milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...

23 MAYIS 2011
PZT 01:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hikâye daha önceki anlatımlarından farklı olarak Fuzûlî'nin üslubuyla bambaşka bir çekiciliğe kavuşturuluKlasik Türk edebiyatının en güzel mesnevîlerinden biri, Fuzûlî tarafından 1556 yılında kaleme alınmış olan aşk muhtevalı Leylâ vü Mecnûn'dur. r. Hiç şüphesiz bunda Fuzûlî'nin şiirdeki ustalığı büyük rol oynar. Yayınlandığı tarihten itibaren Arab ve Fars edebiyatlarındaki örneklerinden daha fazla beğeni bulmuş ve bundan dolayı çok büyük ilgi uyandırarak günümüze kadar ulaşmıştır.

Rivayete göre Fuzûlî'nin bu eseri Türk edebiyatında külliyatı içinde veya müstakil olarak Arab harfleriyle en çok basılan mesnevîdir. Başka dillere de pek çok çevirisi yapılmıştır. Eser tam metin halinde Latin harfleriyle 1955 yılında Necmettin Halil tarafından gerçekleştirilmiştir.1

Fuzûlî'nin bu eseri yalnızca Divan edebiyatında değil,  modern Türk şiirine de ciddi biçimde katkı yapmış, Sezai Karakoç gibi usta bir şair tarafından da yeniden yorumlanmıştır. Üstad Karakoç dışında başka yorumlayanlar da olmuştur.

Fuzûlî, Leylâ vü Mecnûn adlı eserine üç rubaî ile giriş yapar ve sırasıyla Arabça ve Farsça karışık bir münacat, tevhid, ikinci bir münacat, kendine hitab, naat, miraciye, Peygamberi öven bir kaside gibi manzumelerden sonra şu beyitle hikâyesini anlatmaya başlar:

"Dihkân-ı hadika-i hikâyet

Sarrâf-ı cevâhir-i rivâyet"

Fuzûlî'nin eserinde  hikâyenin kurgusu  şöyledir:

Asıl ismi Kays olan Mecnûn Bağdat-Basra çevresinde yaşayan Arablar içinde zengin ve hatırı sayılı bir ailenin oğludur. Çocukken devam ettiği mektepte Leylâ isminde güzel bir kızla tanışır. Bu iki çocuk arasındaki yakınlık kısa sürede büyük bir aşka, sevdaya dönüşür. Çocuklar bu aşklarını gizleyemeyip dillere düşerler. Leylâ hakkında çıkan dedikodulardan dolayı çok üzülen annesi onu mektepten alır. Bu hadise Leylâ için büyük bir yıkım olur. Aynı şey Kays içinde geçerlidir. Artık Leylâ'nın gelmediğini gören Kays'da, mektepten ayrılır. Leylâ'ya karşı duyduğu aşk giderek artan Kays, dayanılması zor olan bu duygu anaforu karşısında yolunu çöllere düşürür. Bu aşkdan dolayı ne yapacağını bilemeyip, bu aşk ateşi yüzünden deli divane olur. Bu aşk çılgınlığı sebebiyle halk ona Mecnûn adını verir.

Mecnun'u aşk yolundan çevirmek için yapılan bütün nasihatler, telkinler bir sonuç vermez. Mecnûn'un düştüğü bu durumdan dolayı Leylâ'ya kavuşması, bu birbirini seven iki genci birbirine kavuşturmak için yapılan bütün girişimler Leylâ'nın ailesi tarafından reddedilerek sonuçsuz kalır.

Leylâ'ya kavuşamama acısı Mecnûn'u her geçen gün daha olumsuzluğa sürükler. Bunun üzerine büyüklerin tavsiyesine uyarak şifa bulması amacıyla Mecnun Kâbe'ye götürülür. Kâbe'yi gören Mecnûn, Kâbe ile kendisi arasında bir özdeşlik, benzerlik kurarak orada aşkının artması için Allah'a yalvarıp, yakarır.

Duaları kabul olunmuş olmalı ki, aşkı giderek artar ve insanlardan uzaklaşarak çöllerde kurtlarla kuşlarla arkadaş olur.

Mecnûn'un aşk serencamı böyle bir süreç izlerken geride kalan, Mecnûn'a verilmeyen Leylâ'nın durumu da Mecnûn'dan farklı değildir. Onun yüreği de Mecnûn'un aşk ateşiyle dağlanmaktadır. Fakat ailesi onu İbn Selâm isimli biriyle evlendirmeye karar verir.

İşte bu süreçte Nevfel isimli bir kahramanın meclisinde Mecnûn'un şiirleri okunur. Şiirleri çok beğenen Nevfel gençlerin birleşmesi için Leylâ'nın ailesine başvursa da bu başvuru reddedilir. Bunun üzerine Nevfel, Leylâ'nın kabilesine karşı savaş açar. Her savaşta düşmanlarını yenen Nevfel, giriştiği bu savaşta bütün uğraşlarına rağmen Leylâ'nın kabilesini yenemez. Çok geçmeden bunun nedeni anlaşılır. Çünkü Mecnûn, Leylâ'nın kabilesinin yenilmemesi için dua etmektedir. İş anlaşılınca Nevfel kendi hesabına savaşır ve Leylâ'nın kabilesini yener. Fakat Nevfel de Leylâ'nın ailesinin ricasını kıramayarak kızı Mecnûn'a vermekten vazgeçer ve kendi yurduna döner.

Leylâ'nın ve Mecnûn'un birbirine kavuşmaları tekrar hayâl olur. Bunu üzerine Leylâ'nın ailesi onu İbn Selâm isimli bir gençle evlendirir. Fakat Leylâ kendisinin peri tarafından tehdit edildiğini söyleyerek İbn Selâm'la birlikte olmaz, onu oyalar. Kendisi ile olmayan ve sevgisine karşılık bulamayan İbn Selam, bu mahrumiyete daha fazla dayanamayıp vefat eder.

Kocasının ölümü üzerine özgür kalan Leylâ soluğu çöllerde alarak biricik aşkı Mecnûn'u aramaya başlar. Arama uzun sürer. Öyle ki, çöllerde Leylâ ile Mecnûn birbirini tanıyamaz hâle gelir. Nihayetinde Leylâ Mecnûn'u bulur. Mecnûn Leylâ'sını tanıdığı zaman aşkının maddileşmesinden çekinir. Çünkü o artık Leylâ'sını kendi içinde bulmuştur.

Biricik aşkı Mecnûn'un ilâhî aşkta kemâle ulaştığını anlayan Leylâ aradığı karşılığı bulamaz. Fakat bu gösterişsiz ve riyâsız aşkın heyecanıyla ruhu kemâle erer. Bunu anlayışla karşılayan Leylâ, biricik aşkı Mecnûn'un yanından ayrılarak evine döner. Çok geçmeden de ayrılık acısıyla ruhunu teslim eder.

Leylâ'sının Hakk'a vasıl olduğunu haber alan Mecnûn'da aşkının mezarına koşar ve o da, orada sevdiğinin mezarı başında ruhunu teslim eder. Leylâ'nın yanına bir mezar açarak bu iki sevgiliyi yan yana gömerler.

Yıllar sonra Mecnûn'un arkadaşı Zeyd bu iki sevgiliyi rüyasında görür. Gördüğü rüyada her iki âşık da Cennet bahçelerinde birliktedir. Bu rüyayı halka anlatır. Akabinde bu iki sevdalının mezarı halk tarafından ziyaret edilmeye başlanır.

Fuzûlî mesnevîsinde Nizamî'yi esas almış, Hâtifî ve Hamdullah Hamdi ile Celîli'den faydalanmış ve esinlenmiştir.2

Hikâye de en dikkati çeken olgulardan birisi ise akıllanması ve şifa bulması için Kâbe'ye götürülen Mecnûn'un, aşk hastalığından kurtulmak için dua etmek yerine, aşk çılgınlığının artması için dua etmesi ilâhî aşkın ne olduğunu gösteren çok anlamlı bir davranış tarzıdır.

Diğer taraftan bir başka önemli husus da şudur:

"Leylâ ve Mecnun aşkını yazmak üzere yola çıkan şairler, daima bu işin güçlüğünden söz etmişlerdir. Bu konudaki düşünce ve sıkıntılarını da genellikle eserlerinin baş kısmında ve "Sebeb-i Telif-i Kitâb" başlığı altında anlatmışlardır. Anadolu'dan gelip kendisine Leylâ ve Mecnûn'un aşkını hikâye etmesini söyleyenlerin teklifini Fuzûlî, "bir imtihan", "can belâsı olan" bir imtihan olarak görmüştür. Talihine, hünerine, kalemine, tevekküle sarılarak işe girişmiştir..."3

Yine bu noktada Fuzûlî'ye bu eserin yazılmasını teklif edenlerin Taşlıcalı Yahya ile Hayalî Bey olduğu rivayet olunmaktadır...

Leylâ ve Mecnûn adlı farklı şairlerin yazdığı eserlerde " işçilikte Fuzûlî, hayâlde Nizamî, derinlikte de Câmi" öne çıkmıştır...

1 Bkz. İskender Pala, "Leylâ vü Mecnûn", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. XXVII, Ankara 2003, s. 163.

2 Bkz. Nermin İşeri (Pekin) - Mustafa Kutlu,  "Leylâ vü Mecnûn",  Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, c. VI, Dergah Yayınları, İstanbul 1986, s. 91-92.

3 Ramazan Kaplan, "Çağdaş Bir Leylâ ve Mecnûn Hikâyesi: Sezai Karakoç'un Leylâ ile Mecnûn'u, Hece Dergisi, (Sezai Karakoç Özel Sayısı), S. 73, Ankara 2003, s. 253.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 23.05.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: akif edib, gündem, hayat, mehmet akif, akif, ömer rıza, ,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Akif Edip

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    2. İstanbul Camileri -1-
    3. Çocukluk ya da "alan da pişman almayan da pişman..."
    4. Çocuklara bir ders, bir hikâye ve birkaç öğüt...
    5. Çocuklara öğüt verici üç hikâye...
    6. İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...
    7. Âkif'in tercüme ettirip dağıttırdığı eser: İslâm'a Çekilen Kılıç...
    8. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    9. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    10. Sultan Aziz'in katillerinin defterini düren zabit: Çerkes Hasan...
    1. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    2. Çocuklarımıza Sevgili Peygamberimizi Nasıl Anlatmalıyız?
    3. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...
    4. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'den aşk dersleri...
    5. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Salih Efendi'nin biyografisi...
    6. Sultan Hamid'in büyük kabahati; farmasonlar, irtica...
    7. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    8. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    9. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    10. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    1. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    2. Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı -1-
    3. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    4. İmam Hâdimî'nin cigara fetvası ve cennet güllerini devşirmek...
    5. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    6. Feylesof Rıza Tevfik Bey'in hastanede altı hatim indirmesi...
    7. Şimdi öksüz ve yetim kalmanın iri, ağır hüznünü yaşıyoruz...
    8. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    9. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    10. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Dalga askeri aşamadı
    2. Siyonist katiller tutuklanabilir
    3. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    4. Kadın garson zorunluluğu
    5. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
    6. Ya Allah!
    7. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    8. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    9. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    10. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
  • Diğer

    1. 'Organizasyon çok iyi geçti'
    2. Kafalar karışık
    3. Taraftardan TFF'ye istifa et çağrısı
    4. Milli atletlerimizden büyük başarı
    5. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    6. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    7. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    8. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    9. Yunan gazeteciler greve çıktı
    10. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek