları yapmışlar, hataların düzeltilmesi için topluma yol göstermişledir. Bugün Batı'dan gelen kelime akınını kimseler engelleyememekte ve hatta bir kısım insanımız bu akının tesiri altında anadillerinden uzaklaşmaktadırlar.

Dil yanlışlarının düzletilmesi konusunda gazete sütunlarında, dergi sayfalarında yazılar, makaleler kaleme alınmaktadır. Bu konuda üzerine büyük görevler düşen TDK de, halka çok azı ulaşan bir yayın faaliyetinin içindedir. Türkiye'de yaşanılan büyük ideolojik kamplaşmanın en büyük sıkıntısı dilde görülmüştür. Tabiatıyla bu konuda zikredilen her isim maalesef ya bu ideolojik zeminin bir yansıması olmakta ya da hakikaten böyle olmasa bile meseleye başka türlü bir izah getirilememektedir. Sadece dilde değil, hayatın her alanında ve bilhassa kültür meselelerinde aslı muhafaza edenlere, asla sadakat gösterenlere, aslına uygun yararlı eserler, çalışmalar ortaya koyanlara, büyük tarihî mirastan uzaklaşmayanlara ve kendini bu kültür coğrafyasının ve haritasının içinde görenlere itibar ediyorum.

Sözlükten neler öğrenebiliyoruz? Bu konuya sınırlarımız içinde birkaç misalle değinelim. Sözlük bize, pek çok kelimenin etimolojisini, ilk kullanım şeklini vermektedir. Acente kelimesi, İtalyanca ajanta'dan dilimize geçmiştir ve "vekillik" anlamına gelmektedir. Bugün ajans ve acente kelimelerinin temel manasında da "vekillik" vardır. Bizim adımıza işlerimizi takip eden, yürüten bizi temsil eden, vekilimiz olan kurum. Anadolu; Rum lisanında "şark" manasınadır. Bugün sahibi olmakla ve vatan kılmakla övündüğümüz toprakların adı bile ilginçtir ki, Türkçe değildir. Rumcadan geçen bir başka kelimemiz daha vardır; efendi. Sözlük, anlamını; "Tilka-i nefsinden emredici âmir" olarak veriyor. Türkçemizde bugün Resulullah için en sık ve yaygın kullandığımız kelime, Efendimizdir. Elbette son derece büyük bir tazimin, hürmetin ifadesi olarak söylüyoruz. Fakat kelimenin aslı yine Rumca...

Sözlükte verilen en dikkat çekici kelimelerden biri de doktor'dur. Bugün doktoru tabip manasında kullanıyoruz. Acaba ne kadar doğru? Doktor, Latincede, "âlim ve fazıl" manasındadır. Aslında bizim dilimizde doktorun karşılığı tabip değil, hekimdir. Hekim, hikmet sahibi, âlim ve fazıl demektir. Lokman, bundan dolayı Hekim'dir. Bugün doktor'un âlim ve fazıl manası, akademi dünyasında yaşamaktadır. Yüksek lisansından sonra doktoraya başlayan ve bu çalışmasını tamamlayıp -ilmin herhangi bir dalındaki bütün çalışmalar buna dâhildir, tıptan hukuka, edebiyattan iktisada kadar- bir jüri huzurunda eserini savunanın yeni unvanı artık doktor'dur. Doktor, ihtisas sahibi, âlim ve fazıl kimse demektir.

Kültüral Hocanın bu kıymetli çalışması ilgililerine dil alanındaki çalışmalarda rehberlik edecek, yeni ufuklar açacaktır. Kitaba Simurg yayınevinin 0212 292 27 12 telefonundan ulaşılabilir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.02.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: namaz, türkçe, tdk, gazete,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • tebrik

    Güzel ve faydalı bir yazı olmuş. Osman Toprak hocamızın eline sağlık.

    mehmetmehmet | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 18 Şubat 2009 11:22

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Osman Toprak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda ve vade
    2. Ayraç iyi yolda
    3. Bir şair birdenbire...
    4. Ezber bozmak
    5. Tarih, dil ve kültür
    6. Meseleyi âkil adamlar mı çözecek?
    7. İfade özgürlüğü
    8. Referandumu kim kaybetti?
    9. Bayram, kullardan olmaktır...
    10. Olanda hayır vardır!
    1. Öğrencileri niçin affedelim?
    2. 2. Abdülhamit’in Namık Kemal düşmanlığı
    3. Tarihe yeni bir hamle: Erhan Afyoncu
    4. Selçuklular, Ermeniler, Haçlılar
    5. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    6. www.dunyabizim.com
    7. Kör siyaset, dünya görüşü ve lise edebiyat kitapları
    8. Türk bayrağı ve İslâm
    9. İlkel ve barbar diller; çağdaş ve modern diller
    10. Bir Yahudi’nin gözüyle Türkiye
    1. Yeni dönem ve seçimler
    2. Millî mutabakat
    3. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    4. Galatât sözlükleri
    5. Sahte dinciler
    6. İran Türkiye oldu!
    7. Karanlığı kim yaracak?
    8. Hani dış güçler yoktu!
    9. www.dunyabizim.com
    10. Türk düşüncesinde irtica!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek